Kayyumlara karşı Van halkının direnişi 37’nci gününde

İrade gaspına karşı Van halkının direnişi sürüyor. Eyleme katılan Kürt partileri birlik mesajı vererek, "Bu mesele hepimizin meselesidir. Kayyuma karşı sokaklarda birlikte ıslanıp, birlikte bu demokrasi direnişini gösterelim" dedi.

AKP-MHP rejimi tarafından HDP’li belediyelerin gasp edilmesine karşı Van’da başlayan halk direnişi 37’nci gününde sürüyor. HDP İpekyolu İlçe binası önünde yapılan açıklamada “Kayyum idaresi değil halk iradesi” yazılı pankart açıldı.

Eyleme, halkın yanı sıra İnsan ve Özgürlük Partisi Genel Başkanı Mehmet Kamaç, Kürdistan Komünist Partisi (KKP) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, KDP-Bakur Genel Başkanı Sertaç Bucak, Azadi Partisi Genel Başkanı Ayetullah Aşiti, Devrimci Demokrat Kürt Derneği (DDKD) Yöneticisi Abdulhay Okumuş, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, HDP milletvekilleri Nuran İmir, İmam Taşçıer ve Muazzez Orhan katıldı.

'Asıl cehennem ve cennet burası'

Azadi Partisi Genel Başkanı Ayetullah Aşiti, belediyelere kayyum atanmasıyla Kürt halkının büyük mağduriyetler yaşadığını söyledi. Haksızlığın karşısında susulmaması gerektiğini söyleyen Aşiti, "Mela ve seydalarımız; ahret, cennet ve cehennemden bahsediyorlar. İşte cennet de cehennem de buradadır. Binlerce yıldır İslamiyet mağduriyetleriyle Kürt halkı dünya aleme köle olmuştur. 'Müslüman'ım' diyen insanlar bu sömürülen, mağdur edilen halk için bir hak talebinde bulunmadı. Biz bunların İslamiyet'inden, dininden bir şey anlamadık. Kayyum atanması büyük bir mağduriyettir. İnanan insanlar 50 yıldır tüm dünyaya ağladılar ama bize gelince seslerini çıkarmadılar. Biz herkesi çağırıyoruz. İslam’ın iki şartı vardır. Biri ibadet diğeri de zulüm karşısında direnmektir” dedi.

‘Kayyumları gönderene kadar direneceğiz’

Ardından konuşan Devrimci Demokrat Kürt Derneği Yöneticisi Abdulhay Okumuş da şunları dile getirdi: “Seçimleri kendileri belirleyip, sandıkları kendileri kurarak 'seçimlere girelim' dediler. Seçime girdiğimizde belediyelerimizi kendimiz seçiyoruz ama siz kazandıktan sonra kayyum atıyorsunuz. Bunun ardından yeniden seçim yapıyorsunuz ve biz tekrar kayyumları gönderiyoruz ama yine bir daha belediyelere kayyum atıyorsunuz. Kürdistan ittifak partileri olarak bu bizim mücadelemizdir. Biz kayyum atanmayı Kürt halkı üzerinde zor ve zulüm olarak görüyoruz. Kayyumları gönderene kadar direnişimizi sürdüreceğiz.”

‘Kayyum kararı demokrasiye gölge düşürüyor’

KDP-Bakur Genel Başkanı Sertaç Bucak, 31 Mart seçimlerinde Van halkının belediyeyi yönetmesini istediği kişileri seçtiğini söyledi. Bir kez daha kayyum atanarak Kürt halkının iradesinin gasp edildiğini belirten Bucak, “Biz bu uygulamayı kınıyoruz. Van, Mardin, Diyarbakır yalnızca değil. Avrupa’da da kayyumlara karşı büyük tepki var. Avrupa kurumları kayyum atanmalarının demokrasiyi geriye götürdüğünü söylüyorlar. Kayyum kararı demokrasi ve seçimlere gölge düşürüyor. Bizler de diyoruz ki hükümet, devlet bu yanlıştan dönsün. Öyle görünüyor ki onlar bu dili de anlamıyorlar. 31 Mart seçimlerinde 'zorla getirilen kayyumları geldikleri yere göndereceğiz' dedik. Şimdi de diyoruz ki; inşallah seçim olur, demokrasi gelirse bu kayyumları evlerine göndereceğiz” dedi.

 ‘Saldırılara karşı birlik olalım’

KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek de, “Kürdistan ittifakı olarak diyoruz ki kayyum atanması meselesi sadece bir partinin meselesi değildir. Bu mesele hepimizin meselesidir. Kayyum saldırılarına karşı acı ve mutluluğumuz birdir, birlik olalım. Kürdistan ittifakı bize lazım çünkü bu birliği bugüne kadar sağlamadık. Kayyuma karşı sokaklarda birlikte ıslanıp, birlikte bu demokrasi direnişini gösterelim” diye konuştu. Çiftyürek konuşmasını Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırı tehditlerini kınayarak bitirdi. 

‘İktidar tank, top, polis copuyla ayakta kalmaz’

Ardından konuşan İnsan ve Özgürlük Genel Başkanı Mehmet Kamaç da 31 Mart seçimlerinde Van’ı iki yıl boyunca hırsızlık, talan ve zulüm ile idare etmeye çalışanlara halkın sandıkta cevap verdiğini belirtti. Demokrasi gömleğinin kendilerine bol geldiği iktidar ve ortağının hukuku ayaklar altına alarak halkın iradesini kayyum yoluyla gasp ettiğini belirten Kamaç,"Kayyum politikası iktidarın gücünü değil acizliğini gösteriyor. Herkes bilsin ki bu iktidar tankla, topla, polis copuyla ayakta kalamaz. İktidarlar ancak halkın iradesi ile ayakta kalırlar” diye konuştu.

'Asıl bölücü sizsiniz'

Son olarak konuşan HDK Eşsözcüsü ve Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise, “Bizler demokratik cumhuriyeti inşa etmek için mücadele edenler, Türkiye’yi demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü bir ülke haline getirmek için gece gündüz çalışanlar bölücü faşist bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bize diyorlar ki, 'HDP ülkeyi bölüyor' Biz mi ülkeyi bölüyoruz? Bu ülkenin birlikte yaşamı, Kürtlerin anayasal hakları için sadece Kürtlerin değil ezilenlerin anayasal, yurttaşlık hakları için mücadele eden bizler nasıl oluyor da bölücülük yapıyoruz. Eğer bir bölücü aranıyorsa bugün AKP’ye, MHP’ye bakılmalıdır. Bu ülkede her gün, Kürtleri, Alevileri, demokratları sürekli ötekileştiren, Kürtleri yok etme stratejisini temel hedef haline getirenler asıl bölücülerdir. Bunlar ülkeyi bölmüşlerdir, zihinlerde, kalplarda bölmüşlerdir. Bu ülkeyi çıkmaz bir sokağa doğru sürüklemektedirler” dedi.

‘Faşizmi yerle bir edelim’

HDP'nin kriminalize edilmek istendiğini ancak buna izin vermeyeceklerini belirten Koçyiğit, "Yeni bir mücadele alanı oluşturarak ortak mücadeleyle geliştireceğiz. 31 Mart’ta nasıl kayyumları saraya göndermişsek, yenilenen İstanbul seçimiyle onları nasıl hezimete uğrattıysak, bunu yine başaracağız. Bütün demokrasi güçlerine, Kürt partilere, Türkiyeli halklara, demokrasi kurumlarına sesleniyoruz; gelin birlik olalım, omuz omuza, sırt sırta, el ele mücadele edelim. Tek bir şekilde ayakta kalmaya çalışan, savaştan, kandan, gözyaşından, manipülasyondan, istismardan beslenen bu faşizmi yerle bir edelim. Türkiye demokrasisinin Van’dan, Amed’den, Mardin’den geçtiğini herkese göstermemiz gerekiyor. Bu ülke bağımsız olmak istiyorsa önce Kürt sorununu çözecek. Kürt sorunu nedeniyle  kah Amerika’ya, kah Rusya’ya yanaşıyorlar ve uluslararası güçlerin oyuncağı olmuş durumdalar” sözleriyle sonlandırdı.

Yapılan konuşmanın ardından eylem, “Kayyum gidecek halk gelecek”, “Direne direne kazanacağız” sloganları ve ezgilerle protesto sona erdi.


Diğer Haberler