İşgale karşı direnişte: Süryani katliamının tekrarlanmasına izin vermeyeceğiz

Türk devleti ve çetelerinin Eyn Îsa’ya yönelik işgal saldırılarına karşı en ön cephede direnen Süryani Askeri Meclisi savaşçısı Hawra Nur, ninesinden dinlediği Osmanlı katliamlarının tekrarlanmaması için direnişlerini her şeye rağmen sürdüreceklerini söyledi.

İşgalci Türk devleti ve “Suriye Milli Ordusu” adı altında bir araya getirdiği çete grupları 9 Ekim 2019 tarihinden bu yana Kuzey ve Doğu Suriye’ye işgal saldırılarında bulunuyor. İşgal saldırıların hedefindeki merkezlerden bir olan Eyn Îsa’da, Süryani Askeri Meclisi savaşçıları meşru savunma temelinde işgalcilere karşı tarihi bir direniş sergiliyor.

ÖNCE DAİŞ ŞİMDİ DE TÜRK DEVLETİNE KARŞI DİRENİŞTE

Direnişin en ön mevzilerinde yer alan savaşçılardan biri de aslen Kuzey Kürdistan’ın Mardin kentinden olan Hawra Nur adlı savaşçı. Nur’un ailesi 1915’teki Seyfo katliamından sonra Qamişlo’ya göç etmek zorunda kaldı. Osmanlı devletinin Süryani halka yönelik katliamları ninesinden dinleyen Hawra Nur, katliamların bir daha tekrarlanması ve tarihini koruyabilmek için 2013 yılında Süryani Askeri Meclisi saflarında etkin direnişe katılır. Xabur hattında DAİŞ’in saldırılarına karşı sergilenen direnişte yer alan Nur, DAİŞ’in yenilmesinden ardından şimdi de Türk devletinin işgal saldırılarına karşı verilen mücadelede yer alıyor.

‘KAZANIMLARI SAVUNMAK İÇİN DİRENİYORUZ’

Suriye devlet yönetiminin tekçi zihniyetine dikkat çeken Nur, “Biz okula giderken bizlere ‘Allah, Suriye ve Beşar’ denilmesi öğretilirdi. Okulda sadece Arapça eğitim verilirdi. Anadilimiz ile eğitim almamız yasaklanmıştı. Suriye’de Araplar dışında Kürtler, Süryaniler, Ermeniler gibi çok farklı halklar var. Ancak bizlerin asimile olması için sadece Arapça eğitim veriliyordu. Özerk Yönetimin inşası ile birlikte artık herkes anadilinde eğitim görüyor. Herkes kendi tarihini kültürünü tanıyor. Biz de bu kazanımları savunmak için direniyoruz” diye konuştu.

KATLİAM ÖYKÜLERİ İLE BÜYÜDÜ İNTİKAM ALMAK İÇİN DİRENİŞİ SEÇTİ

Hawra Nur, Süryani Askeri Meclisine katılımını şöyle anlatıyor: “Kuzey ve Doğu Suriye halklarını korumak için katıldım. Bugün işgalciler karşısında direnen bir gücümüzün olması gurur verici. Bu güç ile Osmanlı devletinin yaptığı katliamların tekrardan yaşanmasına izin vermeyeceğiz. Tüm farklılıklar QSD’nin içinde yer alıyor. Hangi işgalci saldırırsa saldırsın karşısında direneceğiz. 105 yaşındaki ninem bana hep Seyfo Katliamlarında yaşananları anlatırdı. Bir soykırım yapmak istiyorlar. O yüzden Seyfo katliamında çocukları dahi öldürdüler. Katliamda milyonlarca insan öldürüldü. Binlerce kişi zorla yerinden edildi. Katliamdan kurturulanlar da dinlerini değiştirmek zorunda bırakıldı.”

Bunca acıdan sonra Özerk Yönetimin içinde kendilerine ait bir güçlerinin olduğunu hatırlatan Nur, “Bir gücümüz olduğu için kendi topraklarımızı savunabiliyoruz. Zamanında bir gücümüz olmadığı için Seyfo ve Simele’de katledildik. Gücümüz olsaydı biz de onlara karşı direnirdik” dedi.

‘HEP BİRLİKTE DAİŞ’E SON VERDİK’

DAİŞ’in farklı halk ve inançlar saldırdığını belirten Nur, şöyle konuştu: “Bizlere ya din değiştirme ya da haraç verme dayatılıyordu. İkisinden birisini yapmasaydık, bizi katlediyorlardı. Esir aldıkları insanların bile isimlerini değiştirip İslami isimler veriyorlardı. Bunlar Türk devleti ve Osmanlı’nın yöntemleridir. DAİŞ çeteleri esir olarak aldıkları Süryani, Ermeni ve Asurileri tecavüz edip pazarlarda satıyordu. DAİŞ binlerce insanın öldürülmesine ve zorla yerinden edilmesine sebep oldu. DAİŞ bir dayanışma ile yendik. Şimdi de Türk devleti bize saldırıyor. Bizler Kuzey ve Doğu Suriye topraklarını savunmak için Serêkaniyê, Siluk, Til Temir ve Eyn İsa direnişlerinde yer aldık. Hep birlikte DAİŞ’e son verdik. Bu saatten sonra bu kadar kazanımların boşa gitmesine izin vermeyiz. Bedeli ne olursa olsun direneceğiz.”

(hb/eyl)

ANHA


Diğer Haberler