İşgalci Türk devleti ve çetelerinin Efrîn’deki zulmü

İşgal altındaki Efrîn’de, işgalci Türk devleti ve çetelerinin zulmünden kaçanlar, bölgede yaşanan zulmü açıkça dile getiriyor. Çeteler tarafından birçok kez kaçırılıp fidye karşılığında kurtulan R.S. de onlardan biri.

Erfîn’in Şera ilçesinden olan R.S., Firqet El Emşat çetelerinin vahşi işkencelerine maruz kaldığını ve Efrîn’den çıkmasıydı öldürüleceğini söylüyor.

Kurtulmak için fidye ödedi

R.S., Efrîn’de şahit olduğu zulmü anlatmaya, işgalin ilk günlerine değinerek şöyle başlıyor: “Şera ilçesine saldırılar yoğunlaşınca Efrîn kent merkezine gittim. Efrîn işgal edildikten sonra ise Mabata’nın Mîrkan (Husê) köyüne gittim. Burada Firqet El-Emşat çeteleri beni tutukladı ve Şiye ilçesindeki Qermîtliq köyünde bir zindana kapattı. 4 gün boyunca işkence ettiler, tırnaklarımı söktüler. Hortum ve sopalarla dövdüler. Bazen de 48 saat boyunca işkence odasında asılı beklettiler.”

R.S., yaşadığı işkenceden kurtulmak için çetelere bin dolar fidye verdiğini ve ancak bu şekilde ilçeye geri dönebildiğini belirtti.

‘Evine dönmek isteyenlerden haraç alıyorlar’

Efrîn’e geri dönmek için ailelerin haraç ödemek zorunda kaldığını kaydeden R.S. devamla, “Çeteler, evlerine dönmek isteyen ailelerden zorla binlerce Suriye lirası haraç aldı. Kimi aileler paraları olmadığı için tarlalarında çadır açarak yaşıyordu” dedi.

Şiyê’ye binden fazla çete ailesi yerleşti

R.S., işgalci Türk devletine bağlı çetelerin Efrîn’in kadim halkını zorla göç ettirip yerlerine ailelerini yerleştirdiğini söyledi ve şöyle devam etti: “Şiyê ilçesinde binden fazla çete ailesi, Efrînlilerin yerlerine yerleştirildi. Bunların çoğu Hama ve köylerinden buraya geldi. Çete aileleri, Efrîn’in yerli halkına karşı faşist yaklaşıyor. Çoğu gerekçelerle ihbarlar yapıp sivil halkın çeteler tarafından esir alınmasını sağlıyorlar. Esir alınanlar da zindanlardan çıkmak için fidye ödemek zorunda kalıyor.”

Bırakıldı, yine esir alındı

Çetelerin kendisini hiçbir gerekçe olmadan tutukladığını söyleyen R.S., “Tutuklandım ve 2 ay sonra serbest bırakıldım. Sonrasında yine hiçbir sebep yokken 4 saat boyunca tutuklu kaldım. Bana, Türk devletinin beni tutuklayacağını ve Türkiye’deki zindanlara kapatacağını, eğer ki para verirsem bu durumu çözeceklerini söylüyorlardı. Mecbur kalıp 500 dolar fidye verdim ve zindandan çıktım” diye konuştu.

Zeytinleri gasp ettiler

Türk devletine bağlı çetelerin zeytin hasadından el edilen ürünleri gasp ettiğini söyleyen R.S., bölgedeki zulmü anlatmaya şu sözlerle devam etti: “Firqet El Emşat çeteleri, zeytin hasadından elde edilenleri gasp etti. Şiyê ilçesinde halkın topladığı ürünlerin yüzde 25’ine el koydular. Sözde yerel meclisler de yüzde 10’unu gasp etti. Elimizde kalan para ancak tarlada çalışan işçilere ve masraflara yetti. Sonrasında ise herkesi, vergi adı altında 50 bin Suriye lirası haraç ödemeye zorladılar.”

‘Çeteler her şeyi talan etti’

R.S., çetelerin Efrîn’deki talan, yağma ve hırsızlıklarını ise şöyle anlattı: “Çeteler Efrîn’de ne varsa talan ediyor. (Sözde) Yerel meclis, ‘Yolları onaracağız’ diyerek halktan para topladı. Firqet El Emşat çeteleri de meclis üyelerini tutukladı ve işkence etti, toplanılan paraları da onlardan aldı. Ehmed Şêxo ve Ebu Neşet adlı kişiler bu işkencelerde öldü. Meclis üyesi olan Umer Hebeş’in ise akıbeti bilinmiyor.”

Newroz kutlamak yasak!

R.S., konuşmasının sonunda şunları söyledi: “İşgalci Türk devleti ve çeteleri, Efrîn genelinde bilinçli bir şekilde Newroz gibi Kürt bayramlarını, kutlamalarını yasakladı. Şiyê ilçesinde Kürtçe konuşmak ve okullarda Kürtçe öğretilmesi yasak. Newroz’dan bir gün önce, ateş yakılırsa tutuklanacakları söylenerek halk tehdit edilmişti. Öyle ki bildiri bile dağıtmışlardı.”

R.S., yakınları halen Efrîn’de olduğu için ismini vermek istemediğini belirtti.

(cj)

ANHA


Diğer Haberler