‘İnsanlık dışı tecride son verin!’

Halep Aydınlar Birliği Eş Başkanı Leyla Xalid, Türk devleti tarafından Önder Öcalan’a uygulanan ağır tecridin son bulması için tüm ilgili kurum ve örgütleri harekete geçmeye çağırdı.

Türk devleti, Önder Abdullah Öcalan’ı ailesi ve avukatlarıyla da görüştürmemek suretiyle tüm dünya ile bağını kesmiş ve İmralı ağır tecrit koşullarını her geçen gün dahada derinleştirmekte ve ağırlaştırmaktadır.

Dünya geneline yayılan ve binlerce insanın yaşamını yitirmesine neden Koronavirüs salgını koşullarında ağırlaştırılan tecrit koşullarından dolayı kendisinden haber alınaman Önder Abdullah Öcalan'ın sağlığına ilişkin kamuoyunda ciddi bir infial oluşmuş durumda. Bu duruma kaşrı Önder Öcalan’la görüşmek ve kendisini sağlık ve güvenlik koşullarından haber almak isteyen avukat ve aile görüşme başvuruları ise her seferinde Türk devleti tarafından reddedilmektedir. 

‘EZİLEN HALKLAR ÖNDER ÖCALAN’IN FİKİRLERİNİ ESAS ALIYOR’

Önder Abdullah Öcalan'a ugulanan ağır tecrit uygulamalarına halkın tepkisi ise her geçen gün artmakta ve uygulanan tecridin, TC ve küresel hegemonik güçlerin Önder Öcalan'ın demokratik toplum fikirlerine ve geliştirmek istediği sisteme karşı "bir savaş" olduğu herkesçe kabul edilmekte ve tepkiler her geçen gün büyüyerek devam etmektedir. 

Halep Aydınlar Birliği Eş Başkanı Leyla Xalid, ağır tecrit uygulamalarıyla Önder Öcalan’ın fikirlerini kendisine yol edinen ve bu temelde özgür bir gelecek ve dünya hedefleyen halkların iradesinin kırılmasının hedeflendiğine dikkat çekiyor.

Leyla Xalid, "Faşist Türk devleti tecritle Önder Öcalan’ın Demokratik Ulus projesini durdurmak ve bertaraf etmek istiyor" tespiti yaparak, durumu, "Çünkü bu proje hegemon devletler için tehlikeli ve çıkarlarına uymuyor. Ezilen halklar Önder Öcalan’ın fikirlerini temel alıyor” şeklinde değerlendirdi. 

Leyla, Türk devletinin, Önder Öcalan’ın geliştirdiği ve egemen küresel güçler ile bölgesel ulus devletçi güçlere alternatif olan"üçüncü yol" siyasetine dikkat çekerek, bunun halklar arası eşitliği ve kardeşliği esas aldığını, en belirgin uygulama alanının ise Rojava-Kuzey ve Doğu Suriye olduğunu dolayısıyla bu halklarını egemenler tarafından hedef aldığına dikkat çekti. Leyla, Türk devleti ve güdümündeki çetelerin saldırılarına da dikkat çekerek, "Türk devleti saldırılarıyla halkların hakkını savunan projeleri tasfiye etmek istiyor" dedi. 

‘ONURLU YAŞAMIN ARAYIŞÇISI KADINDAN KORKUYORLAR’

Türk devletinin örgütlü ve özgür kadınlara dönük korkularına ilişkin ise Leyla şunları dile getirdi: “Türk devletinin onurlu bir yaşam arayışındaki kadına dönük korkusu arttı. Çünkü siyasi, askeri, sosyal ve toplumsal alanlarda yoksun bırakılan kadınlar, haklarını geri kazanabileceğini ispatladı. Bu yüzden Türk devleti Rojava bölgeleri ve işgal ettikleri bölgelerde kadınları hedef alıyor.”

‘TÜM İLGİLİ KURUM VE ÖRGÜTLER BİR ARAYA GELMELİ’

Türk devletinin uluslararası hukuku ihlal ettiğini, kendi yasalarıyla bile çeliştiğini ifade ederek Önder Öcalan’ı ailesi, avukatlarıyla görüştürmediğini, bunun insanlık dışı bir suç olduğunu belirten Leyla, “İnsan hakları örgütleri ve kurumları hâlâ sessiz, CPT ise tamamen sessiz. CPT de dahil tüm ilgili örgüt ve kurumlar harekete geçmeli ve tecridi sona erdirmeli" dedi.

(şo/cj)

ANHA


Diğer Haberler