İnsanlığın başarısız sınavı: 74’üncü Ferman

2014 yılında DAİŞ çetelerinin Şengal’deki Êzidîlere yönelik başlattığı soykırım saldırıları, insanlığın başarısız sınavı olarak tarihe geçti.

2014 yılında DAİŞ’in Şengal’deki Êzidîlere yönelik başlattığı katliam, 1995 yılında Bosna’da gerçekleştirilen Srebrenitsa katliamından sonra yüzyılın en büyük katliamı olarak tarihe geçti. Srebrenitsa katliamında 3 günde 8 binden fazla Bosnalı Müslüman katledilmişti.

Êzidî toplumu tarihten bu yana ‘ferman’ adını verdikleri katliamlara maruz kalıyor. Son olarak Türk devletinin eliyle fermana maruz kalan Êzidîler, hep direniş yolunu seçti.

OSMANLI’DAN BAŞLAYAN ÊZİDÎLERİ İMHA FERMANLARI

Osmanlılar, tarihte Êzidî toplumuna yönelik birçok katliama imza attı. 1570’te Kanuni Sultan Süleyman Fermanı, 1607 Ali Paşa Fermanı, 1630’da Amed’de Ahmet Paşa Fermanı, 1630’da Van Valisi Şemsi Paşa Fermanı, 1655 Amed Valisi Mustafa Paşa Firari Fermanı, 1674 Kabilan Paşa Fermanı, 1701 Hasan Paşa Fermanı, 1723 Musul Valisi Hasan Paşa Celili Fermanı, 1766 Musul Valisi Mehmet Emin Paşa Celili Fermanı, 1786 Musul Valisi Abdulbaki Paşa Fermanı, 1792 Musul Valisi Mehmet Paşa Celili Fermanı, 1793 Musul Valisi Mehmet Paşa Celili Fermanı, 1791 Bağdat Valisi Süleyman Paşa El Kebir Fermanı, 1803 Vali Ali Paşa Fermanı, 1805 Behdinan miri Kebad Beg ve Musul Valisi Mehmet Paşa Celili Fermanı, 1807 Vali Numan Paşa Celili Fermanı, 1808 Musul Valisi Numan Paşa Celili Bin Süleyman Paşa Celili Fermanı, 1917 Sincar Kaymakamı Hac İbrahim Beg Fermanı Osmanlılar döneminde Êzidîlere yönelik verilen katliam fermanlarından sadece birkaçı.

Bunların ardından 2007’de Xelef katliamı yaşandı. Êzidî toplumu uzun yıllar boyunca maruz kaldığı katliam fermanlarının sonuncusunu ise 2014’te Şengal’de oldu.

3 Ağustos 2014’te Şengal’i kuşatan DAİŞ çeteleri kapsamlı bir saldırı başlattı. Girzerk, Koço, Sêba Şêx Xidir, Rambosî, Til Benad ve Til Qesab köylerinde başlayan katliam, Şengal merkezine doğru ilerledi.

Yaklaşık 400 bin Êzidî Kürdün yaşadığı ve Şebek, Türkmen ve Arap halklarının da bulunduğu Şengal, aynı zamanda Irak Hükümeti ile Başurê Kürdistan hükümeti arasında anlaşmazlıkların yaşandığı bir bölge.

‘KDP PEŞMERGELERİ KAÇTI’

Şengal Özerk Meclisi Yürütme Kurulu Eş Başkanı Fîras Herbo’nun anlatımına göre Şengal’de 74’üncü Ferman öncesi 18 bin KDP peşmergesi bulunuyordu. 74’üncü fermanın yaşandığı sabahın şafağında bu peşmergeler Êzidî halkını çetelerle yüz yüze bırakarak kaçtı. Êzidî halkı katliamcı DAİŞ çetelerine karşı tek başına direnmeye başladı.

Bölgeyi yakından takip eden bazı gözlemciler, KDP peşmergelerinin halkı bırakıp gitmesini KDP ile Türk istihbaratı MİT arasında gerçekleşen toplantılarda alınan bir karar olarak yorumluyor. Bölgede bulunan gençler tek başlarına DAİŞ çetelerinin karşısında durmak istiyorlardı ancak silah ve cephane eksikliği buna el vermiyordu. Neticede birçok genç cephanesi olmadığı için şehit düştü.

Uluslararası kamuoyunun iki yüzlü tavrı ve Başurê Kürdistan hükümetinin sorumluluğunu yerine getirmemesi üzerine YPG, YPJ savaşçıları ve HPG, YJA Star gerillaları harekete geçti. DAİŞ’e karşı Şengal halkını savunan özgürlük savaşçıları insani bir koridor açarak 10 binden fazla Êzidî’nin Rojava’ya geçmesini sağladı. Şengalli birçok genç bu olayın ardından özgürlük savaşçılarının yanında savaşmaya başladı.

KATLİAMIN BİLANÇOSU

Şengal Özerk Meclisi’nin verilerine göre DAİŞ çetelerinin saldırılarında 2 bin 213 Êzidî katledildi. 390 binden fazla Êzidî Başur ve Rojava Kürdistan’ına dağılmak zorunda kaldı. 68 dini mekân yağmalandı. 6 bin 417 çocuk ve kadın çeteler tarafından kaçırıldı. Bununla birlikte Êzidî kadınları köle olarak kullanan çeteler, çocukları da propaganda için kullandı.

16 Aralık 2016’da açıklanan BM raporuna göre DAİŞ, 400 bin Êzidî’yi katletmeye çalıştı. Êzidîlere yönelik katliam girişimi halen sürüyor. BM’nin aynı raporunda, uluslararası kamuoyuna DAİŞ’in elindeki kadınların kurtarılması çağrısında bulunulmuştu.

ÊZİDÎLER ÖRGÜTLENDİ

Bölgede yaşayan halklar silahlı savaşa bizzat katıldı. Örgütleme çalışmalarına başlayan Êzidîler 4 Ağustos 2014’te Şengal Direniş Birlikleri’ni (YBŞ) kurdu. YBŞ, DAİŞ’e karşı HPG, YJA Star, YPJ ve YPG’nin yanında savaştı. 14 ay süren direnişin ardından Şengal özgürleştirildi. Êzidî toplumuna yönelik verilen 74’üncü fermanın ardından Êzidî Kürtler örgütlenmeye ve kendi kendini yönetmeye başladı.

Fîras Herbo, “Êzidîler, barbarca yapılan bu saldırıların karşısında örgütlenerek durdu. Bu örgütlülük sayesinde daha fazla Êzidî Kürt’ün katledilmesinin önüne geçildi” dedi.

ASKERİ GÜÇLER: ŞENGAL DİRENİŞ BİRLİKLERİ (YBŞ)

4 Ağustos 2014’te kurulan YBŞ, amacı Şengal’i ve Êzidîleri DAİŞ’e karşı korumak amacıyla mücadele yürütüyor. Bugün YBŞ, Irak ulusal ordusunun bir askeri gücü gibi örgütleniyor. YBŞ yönetmeliğine göre; YBŞ’nin görevi “Êzidî toplumunu ve topraklarını, değer yargılarını içeriden ve dışarıdan gelecek her türlü saldırıya karşı korumak” olarak geçiyor.

Yine yönetmeliğinde YBŞ’nin kadın mücadelesi ve demokratik toplum için mücadele ettiği vurgulanıyor. Ahlaki-politik toplum ve Kürdistan ulusal birliği esas alınıyor. Askeri bir güç olarak savunma görevini yerine getiriyor. Her türlü inanca, dile ve millete saygı duyar. Halklar arasında ortak yaşama destek verir olarak ifade ediliyor.

DAİŞ’E KARŞI HER TÜRLÜ ÖNLEM ALINDI

Aradan geçen 6 yılda YBŞ, Irak ordusunun da koordinesiyle önemli askeri eylemler gerçekleştirdi. Irak sınırları DAİŞ’e karşı güvenli hale getirildi. DAİŞ’in yeniden geri dönmemesi için her türlü tedbir alındı. Bu konuda Irak ordusu ile koordine sürdürülüyor.

Topraklarından göç etmek zorunda kalan 170 bin göçmene destek olan YBŞ, göçmenlerin yerlerine geri dönmesi için mücadele etti. Bu göçmenler arasında Şengal’den göç eden 3 bin 430 Êzidî de bulunuyor. YPG ve YPJ’nin Rojava’da DAİŞ’e karşı yaptığı operasyonlara da katılan YBŞ, birçok Êzidî ailenin özgürleşmesine ve evine geri dönmesine vesile oldu.

ÖZERK YÖNETİM

Êzidî halkının kendini yönetme çabalarının sonucunda, Şengal’in kurtuluşundan bir yıl sonra, 14 Kasım 2015’te Şengal Êzidîleri Kurucu Meclisi kuruldu. Daha sonra bu meclis Şengal Özerk Meclisi’ne dönüştürüldü.

Konuyla ilgili Şengal Özerk Yönetim Meclisi Eş Başkanı Rîham Hico, “Son fermanda anladık ki biz kendimizi savunmazsak, hizmet etmezsek kimse bizim için bunu yapmaz. Şengal’e yapılan son saldırıda herkesin bizi bırakıp kaçtığını gördük. Êzidî halkına yönelik yapılan katliama cevap olarak Şengal Özerk Yönetim Meclisi’ni kurduk. Bu meclis ileride Êzidî toplumuna yönelik gerçekleşebilecek saldırıların da önünü alabilecek güçtedir” şeklinde konuştu.

Şengal Özerk Yönetim Meclisi, bölgedeki yerel meclis ve komünlerden oluşuyor. Bunlar hizmet, toplumsal, siyasal ve askeri meclislerden oluşuyor. Bütün bu kurumlar Şengal Özerk Yönetimi’nin bir parçasıdır. Şengal halkının iradesini temsil eden bu kurumlar Şengal halkının çıkarlarına göre hareket ediyor.

Bugün Şengal Özerk Yönetim Meclisi, yönetmeliklerine uygun olarak Êzidî toplumunun Şengal’de, öz savunma temelinde özgür ve onurlu bir yaşam sürmesi için mücadele ediyor ve demokratik bir modeli esas alıyor.

Şengal’in ilk defa kendini yönettiğini söyleyen Rîham Hico, “Bugün Êzidîler hiç kimseye muhtaç olmadan kendi kendini yönetiyor. Kendisine yönelik her türlü saldırının karşısına dikiliyor” diye belirtti.

ŞENGAL’E DÖNÜŞLER

Şengal Özerk Yönetim Meclisi, 6 yıl içerisinde 173 bin göçmenin evine geri dönmesini sağladı. Êzidî halkının Şengal’de ihtiyaç duyduğu huzur ve güven ortamının sağlanmasında Irak ordusu da destek oldu.

Geçtiğimiz yılın Haziran ayında Rojava’da bulunan kamplardaki Êzidîlerin bölgeye dönmesiyle birlikte hayat yeniden güvenli olmaya başladı. Böylece Başur Kürdistan kamplarında bulunan Êzidîler de geri döndü.

TÜRK DEVLETİNİN SALDIRILARI

Şengal bir süredir Türk devletinin saldırılarına maruz kalıyor. İlk olarak Nisan 2017’de yapılan saldırının ardından 15 Ağustos 2018’de Êzidî Toplumu Koordinasyon Üyesi Mam Zekî Şengalî şehit edildi. Son olarak geçtiğimiz 15 Haziran’da yapılan saldırıda 6 YBŞ savaşçısı şehit edildi.

Diğer yandan KDP de sürekli Şengal’i yeniden kontrol etmeye çalıştı. 3 Mart 2017’de bir kısım Roj peşmergesi, KDP peşmergeleri ile birlikte Êzidxan ve Xanesor’daki YBŞ noktalarına saldırdı.

Bölgeye yönelik süren saldırılara ilişkin Rîham Hico, “Şengal Özerk Yönetimi, düşman tarafından birçok defa zorluklara maruz bırakıldı. Şengal yönetimini bertaraf etmek için her türlü yola başvurdular. Bunların başını Türk devleti ve KDP çekiyor. Şengal yönetimini yok etmek için yaptıkları hiçbir plan tutmayacaktır. Özel savaş argümanlarıyla Şengal halkının elde ettiği kazanımları yok edemeyecekler” ifadelerini kullandı.

(rr/cj)

ANHA


Diğer Haberler