‘Irak'taki çatışma yönetim değişikliği olmadan çözülmez’

Irak'taki çatışmanın eski yöntemlerle çözülemeyeceğini belirten Iraklı profesör Sadiq Atmiş, krizi çözmek için yönetim tarzında köklü bir değişiklik yapılması gerektiğini söyledi. Sadiq Atmiş, Sadr Hareketi ile Koordinasyon Çerçevesi arasında anlaşma sağlanmasının çok uzak ihtimal olduğunu ifade etti.

Sadr Hareketi lideri Mukteda Sadr, mevcut çatışmayı sona erdirmek için yeni seçimler ve parlamentonun feshedilmesi çağrısında bulundu.

Mukteda Sadr, mevcut parlamentonun feshedilmesi ve erken seçim çağrısında bulundu. Seçime katılıp katılmayacağını söylemeyen Mukteda Sadr, "Kötü vakalar, çok partili bir hükümetin kurulmasını engelledi" dedi.

Koordinasyon Çerçevesi içindeki taraflar Sadr'ın çağrılarına destek verdi. Fetih İttifakı Başkanı Hadi El-Emiri, erken seçim çağrısını destekledi.

Koordinasyon Çerçevesinin temel direklerinden biri olan Nasır İttifakı'nın başkanı Haydar El-Ebadi, Sadr'ın erken seçim çağrısını memnuniyetle karşılayarak, "Akan kanı durdurmak ve reformları gerçekleştirmek için bir adımdır" dedi.

El-Ebadi herkesi halka hizmet etmek, rejimi yeniden kurmak ve hukukun üstünlüğünü desteklemek için birlikte çalışmaya çağırdı.

Haşdi Şabi Yönetim Kurulu Başkanı Falih El Feyad da, "Parlamento seçiminin yeniden yapılması sadece Sadr Hareketi ile ilgili bir konu değil. Siyasi partilerin ve diğer ittifakların da ilgileneceği bir konudur” ifadelerini kullandı.

‘SEÇİMİ TEKRARLAMA YETKİM YOK’

“Tüm bloklar ve diğer siyasi hareketler hemfikir olursa, çözüm parlamentonun feshedilmesi ve erken seçim olacak” diyen El-Feyad, Irak'ta mevcut hükümetin geçici olduğunu ve seçimi tekrarlama yetkisinin bulunmadığını belirtti.

Kanun Devleti Koalisyonu başkanı Nuri El Maliki, parlamentonun feshedilmesini ve erken seçim yapılmasını reddederek, "Irak bileşenlerden oluşan bir ülkedir. Farklı bileşenlerden, mezheplerden ve milletlerden oluşmaktadır. Bu nedenle, seçilmiş parlamento tarafından temsil edilen anayasal kurumları aracılığıyla tüm halkın iradesi dışında hiçbir irade ona dayatılamaz” diye konuştu.

Aşure Günü töreninde konuşan Maliki, "Meclis toplanmadan meclis feshedilmeyecek, sistem değiştirilmeyecek ve erken seçim yapılmayacak. Meclis bu çağrıları görüşecek ve buna göre karar verecek" şeklinde net konuştu.

Iraklı siyasi gözlemci Ali El Beyder ve Iraklı profesör Sadiq Atmış ANHA'ya Irak’ta parlamentonun feshedilmesi ve erken seçim yapılması konusunda yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

EL BEYDER İKİ YÖNTEM ÜZERİNDE DURDU

Krizin çözümü için parlamentonun feshedilmesi ve erken seçime gidilmesinin bir seçenek olmadığını belirten Ali El Beyder, "Meclis nasıl dağılacak? Fesih tarihi, erken seçim tarihi, kanun, zaman ve bu konuyla ilgili diğer detaylar var. Tüm bunlar bunun sonuçları değerlendirilmezse barışçıl bir duruma ulaşamayacaklar" ifadelerini kullandı.

El Beyder sözlerine şöyle devam etti: "Yalnızca iki yöntem var. Anayasanın 64’üncü maddesi aracılığıyla, yani parlamento üyelerinin üçte birinin dilekçe vermesi ve oy çokluğu ile onaylanması gerekiyor. Bir diğer yol ise hükümet başkanı tarafından meclise teklif sunulmasıyla oluyor. Mevcut hükümet başkanı bu yetkiye sahip değil” diye konuştu.

Iraklı profesör Sadiq Atmış da parlamentonun feshedilmesinin ve erken seçimlerin yapılmasının çözüm olmadığını belirterek, "Hükümetin mevcut karmaşık durumu, çatışmalara çözüm olarak sunulan bazı seçenekleri etkiliyor. Bazı partiler erken seçimi bir yol olarak görüyorlar. Ancak bu seçim, önceki seçimlerin dayandığı ve parti ve seçim kanunu ile ilgili eski verilere dayanıyorsa ve bağımsız seçim izleme kurulunun bütünlüğü ve uluslararası denetimin olmaması halinde diğerlerinden farklı olmayacaktır. Ayrıca seçim propagandası için para harcanmasının yanı sıra, dolandırıcılık ağlarının varlığı ve bağımsız partilere bağlı silahlı milislerin tehditleri, bu seçimin çözüm olmasını etkileyecektir" şeklinde konuştu.

'YENİ PARLAMENTERLER, PARLAMENTO'NUN DAĞITILMASINI ENGELLİYOR’

Erken seçimin önündeki engellerle ilgili olarak El Beyder, "Meclis'e ilk kez giren yeni parlamenterler iktidarda bazı kazanımlar elde etmeye çalışıyorlar. Dolayısıyla erken seçim seçeneğini kabul etmiyorlar. Bu nedenle meclisin dağılmasının önündeki en büyük engel olarak duruyorlar” dedi.

Iraklı siyasi gözlemci Ali El Beyder, "İlgili taraflar arasında iradeleri dayatan bir yüzleşme göreceğiz" dedi.

‘KOORDİNASYON ÇERÇEVESİ VE SADR ANLAŞMADAN ÇOK UZAK’

Sadiq Atmış, Koordinasyon Çerçevesi ile Sadr arasındaki diyalogların konuşulmasının çok uzak olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bazıları Sadr Hareketi ile Koordinasyon Çerçevesi arasındaki anlaşmanın, tarafların bazı çözümler üzerinde anlaşmaları halinde anlaşmazlığı çözebileceğini düşünüyor. Bu anlaşma, Özellikle Maliki ile Sadr arasındaki kişisel düşmanlığın yoğun olması ve Irak cephesinin dediği gibi kemik kırılma noktasına ulaşması nedeniyle mümkün olmaktan uzak. Her iki tarafın da son gösterilerde ortaya koyduğu bu düşmanlığın devam etmesi, basit siyasi milliyetçiliğe değil, duygusal ve maddi milliyetçiliğe sahip insanlarla ilgilidir. Kitlelerin bu anlaşmazlıklara katılımları çatışmanın devamı üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Aynı zamanda İran'ın bu kargaşada kesinlikle bir rolü olacaktır. İran Irak'ta kalıcı bir yer edinmek isteyecektir.”

Silahlı çatışma olasılığını da dışarıda tutmayan Atmış, "Tüm olasılıklara rağmen Sadr milisleri ile Koordinasyon Çerçevesi arasında tehlikeli bir silahlı çatışma olasılığı devam ediyor. Her iki tarafta da her türlü silah var. Her ikisinin de destekçisi fazla ve ayrıca bu partilere destekleri gizlenemeyecek olan Irak güvenlik güçleri, ordu ve polisin bölünmüş bir pozisyonu olacak. Bu durum ülkeyi bir felakete sürükler. Çatışmaların tamamının mezhep temelinde olduğunu görüyoruz (Şii ve Caferi), bu siyasi program ve kalkınma planları ve benzeri konularda siyasi bir çatışma değil. Çatışma, ganimetin hırsızlar arasında paylaşılmasıdır” yorumunda bulundu.

‘KÜRT PARTİLERİ KONUM ELDE ETMEK İÇİN BİRLEŞİYOR’

Başûrê Kürdistan’daki gelişmeleri de değerlendiren Atmış, “Başûrê Kürdistan'da yaşananlar ve şu anda yaşananlar, Kürdistan Demokrat Partisi ve Kürdistan Ulusal Birliği'nin Başûrê Kürdistan'daki göstericilere, baskıcı eylemlere, tutuklanan aydınlara ve protestoculara karşı ne kadar önlem aldığını gösteriyor. Görevi halkın malını korumak olan bu iki güç Irak topraklarına ve güneye yönelik saldırılarda şovenist Türklerle işbirliği yapıyor. Kürt partileri kendi aralarındaki çatışmayı derinleştirmeye çalışıyorlar. Halka hizmet etmek için çalışmıyorlar, daha çok çalmak ve yağmalamak için cumhurbaşkanlığı pozisyonu için savaşıyorlar" ifadelerini kullandı.

'ÇÖZÜM YÖNETİM MODELİNİ DEĞİŞTİRMEKTE'

Siyasi krize sunulacak çözümlerle ilgili olarak da konuşan Dr. Sadiq Atmiş son olarak şunları söyledi: "Mevcut sistemin kotalara ve ganimet dağılımına dayalı altyapısı çözülmeden mevcut kriz çözülemez. Yani Irak'ın yönetim modelinde temel bir çözüme ihtiyacı var. Egemen güçlerin kökten değişmesi gerekiyor. Bu değişim, resmi dünyanın ve dünya halklarının ve örgütlerinin desteğini alacak bir halk devrimi ile yapılmalıdır. Irak halkı, 2011 yılından itibaren bu devrimin adımını atmıştır ve halen devam etmektedir. Irak'ın birçok bölgesinde, özellikle güneyde güçlü bir şekilde varlığını sürdürüyor. Bu hareket, bölünme, yolsuzluk ve zalim güçlere karşı mücadeleyi desteklemek için güvenilir uluslararası desteğe ihtiyaç duyuyor."

(rr)

ANHA


Diğer Haberler

Helbusi istifa etti