KCK: Fermanın tekrarlanmaması için herkes sorumluluk almalı

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Başûrê Kurdistanê Parlamentosu’nun 3 Ağustos’u soykırım olarak kabul eden kararından dolayı kutlayarak, “Kürdistan'da ve tüm Ortadoğu’da farklı inançlara, kültürlere ve etnik kimliklere yönelik saldırı nerede ve kimler tarafından gelirse gelsin ortak tutum almaya, Kürt halkı ve direnişçi güçleriyle karşı koymaya çağırıyoruz” dedi.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı yaptığı yazılı açıklamayla Başûrê Kurdistanê Parlamentosu’nun 3 Ağustos’u soykırım olarak kabul eden kararından dolayı kutladı. Eşbaşkanlık açıklamasında, “Şengal soykırımı Ezidilerin bir daha fermanlara ve soykırımlara uğramaması için tedbir alınması gerektiğini göstermiştir. Bunun sorumluluğu en başta Kürt siyasi partilerine ve mevcut Irak hükümetine düşmektedir. Tüm insanlık ve BM gibi kurumlar da Ezidilerin bir daha bu tür soykırım saldırısına uğramaması için sorumluluk almak durumundadır” dedi.

KCK açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Kürdistan'da ve tüm Ortadoğu’da farklı inançlara, kültürlere  ve etnik kimliklere yönelik saldırı nerede ve kimler tarafından gelirse gelsin ortak tutum almaya, Kürt halkı ve direnişçi güçleriyle karşı koymaya çağırıyoruz” dedi.

“Başurê Kürdistan parlamentosu DAİŞ’in 3 Ağustos’ta Şengal’e saldırarak Ezidileri katliamdan geçirmesini, binlerce kadın ve çocuğu kaçırmasını, yüz binlercesini topraklarından koparmasını ‘Soykırım’ olarak kabul etmiştir. Başurê Kürdistan parlamentosunu aldığı bu karardan dolayı kutluyoruz.

Bu kararın Irak parlamentosu, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve tüm demokratik ülke kurumları ve meclisleri tarafından da kabul edilmesi gerekmektedir.

Ezidi soykırımı bir inanca yönelik soykırım olduğu gibi, aynı zamanda Kürt soykırımıdır. Ortadoğu’da farklı inançlar soykırıma uğratılmak istendiği gibi Kürtler de soykırıma uğratılmak istenmektedir. Türk devletinin Kürt düşmanı cumhurbaşkanı bunu tek millet, tek vatan, tek devlet, tek bayrak diye ifade etmektedir. Tayyip Erdoğan’ın bu ‘tekleri’ içinde tek inanç ve tek dil de vardır. Maskesi tümden düşeceği için tek dil ve tek inancı dillendirmemektedir. Ancak zihniyeti ve politikası böyle pratikleşmektedir.

Fermanın tekrarına karşı herkes sorumluluk almalı

Şengal soykırımı Ezidilerin bir daha fermanlara ve soykırımlara uğramaması için tedbir alınması gerektiğini göstermiştir. Bunun sorumluluğu en başta Kürt siyasi partilerine ve mevcut Irak hükümetine düşmektedir. Tüm insanlık ve BM gibi kurumlar da Ezidilerin bir daha bu tür soykırım saldırısına uğramaması için sorumluluk almak durumundadır.

DAİŞ saldırırken Ezidilerin ne kendi yaşamları konusunda karar aldıkları özyönetimleri ne de özsavunmaları vardı. Eğer Ezidilerin özyönetimleri ve özsavunmaları olsaydı kesinlikle var güçleriyle direnir, kadınlarını, çocuklarını ve topraklarını korurlardı. Bu açıdan DAİŞ saldırısını soykırım olarak kabul eden Federal Kürdistan parlamentosu Ezidxan’ın özsavunması olan özerk bir bölge haline gelmesi için irade ortaya koymalı ve bu yönlü çalışmalıdır. Çünkü Kürt halkının en fazla soykırımla karşılaşan ve mazlum parçası olan Ezidilerin soykırım tehdidinden kurtulması ancak böyle gerçekleşir. 3 Ağustos saldırısının soykırım olarak kabul edilmesi Ezidxan’ın özerkliğinin kabul edilmesini gerektirmektedir. Ezidxan’ın özerkliği hem Federal Kürdistan yasaları hem de Irak anayasası tarafından güvenceye alınmalıdır. Ezidilere karşı tarihsel sorumluluk bunu gerektirmektedir. Ezidilerin karşılaştığı 74 fermanı doğru ele almak ve anlamlandırmak da ancak böyle gerçekleşebilir.

Federal Kürdistan parlamentosunu soykırım kararından dolayı kutlarken, Kürdistan'da ve tüm Ortadoğu’da farklı inançlara, kültürlere  ve etnik kimliklere yönelik saldırı nerede ve kimler tarafından gelirse gelsin ortak tutum almaya, Kürt halkı ve direnişçi güçleriyle karşı koymaya çağırıyoruz.”


Diğer Haberler