​​​​​​​KNK ve beş ülkeden BM'ye ortak mektup: Küresel ateşkes için inisiyatif alınmalı

Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) ile birlikte beş ülkeden toplam sekiz örgüt, BM başta olmak üzere uluslararası kurumlara ortak bir çağrıda bularak, küresel ateşkesin iki taraflı uygulanması ve siyasi tutsakların serbest bırakılmasını talep etti.

Brüksel merkezli KNK ile birlikte Filipinler, Myanmar, Burma, Kolombiya ve Bask Ülkesinden 8 örgüt, ortak bir çağrı metni yayınladı. Mektup BM’nin tüm bileşenleri ile bir çok uluslararası kurum ve örgüt gönderildi. KNK’ye göre, çağrı metni ilgili kurumlar tarafından ele alınarak işleme konuldu.

Mektupta, küresel düzeyde ateşkes ve siyasi tutukluların serbest bırakılması için, BM’ye inisiyatif alması ve harekete geçmesi çağrısında bulunuldu. Mektupta ayrıca insani yardımların sağlanması, insan hakları savunucuları ve insani görev çalışanlarının korunması ile askeri tırmanışa son verilmesi gibi talepler yer aldı.

Ortak mektup şöyle:

“23 Mart 2020’de BM Genel Sekreteri António Guterres küresel ateşkes çağrısında bulunmuştu. 25 Mart 2020’de ise BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet hükümetlere çağrıda bulunmuş; cezaevlerindeki tutuklu sayılarının azaltılması, yeterli yasal dayanağı olmayanlar ile siyasi mahkumlar ve düşünce suçları ve görüşlerinden dolayı tutuklu olanların serbest bırakılması tavsiyesinde bulunmuştu.

3 Nisan tarihinde ise, BM Genel Sekreteri Guterres küresel ateşkes çağrısını yinelemişti.

Bu çağrı metnini imzalayanlar olarak, BM’nin acil küresel ateşkes ve siyasi tutukluların serbest bırakılması talebini COVİD-19’a karşı mücadele de önemli bir adım olarak selamlıyoruz. Ancak şimdiye kadar hiç bir üye devlet siyasi tutukluları serbest bırakmadı. Türkiye, Kolombiya, İspanya, Myanmar ve İran sadece kriminal ve adli suçlardan tutuklu olanları serbest bıraktı. Ayrıca, salgın hastalığına rağmen, sivil toplum üyeleri ve insani yardım çalışanları kalabalık ve hijyenik olmayan gözaltı merkezlerinde alıkonulmaya devam edilmektedir.

Ne yazık ki, birçok hükümet BM çağrılarına uymuyor ve bazıları şu anda mevcut küresel sağlık krizini baskıcı politikalarını yoğunlaştırmak için bir fırsat olarak kullanıyor. BM’nin tekrarladığı küresel ateşkes çağrısına rağmen, askeri çatışmalar dünya çapında devam etmektedir.

Silahlı çatışmaların yaşandığı çeşitli bölgelerde, devlet güçleri yeni cepheler açarak askeri saldırganlığı genişletmektedirler. Paramiliter güçlerin faaliyetleri de katlanarak devam etmekte ve toplumsal uyumu ve güvenliği tehdit etmektedir. BM üyesi olup iç çatışmaların tarafı olan devletlerin, COVİD-19’u bir nevi biyolojik bir silah olarak kullandığını endişeyle izlemekteyiz. Ölümcül virüs bulaşmış ve testleri negatif çıkan kişilerin, muhalif yada muhalefet taraftarı olan insanların yaşadıkları alanlara gönderdiklerini görmekteyiz.

COVID-19'un her gün binlerce kişiyi öldürmesinin yanında, askeri çatışmaların yaşandığı bölgelerde, savunmasız sivil insanlar her gün yaralanmakta, ölmekte ve yerlerinden edinmektedirler. COVİD-19’u sınırlandırma stratejileri yoksul, yardıma muhtaç, savunmasız ve ötekileştirilmiş toplumlarda başarısız kalmaktadır.

 

Zaten yetersiz sağlık hizmetleri ve yoksullukla mücadele eden bu toplumlarda, COVID-19 tehdidi ile başa çıkmak için insani yardım alma ihtimali neredeyse yoktur.

Aşağıda imzası bulunan örgütler olarak çağrımız:

1-BM'nin küresel ateşkes çağrısının (iki taraflı) uygulanması. Somutta bunun uygulanması için hükümetlerin muhalifler tarafından ilan edilen ateşkeslere olumlu cevap vermesi ve en azından bu ateşkeslerin iki taraflı olmasının sağlanması

2-Siyasi sorunların kökeninden ele alınarak müzakere yoluyla çözülmesi

3-Siyasi tutukluların derhal serbest bırakılması.

4-Askeri tırmanışa son verilmesi ve yeni askeri cephelerin açılmalarının durdurulması. Bu kriz sürecinde insani durumların askeri ve güvenlik kapsamı dışında tutulması insani ihtiyaçların giderilmesinin esas alınması.

5-COVİD-19’a karşı insani yardımların doğrudan BM kurumları üzerinden çatışma bölgelerindeki yoksul ve muhtaç olan topluluklara, yerelde çalışan sivil toplum kuruluşları üzerinden yapılması

6-İnsan hakları çalışanları ve savunucuları ile toplumsal hareket üyelerinin yasal, siyasi ve diplomatik yollarla korunması."

ANHA


Diğer Haberler