Katliam saldırılarından komünal yaşamla kurtuldular

Suriye rejimi, Türk devleti ve çete gruplarının saldırıları nedeniyle İdlib’den Efrîn’e, buradan da Reqa’ya kadar uzanan bir göç hayatı yaşayan El Zawiyê dağındaki köy halkı, maruz kaldıkları katliam saldırılarından komünal yaşam temelinde oluşturdukları örgütlülükle kurtuldu.

Suriye’de süren savaş nedeniyle İdlib’in güneyindeki El Zawiyê dağından göç etmek zorunda kalan bin 500 sivilin göç hayatı, savaşın Suriye halklarında yarattığı etkiyi gözler önüne seriyor. Suriye’de halk devriminin amacından saptırılarak bir iç savaşın yaşanmaya başlamasıyla çete gruplarının saldırıları ve Suriye rejiminin kaybettiği toprakları tekrardan ele geçirmek için yaptığı bombardımanlar nedeniyle yüzbinlerce Suriyeli hayatını kaybetti, milyonlarcası da topraklarını terk etmek zorunda kaldı.

Göç eden halk, komşu ülkelere ya da Avrupa’ya giderken, göçmenlerin büyük bir bölümü de güvenli buldukları Kuzey ve Doğu Suriye topraklarına sığındı. Bu göçmenlerin kısmı da 2016 yılında İdlib’in güney kırsalındaki El Zawiye dağındaki köylerini terk etmek zorunda kalan binlerce kişi oldu.

Efrîn’e doğru göç

El Zawiye dağındaki köylerde yaşayan bin 500 kişi, topraklarını her ne kadar terk etmek istemese de Suriye rejiminin bombardımanları ve El Nusra (Şimdiki Heyet Tehrir El Şam) çetelerinin bölgede estirdiği terör nedeniyle o dönem Suriye’nin en güvenli kenti olan Efrîn’e doğru göç etmeye başladı.

Suriye’nin birçok merkezinden binlerce göçmene ev sahipliği yapan Efrîn, El Zawiye dağından göç edenlere de kapılarını açtı. El Zawiye göçmenlerine evlerini açan Efrîn halkı, Türk devleti ve çetelerinin kent etrafındaki ablukasına rağmen yıllarca göçmenlerin tüm ihtiyaçlarını ortaklaşa karşıladı.

Türk devleti yüzünden tekrar göç ettiler

Efrîn halkı ile birlikte uzun süre ortak bir yaşam sürdüren El Zawiye halkı, Türk devletinin Efrîn’e dönük saldırıları ve çete gruplarının tehditleri yüzünden tekrar göç etmek zorunda kaldı. Olası bir katliamdan kaçmak için ikinci defa göç eden halk, bu sefer Minbic’e geçti.

Minbic’de sadece 3 gün kalan El Zawiye halkı, buradan da Reqa’ya doğru göç etti ve kentin güneyindeki El Kesrat beldesine bağlı Ebu Qibîî köyüne yerleşti. Burada bölge halkı tarafından çadırlar kurulurken, bölgedeki bir otel de engelli olanlar için ayrıldı.

Komünlerle örgütlendiler

Yıllarca göç hayatı yaşayan binler, Efrîn’de gördükleri komünal yaşamı sürdürmeye başladı. Reqa’nın köyüne yerleşen halk ilk etapta 5 komün, meclis ve meclise bağlı komiteler kurdu. Bu meclis ve komünler, Reqa Sivil Meclisi’nin koordinesi ile direkt göçmenler tarafından yönetiliyor.

Yeni bir yaşam kuruldu

Suriye savaşının başından bu yana çete grupları ve rejim güçlerinin saldırılarına maruz kalan El Zawiye sakinleri, saldırılara karşı birlik içerisinde kaldı. İnsan hakları örgütlerinin yardımlarını beklemeyen halk, kısıtlı imkanlara rağmen hayata geçirdikleri projeleriyle ihtiyaçlarını karşılıyor. Göçmenler kamp içerisine manav, internet kafe, berber ve demir doğrama dükkanları açtı. Böylece kamp çarşısı bölge halkının da geçim kaynağı haline geldi.

Çarşıdan elde edilen gelir, çalışanların emeklerinin karşılığının ödenmesinin ardından kamp içerisindeki hizmet çalışmalarında harcanmak üzere bir sandıkta toplanılıyor.

Eğitim ve sağlık merkezi kuruldu

Kamp yönetimi, Eğitim ve Öğretim Komitesi’nin de destekleri ile kamp içerisinde bir okul açtı. Kampta kurulan çadırda eğitim gönüllüler tarafından veriliyor. Kampta ayrıca ücretsiz sağlık hizmeti veren ve içerisinde küçük bir eczanenin de bulunduğu bir sağlık noktası kuruldu.

Kamp yöneticisi Tirkî Deidû, kendilerine kapılarını açan başta Efrîn halkı olmak üzere tüm bölge sakinlerine teşekkür etti. Efrîn halkının dayanışmasını asla unutmayacaklarını belirten Deidû, en büyük taleplerinin Efrîn’in özgürlüğü olduğunu söyledi.

(eyl)

ANHA


Diğer Haberler