İşgal saldırılarının hedefindeki M4 karayolu neden önemli?

Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük işgal saldırılarındaki hedeflerinden biri olan M4 karayolu, çatışmaların ana merkezine dönüşmüş durumda.

Tarihin ilk çağlarından bugüne doğudan batıya ticaret için iki yol önemli oldu. İpekyolu ve Baharat yolu. Çin’den yola çıkan ipek kervanlarının geçtiği güzergâh Irak ve Güney Kürdistan üzerinden batıya ulaştırılıyordu. İkinci yol ise Hindistan üzerinden gelen yolun Irak üzerinden Suriye’den geçerek Akdeniz’e ulaştırılmasıydı.

Bugün üçüncü dünya savaşının ana eksenlerinden biri de bu iki tarihi ticaret yollarının ele geçirilmesi var.

Türk devleti Rojava Devrimi’nin başından itibaren ısrarla “Kürt koridoru oluşmasına izin vermeyeceğiz” açıklamalarında bulundu. Bu cümlenin aslı; Kürtler ve bölgenin diğer kadim halklarını tarihi yol üzerindeki topraklarından çıkaracağız idi.  

Peki Türklerin işgal saldırılarındaki ana hedeflerinden biri olan M4 karayolunun önemi nedir?

1950’lerde inşa edilen uluslararası M4 karayolu, 1980’lerde Suriye, Irak ve Türkiye’yi Akdeniz’in kıyılarına bağlayan ekonomik bir arter haline geldi. M4 karayolu; Irak sınırında Til Koçer-Yarubiya kapısından başlayan, Qamişlo kentinden sonra güneye inerek hem batıya hem de Heseke üzerinden Derazor'a inen yolun kesiştiği Til Temir kentinden geçiyor.  

Til temir üzerinden Eyn İsa'ya oradan da Minbic ve Halep kentlerini birbirine bağlayan uluslararası M4 karayolu, İdlib'in Serakip ilçesinde M5 uluslararası yolu ile kesişiyor. Serakip üzerinden Lazkiye’ye -yani Akdeniz'e- ulaşan M4 karayolu aynı zamanda Hama üzerinden Şam'a ve oradan da Beyrut'a ve Amman'a kadar uzanan M5 uluslararası karayolu bağlantısının da ana omurgasını oluşturuyor.

Önemli bir kısmı 2015’ten beri QSD’nin kontrolünde olan karayolu, ABD-Rusya, Suriye rejimi arasında sınır çizgisine dönüştürüldü. Türk devleti, Rusya ile vardığı 30 km mutabakatın güneyinde kalan karayoluna çeteler aracılığı ile hakim olmaya çalışıyor.

M4 karayolu, Türk devleti destekli çeteler ile QSD arasındaki çatışmaların yoğunlaştığı alan oldu. Çatışmalar M4 karayolunun geçtiği Fırat bölgesinde Girê Spî ve Eyn Îsa köyleri ile Cizre Bölgesi’nde ise Til Temir köyleri arasında devam ediyor.

Eyn Îsa - Girê Spî hattında işgalci çetelerin saldırıları Dibis, Şergirak, Erîşa, Hoşan köylerinde yoğunlaşmış durumda. Til Temir hattında ise Rihaniyê, Reşidiyê, Til Tewîl, Azizîyê, Qasimiyê, Dirbo, Kinehir, Um El Kêf köylerinde yoğunlaşıyor.

M4 karayolu üzerinden hakimiyet kurmak isteyen Türk devletinin hedefi ise Neo Osmanlı’yı işgalini yeniden canlandırmak. Erdoğan rejimi “Suriye Milli Ordusu” adıyla bir araya getirdiği El Nusra/DAİŞ çetelerini kullanarak, M4 karayolunun tarihi ana merkezi olan Halep kuşatmasını tamamlamak istiyor. Yine Reqa -Derazor hattına ulaşıp burada yeni çete örgütlenmelerini oluşturmak istiyor.

Ne Osmanlı hayallerini tazelemek isteyen Erdoğan, Misak-ı Milli sınırları içinde gördüğü; Halep-Musul-Kerkük hattını yeniden kendi topraklarına katmak istiyor.

ANHA


Diğer Haberler