İnsani yardımların teröre ulaşmasına MSD’den tepki: Tehlikeli bir adım

BM Genel Kurulu’nda Suriye’ye insani yardımların çetelerin kontrolünde bulunan Bab El Hewa Sınır Kapısı üzerinden yapılması kararını , MSD, "Tehlikeli adımlar atılıyor" şeklinde yorumladı.

Geçtiğimiz günlerde BM Genel Kurulu’nda yapılan oylama sonucu Suriye’ye sınır ötesi insani yardımların çetelerin kontrolünde bulunan Bab El Hewa Sınır Kapısı üzerinden yapılmasına yönelik alınan karara tepkiler gelmeye devam ediyor .

Bab El Hewa Sınır Kapısı, uluslararası terör listesinde yer alan Cebhet El Nusra’nın uzantısı olan Heyet Tahrir Şam çetelerinin kontrolünde bulunuyor. İnsani yardımların, Türkiye’nin desteklediği bu çete gruplarına ulaşması bölgede çete faaliyetlerinin yeniden baş göstermesi konusunda endişe yaratıyor. 

2013 yılının sonunda Bab El Hewa Sınır Kapısı’nda dikkat çekici bir değişiklik yaşandı. Suriye-Türkiye arasında hareket eden çete grupları, Türkiye’nin kararı üzerine kapının kontrolünü sağlayan ve ABD’nin desteklediği grupların elinden bu kapı alındı.

Cebhet El Nusra (şimdiki Heyet Tahrir Şam), tarafından ‘İslamiye Cephesi’ olarak organize edilen saldırıların ardından "Özgür Ordu’nun" Bab El Hewa’da bulunan cephanelikleri ele geçirildi. İçerisinde ABD’nin gönderdiği mühimmatın da bulunduğu depoların ele geçirilmesiyle "Özgür Ordu" yok edildi.

Bab El Hewa Sınır Kapısı’nın kontrolünün sağlanmasıyla çete grupları güçlenmeye başladı. ABD İstihbaratı’nın ‘TOW’ adlı topları çetelerin eline geçti.

Başını Cebhet El Nusra’nın çektiği bu çete grupları Suriye Hükümeti ile yaptığı uzun savaşların ardından birçok yeri ele geçirdi. Bab El Hewa ile İdlib’de bulunan Sermede’ye kadar olan birçok yer Cebhet El Nusra’nın elinde bulunuyordu. Türkiye’nin kullandığı bu çete gruplarının kontrolüne geçen yerler silah sevkiyatının yapıldığı yerler haline geldi.

Aynı şekilde, Suriye halklarına gönderilen insani yardımlar da 2014 yılından sonra Cebhet El Nusra’nın eline geçmeye başladı. Cebhet El Nusra bu yardımları satarak silah satın alıyor, artan parayı ise çetelere dağıtıyor.

Yaşanan bu gelişmeler karşısında uluslararası kamuoyu ise sessiz kalmayı tercih ediyordu, zira bu birilerinin işe geliyordu. Yardımların çetelere ulaşmaması için tedbirlerin alınmasından bahsedilse de pratikte hiçbir adım atılmadı.

2018’in Eylül ayında çete grupları büyük bir insani yardıma el koydu. Olayın kamuoyunda duyulmasından sonra ABD ve İngiltere'yi bir süreliğine, Suriye’ye yapılan insani yardımları durdurmaya itti. Aynı yılın Aralık ayında birçok insani kuruluş Kuzey ve Doğu Suriye’ye yaptığı insani yardımları durdurdu. Yeterli tedbirlerin alındığı gerekçesiyle insani yardımlar bir süre sonra yeniden yapılmaya başlandı. Gözlemciler, BM’nin Heyet Tahrir Şam kontrolünde bulunan Bab El Hewa’dan yardımları yapmasını bu çete grubuna meşruiyet kazandırdığı görüşünde. 

 ‘ULUSLARARASI ÖRGÜTLER ÇIKARLARINA GÖRE HAREKET EDİYOR’

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Yürütme Meclisi Eş Başkan Yardımcısı Hikmet Hebîb, uluslararası yardım kuruluşlarının büyük devletlerin çıkarlarına göre hareket ettiği tespitini yapıyor. 

‘ULUSLARARASI KAMUOYU SURİYE KRİZİNİ DERİNLEŞTİRİYOR’

Uluslararası kamuoyunun Suriye krizini çözme konusunda ciddi olmadığını ifade eden Hebîb, krizi çözmek bir yana daha da derinleştirdiklerine dikkat çekiyor. Hebib, "Türkiye’nin ve desteklediği çete gruplarının elinde bulunan bir kapıdan yardımların gönderilmesi Suriye krizinin çözümüne hizmet etmez” dedi.

‘TEHLİKELİ ADIMLAR ATILIYOR’

Bab El Hewa üzerinden insani yardımların çetelere gönderilmesini "tehlikeli adım" olarak değerlendiren Hebîb, “Suriye halklarına ulaşması gereken insani yardımların çetelere ulaşması tehlikelidir. BM’nin aldığı bu karar, Suriye halklarına değil, kararı alan devletlerin çıkarlarına hizmet ediyor” ifadelerini kullandı.

‘SİYASİ ÇIKARLAR İNSANİ ÇIKARLARIN ÜZERİNDE TUTULUYOR’

Bab El Hewa’dan yapılan yardımların sadece Türkiye ve onun desteklediği çete gruplarına ulaştığı uyarısında bulunan Hebîb, “Bu Suriye halklarına hizmet eden bir adım değildir. BM’nin yapması gereken bölgede bulunan diğer kapılar üzerinden de yardımları yapmasıydı. Til Koçer üzerinden yapılan yardımların durdurulması burada çıkarlarına hizmet görmemeleridir. Rusya ve Çin’in siyasi hesapları insani çıkarların üzerinde tutuldu” diye belirtti.

 ‘YARDIM ELİNİ TÜM SURİYE HALKLARINA UZATACAĞIZ’

Uluslararası yardım kuruluşlarına seslenen Hebîb, sorumluluk alma çağrısında bulundu. Bab El Hewa’nın çeteler tarafından kontrol edildiğini herkesin bildiğini söyleyen Hebîb, “Til Koçer Sınır Kapısı’nın da açılması gerekiyor. Buradan yapılacak yardımlar tüm Suriye halklarına hizmet edecektir. Kuzey ve Doğu Suriye’ye ulaşan yardımlar tüm Suriye halklarına ulaşmaktadır. Biz yardım elini tüm Suriye halklarına uzatıyoruz. Sırtımızı dış güçlere yaslamıyoruz. Biz Suriye için hizmet ediyoruz” dedi.

(rr)

ANHA


Diğer Haberler