​​​​​​​KCK’den Binare Kandil halkının mektubuna yanıt

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı, Binare Kandil halkının mektubuna verdiği yanıtta, düşmanın her türlü faaliyetine, Kürt’ü Kürt’ün eliyle vurma fitnesine karşı duyarlı olmaya, ulusal birlik çizgisinde tavır alarak onlarca örneğini gösterdiği kahramanlıkları çoğaltmaya çağırdı.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Binare Kandil halkının mektubuna yanıt verdi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

"Zînî Werte’ye askeri güçlerin yerleştirilmesinin Kürt siyasi güçleri arasında yol açtığı gerginliğin sonlanmasını isteyen mektubunuza Kürdistan halkı huzurunda yanıt vermeyi bir görev biliyoruz. Mektubunuzu hepinizin çok yakından tanıdığı, Başur halkımızın çok değerli ve fedakar evladı Diyar Xerib-Helmet yoldaşın şehadetinin birinci yılında cevaplıyoruz. Bu vesileyle Helmet yoldaş şahsında Kürt halkının özgürlük mücadelesinde şehit düşmüş tüm şehitlerimizi anıyor, özlem ve amaçlarını Kürt halkının demokratik birliğini sağlayarak ve özgür Kürdistan'ı kurarak yanıt olacağımızı bir kez daha belirtiyoruz. 

'BAŞUR HALKI YILLARDIR DİRENİYOR'

Değerli halkımız;

Genelde Başur toprakları özelde de Kandil alanı Kürt halkının mücadele tarihinde önemli rol oynamıştır. Bu topraklar on yıllardır Kürt direnişine tanıklık ediyor. Kürdistan'ın bu güzel ve heybetli coğrafyası tüm Kürt hareketlerine ev sahipliği yapmıştır.

Başur halkımız onlarca yıldır düşmana karşı direniyor. Bu direnişte büyük bedeller veriyor. Bu direnişin en sağlam kalelerinden biri de her zaman Kandil alanı ve Bınare Kandil’de yaşayan halkımız olmuştur. Bu nedenle Kandil onlarca yıldır Kürt düşmanlarının saldırılarının hedefindedir. Önce Baas rejimi son yirmi beş yıldır da sömürgeci Türk devleti Kandil topraklarına ve Binare Kandil halkına saldırıyor.

Sömürgeci faşist Türk devleti dört parçadaki Kürtlere düşmandır. Bu karakteri onu Baas rejiminden daha tehlikeli soykırımcı ve katliamcı yapmaktadır. Türk devleti, Kürt halkının varlığını kabul etmeyen bir devlettir. Şahit olduğunuz gibi bu devlet Kürtlerin cenazelerine, mezarlıklarına bile düşmanlık yapmaktadır. İşte biz hareket olarak böyle bir düşmana karşı Kürt halkının varlığını koruma, özgürlüğünü sağlama mücadelesini vermekteyiz. Dört parça Kürdistana düşman sömürgeci bir devlet ile savaşıyorken, isteyeceğimiz en son şey Kürtler arası husumettir. Bu nedenlerle Kürt örgüt ve partileri arasında gerginlik değil uzlaşı, karşıtlık değil birlik, düşmanlık değil dostluk olmalıdır diyoruz. Bunu en çok isteyen taraflardan biri olduğumuzu, bunun için çalıştığımızı yakından biliyorsunuz. Dolayısıyla ‘Kürt halkının düşmanları Kürtler arasında çatışma ve savaş çıkarmak istiyor’ görüşünüze sonuna kadar katılıyor, Kürt partileri arasında gerginliğin düşmana hizmet anlamına geldiğini bilerek Zînî Werte gerginliğine yaklaşıyoruz.

ULUSAL KONGRE ÇAĞRISI

Değerli halkımız;

Hareket olarak böylesine kritik bir süreçte askeri güçlerin Zînî Werte’ye yerleştirilmesini tehlikeli gördüğümüzü ilk günden itibaren ifade ediyoruz. Başur Kürdistan’a sömürgeci Türk devletinin Haftanin’de kuzeyden, DAİŞ çetelerininse Güney'den saldırılarını artırdığı bir dönemde silahlı güçlerin Zînî Werte’de konumlandırılmasının neye ve kime hizmet ettiğini halkımız daha iyi görmeli ve anlamalıdır. Kürt partilerinin ve Kürt silahlı güçlerinin birinci görevi ülkemizi işgal eden, Kerkük’te yaşanmakta olduğu gibi halkımızı kadim topraklarından çıkaran, ekinlerini ateşe vererek açlığa mahkum etmek isteyen saldırganlara karşı savaşmaktır. Halkımızın Kürt parti ve örgütlerinden bunu istediğini biliyoruz. Halkımızın özlem ve taleplerine ancak böyle yanıt olacağımıza inanıyoruz. Bu sebeple sizlerin de mektubunuz da belirttiği gibi defalarca tüm güçlerin eski konumlarına dönmesi gerektiğini ifade ettik. Hiçbir Kürt partisi, örgüt ve kurumu, kişi ve gurubu sömürgeci soykıırmcı Türk devletinin Kürtlerin birliğini bozan, Kürdistan parçalarını bir birinden kopartarak karşı karşıya getiren politikasına gelmemeli, alet olmamalıdır.

Şayet Zînî Werte’ye yerleşmiş güçler eski konumlarına dönmezse halk olarak birçok yol ve yöntemle mücadele edeceğinizi, toplumsal baskı oluşturacağınızı belirtmişsiniz. Bu görüşünüze ve tutumunuza saygı duyuyoruz. Bunun en temel hakkınız olduğunu belirtmek istiyoruz. Ve bu vesile ile belirtmek isteriz ki halkımızın Kürt siyasi parti ve örgütleri arası ilişkiler konusundaki birlik istemi ve talebi bizim için emirdir.  Bu bilinç ve inanca sahip olduğumuz içindir ki DAİŞ saldırılarında Başur halkımızın ve siyasi partilerinden gelen çağrı üzerine Kerkük’ten Şengal’e kadar Başur Kürdistan topraklarını peşmerge güçleriyle birlikte savunduk. Bu mücadelede onlarca gerilla peşmergelerle birlikte şehit düştü. Bugünde Başur topraklarını Heftanin’deki Türk işgal girişimine karşı savunuyoruz. Bu duruşumuz ulusal konulardaki tutumumuzun çok somut göstergesi olmaktadır. Biz halkımızın Zînî Werte gerginliğinin sonlandırılması için tüm güçlerden taleplerine sonuna kadar saygılı olacağız. Halkımızın istem ve taleplerini dikkate alarak adım atacağız. Bınare Kandil halkı olarak Zînî Werte gerginliği konusunda beklenti ve talebiniz bizim de geçekleşmesini istediğimizdir. Yaşanan gerginliğin farklı mecralara kaymaması, çözüm için değişik yol ve yöntemlerin devreye girmemesinden yanayız. Tehlikeli olabilecek yol ve yöntemlerin  gündeme gelmemesinde halkımızın demokratik tutumu belirleyici olacaktır. Bınare Kandil halkı olarak ilk günden itibaren aldığınız tutumu taktirle karşılıyoruz. Tutumunuzun düşmanın plan ve oyunlarını bozacağına inanıyoruz. Zînî Werte’de üç gerillanın şehit edilmesine rağmen şimdiye kadar farklı bir tutum içerisine girmemişsek bunda halkımızın Zînî Werte meselesinde takındığı tavrın belirleyici etkisi olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyoruz. Sadece Zînî Werte sorunu değil tüm sorunlarımızın köklü çözümü için gerekli olan ilk adım Ulusal Kongrenin toplanmasıdır. Biz gönderdiğiniz mektup vesilesi ile bir kez daha halkımızın huzurunda tüm çevreleri Ulusal Kongre çatısı altında toplanmaya çağırıyoruz.

‘ZORLUKLAR KARŞISINDA BİRBİRİNİZE DAHA ÇOK DESTEK VERMEYE ÇAĞIRIYORUZ’

Sevgili Binare Kandil halkımız,

Mektubunuza Helmet yoldaşın şehadetinin birinci yıl dönümünde yanıt vermeyi uygun bulduk. Bu halkımıza ve şehitlerin anısına bağlılığımızın ifadesi olarak anlaşılmalıdır. Helmet yoldaş Kürt halkının ulusal birliğini en çok isteyen ve bu uğruda çaba veren biriydi. Biz on binlerce Kürt evladının uğruna toprağa düştüğü amaçlar için mücadele eden bir hareketiz. Bu amaca hizmet etmeyen yaklaşımların karşısında olduk olmaya da devam edeceğiz. Şehitsiz tek bir ailenin kalmadığı Binare Kandil halkımıza da çağrımız her türlü zorluğa ve düşman saldırısına karşı şehitler çizgisinde direniş ve mücadeleyi yükseltmek olacaktır. Bu vesileyle sizi Kürdistan şehitlerinin anılarına, uğruna can verdikleri amaçlarına her zamandan daha çok sahip çıkmaya çağırıyoruz. Düşmanın her türlü faaliyetine, Kürt’ü Kürt’ün eliyle vurma fitnesine karşı duyarlı olmaya, ulusal birlik çizgisinde tavır alarak onlarca örneğini gösterdiğiniz cesaret ve kahramanlıkları çoğaltmaya davet ediyoruz. Düşmanın Kürtleri birbirine karşı savaştırma oyununu bozacak olan bu tutumunuz olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, mücadelenizde ve yaşamınızda başarılar diliyor, içinden geçtiğimiz salgın döneminin zorlukları karşısında birbirinize daha çok destek vermeye çağırıyoruz."


Diğer Haberler