Kobanê… 134 günlük direnişle gelen zafer

Kobanê direnişi devam ediyor. Bu cümle birçok gazete, dergi ve televizyon kanalının manşetiydi. Bütün dünyanın gözü tarihi direnişteydi. İlk defa küçük bir Kürt şehrinde gençler DAİŞ çetelerine karşı direniyordu. Bu dosya, tanıkların ifadeleriyle Kobanê direnişinin temellerini özetlemektedir.

Tarihler 15 Eylül 2015’i gösterdiğinde DAİŞ çeteleri, aylarca süren uzun bir kuşatmanın ardından Kobanê’ye kuzey, batı ve güney taraflarından saldırdı ve dört aydan fazla süren büyük bir savaş başlamış oldu.

Kobanê, 19 Temmuz 2012 devriminde Şam hükümetinden özgürleştirilen Kuzey ve Doğu Suriye’nin ilk şehridir. Dolayısıyla bu küçük şehir büyük bir değere sahip. Kobanê, özgürleştirilmesinin ardından birçok grup kente doğru ilerlemeye çalıştı fakat Halk Savunma Birlikleri (YPG-YPJ) önlerinde bir kaleydi.

DAİŞ çetelerinin saldırısı başladığı zaman, onlarca YPG ve YPJ direniş duvarı kurdu. Kobanê’nin etrafındaki birçok köy çetelerin elinde geçti ancak en büyük savaş şehrin sokakların yaşanıyordu. Kobanê’yi işgal etmek isteyen DAİŞ çeteleri bu benzersiz ve tarihi direniş karşısında şaşkınlık yaşadı. Savaşçılar şehri bırakmadı ve Kobanê güçlü iradenin örneği oldu.

‘BABA KOBANÊ’Yİ BIRAKMA!’

DAİŞ çeteleri tanklarla, roketlerle ve her türlü ağır silahlarla kanlı saldırlar gerçekleştiryordu. Fakat Kobanê halkı yalnızca hafif silahlarla çetelere karşı direniyordu.

Kobanê direnişinin şahidi Mihemed Xilo, şehirde kalmasının nedenini ve savaçşılarla birlikte direnişe katılmasını şöyle yorumladı, “Kobanê’yi savunmak için şehirde kaldık. Şehrimizi çetelere teslim etmeyi kabul etmedik. Moralimiz oldukça yüksekti. Çünkü burası bizim toprağımız” dedi.

DAİŞ çetelerinin ağır silahlarına karşı hafif silahlarla direndiklerini kaydeden Mihemed Xilo, “Kazanacağımıza inanıyorduk, çünkü irademiz ve inancımız güçlüydü. Tanklar üzerimizden geçse de, şehit olsa bile şehri terk etmedik. Birisi şehit düştüğünde, şehirde kalma ve direnme irademiz, ısrarımız daha da büyüyordu” ifadelerini kullandı.

YPJ savaşçısı olan kızını savaşın cephesinde gördüğü zaman onunla geçen hikayesini anlatan Xilo, “Savaş cephesinde kızımı gördüm. Hiç ailesinin durumunu sormadan sadece ‘Baba Kobanê’yi bırakmayın’ dedi. 4 gün sonra şehadet haberini aldım. O son görüşmemizdi ve ben de sözümü yerinde getirdim” dedi.

‘BU DİRENİŞ TÜM KÜRTLERİ VE DÜNYAYI ETRAFINDA TOPLADI’

Kobanê halkı şehrini savunduğu zaman, Bakurê Kurdistan halkı da Türkiye-Suriye sınırındaydı. Sınırın korunması ve DAİŞ çetelerinin sınırdan Kobanê’ye geçmemesi için canlı kalkan oldular.

Bu bağlamda Kürt halkının hala aynı direniş tutumuna sahip olduğunu belirten Mihemed Xilo, “Biz tarihi mirasımızı ve halkımızı savunduk. Kobanê direnişi, Kürdistan’daki bütün Kürtleri birleştirdi” Dedi.

Kobanê’nin direniş çizgisini Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) 1979’da başlayan direniş çizgisini takip ettiğini söyleyen Mihemed Xilo, “Kürtlerin yurtseverlik duygularını arttırdı” dedi.

Kobanê direnişi, insanlığın ortak direniş cephesini yarattı. Onlarca ülkeden gelen enternasyonalist savaşçılar Kobanê’ye gelerek DAİŞ’in faşizmine karşı halkların ortak direnişinde yer aldı.

Hızla tüm dünyaya yayılan Kobanê direnişi halkların ortak mücadelesinin sembol haline geldi. Zira dünya DAİŞ terörünü Musul’dan, Şengal’den tanımıştı. Ama kobanê direniş duvarına çarpan DAİŞ beklemediği bir sona başlamıştı. Bu direniş Kobane sokaklarından dünyanın dört bir yanına yüzbinlerine dönüştü.

Dünyadaki özgürlük yanlısı tüm halklarının Kobanê’yi desteklediğini kaydeden Mihemed Xilo, “Sadece Kürtler değil, enternasyonalist savaşçılar da DAİŞ’e karşı Kobanê’nin yanında direndi. Ukraynalı bir savaşçıya neden Kobanê’ye geldiğini sordum. Dedi ki, ben Kürtleri tanıyorum. Onlara zulmedildiğini biliyorum. Bunun için bu faşizme karşı Kürtlerin yanında yer almaya, özgürlük savaşlarına katılmaya geldim” şeklinde konuştu.

ELİNE SİLAH ALAMIYORDU FAKAT SAVAŞÇILARA YEMEK YAPIYORDU

Emîne Diyar, yaşlı bir kadın. Eline silah alabilecek yaşta değil. Ona rağmen şehri terk etmemiş ve belki de silah alıp savaşmamış, ama o da şehirde kalarak cephedeki savaşçılara yemek yapmış.

Şehri terk etmek istemeyen Emîne Ana, toprağın namus ve şeref olduğunu, Kürtler vatansız kalırsa yeryüzünden kaybolacağını söyledi. Bunun için şehirden çıkmayı kabul etmemiş.

Savaşın başlangıcında Emîne Ana oruç tutmasına rağmen onlarca kadınla birlikte Kobanê ve köylerindeki savaşçılara yemek yapımış. DAİŞ çeteleri Kobanê’nin büyük bir bölümünü kontrol ettiklerinde, Bakurê Kurdistan’ın Pirsûs (Suruç) ilçesine dönmüş yüzünü. Burada Kürdistan’ın dört bir yanından gelip Türkiye-Suriye sınırında Kobanê halkının direnişine destek vermeye gelen kişilere yemek yapmaya başlamış.

BÜYÜK YAŞINA RAĞMEN EL NUSRA VE DAİŞ’E KARŞI SAVAŞTI

Kentte kalan siviller, Şengal’de Êzidîlere yapılan ve binlerce insanın katledildiği katliamın bir benzerinin yaşanmaması için buradan ayrılmak zorunda kaldı. Saldırı şiddetinin artmasıyla birlikte, kente dönük kuşatma daralınca, halk şehir merkezinin 5 km batısındaki Til Şiîr köyüne gitmek durumunda kaldı.

10 gün içinde 300 binden fazla sivil yönünü kantonun Bakurê Kurdistan ile olan sınırına çevirdi. Sivillerin bir kısmı sınırı geçeçerek Suruç’a geçerken, bir kısmı da Til Şiîrê köyünde kaldı.

Kobanê’nin güney batısında bulunan Ziravikê köyünde Eladîn Ebdo Hemo’nun ailesi de savaştan dolayı Til Şiîrê köyüne geçenlerden. Savaşçılara yardım etmek için köyde kalan aile buradan savaş cephesine yemek yapmaya başlar.

Eladîn Hemo, 2012 yılında Kobanê’yi kuşatan El Nusra çetelerine karşı direndiğini ardından DAİŞ çeteleriyle savaştığını, sonrasında da Kobanê ve köylerini özgürleştirme hamlelerindeki yerini aldığını söylüyor.

134 gün süren direnişin ardından, YPG ve YPJ güçleri 26 Ocak 2015’te Kobanê şehrini özgürleştirdi. Bu tarih, Suriye ve bölgedeki değişimlerin başlangıcı oldu.

ANHA


Diğer Haberler