​​​​​​​Kobanê saldırısının yıldönümünde DAİŞ’teki hareketlilik

Suriye krizinin başlamasıyla DAİŞ adıyla ortaya çıkan bir grup çete dünyayı tehdit eden küresel bir güç haline geldi. 2014 yılında Kobanê’de ağır bir yenilgi alan DAİŞ çeteleri 5 yıl içinde coğrafi olarak yok edilse de bugün Türkiye gibi işgalci ülkelerin desteğini alarak yeniden hareketlilik gösteriyor.

Suriye’de 3 yıl süren kriz ve iç çatışmanın ardından, 2014 yılının sonunda DAİŞ’in ortaya çıkmasıyla beraber savaş Suriye’nin çoğu bölgesine yayıldı.

DAİŞ, Suriye ve Irak’taki güvenlik boşluğundan ve krizden güç aldığı için dünyadaki tüm çeteler Suriye ve Irak’a gelerek Musul, Reqa, Dêrazor, Tekrît,Felluce gibi çok sayıda bölgeyi ve geniş alanları kontrol etti.

Başta çete sayısı yüzleri geçmeyen DAİŞ hızlı bir şekilde, Suriye ve Irak’ta geniş alanları işgal etti. Musul birkaç saatte DAİŞ’in eline geçti, Reqa’da öyle. DAİŞ, Irak ve Suriye ordusunun büyük üslerini kontrol etti ve yüzlerce askeri kurşuna dizdi. Bununla birlikte Suriye krizi başka bir yöne evirildi.

DAİŞ zirveyi yaşadığı süreçte, Suriye’de Ürdün’lü pilot Muaz Kesasibe’nin yakılması gibi çok sayıda suçunu kayıt altına aldı. Halep, Reqa ve Tedmur’un sokaklarından Şam hükümetinin yüzlerce askerinin idam edilmesi ve onlarca yurttaşın başının kesilmesine ilişkin suçlarını da kayıt altına aldı.

Suriye ve Irak orduları bir anda yıkıldı ve DAİŞ onlarca şehir ve beldeyi işgal etti. İki orduya yönelik toplu katliamları meşru göstermek için dini çizgiyi kullanan DAİŞ, işgalini dayattı ve ‘İslam Devleti’ni ilan etti.

Türk devleti ve DAİŞ, Kobanê Kantonu’nu işgal etme konusunda aynı amaca sahipti.

Kobanê Demokratik Özerk Yönetim’in ilan ettiği 3 kantondan biri. 19 Temmuz Devrimi’nin başladığı şehirdir. Ardından devrimin kıvılcımı ülkenin kuzeyinde yayıldı. 

DAİŞ, birkaç gün içinde 300’e yakın köyü işgal etti ve 2014’de Ekim’in başında Kobanê’nin sınırına yaklaştı. Bölgeden yurttaşlar Suruç’tan Bakûr’e Kurdistan’a doğru giderek, DAİŞ’in Türkiye sınırından kente geçmesini engellemek için canlı kalkan oluşturdu.

Bununla birlikte yüzlerce yaşlı ve genç kentte kaldı ve aşırılık yanlısı çete gruplarının ağır ve orta düzeyli silahlarına karşı kader savaşına başladı. Savaşçılar şehrin iki mahallesine yerleşerek, saldırılara karşı hafif silahlarla ve büyük bir iradeyle cevap verdi. Savaşçılar DAİŞ çetelerine karşı 21 gün büyük bir mücadele yürüttü. Ardından YPJ ve YPG savaşçıları mahalleleri kurtarmaya başladı.

YPG VE YPJ MAHALLELERİ KURTARDI

Şehrin iki mahallesine yerleşen savaşçıların önünde, savunma ve hafif silahlarla yanıt verme dışından bir seçenek yoktu. Savaşçılar, 21 gün DAİŞ’in yayılmasının önünü tuttu. Ardından DAİŞ’e karşı Uluslararası Koalisyon’un uçakları geldi ve şehrin içinde çeteleri bombaladı. Bununla birlikte YPJ ve YPG savaşçıları birçok mahalleyi kurtardı.

YPJ, YPG, Fırat Volkanı Operasyon Odası savaşçıları ve Enternasyonalist savaşçıları, şehrin tüm mahallelerini kurtardı ve 26 Ocak 2015 ya da 134 gün süren şiddetli savaşın sonunda zaferi duyurdu. YPG ve YPJ, şehrin doğusundaki Kürtler Çeşmesi Tepesi’nde bayraklarını dalgalandırmasıyla birlikte bütün şehri kurtardığının işaretini verdi ve bir çok ülkenin şehirlerinde yurttaşlar kutlamalar gerçekleştirdi.

Türk devletinin, sınırında 5 ay süren Kobanê savaşında 6 binden fazla çete öldürüldü. Bölgenin işgal edilmesinde Türk devletinin desteğine rağmen bu, DAİŞ’in yenilmesinde dönüm noktası oldu.

DAİŞ’İN COĞRAFİ OLARAK YENİLGİSİ

Gün geçtikçe Suriye’nin köy ve beldeleri kurtarıldı ve DAİŞ’in Minbiç, Tebqa, Reqa’ya verdiği büyük zararın ardından yıkımı başladı. DAİŞ, Baxoz’un bin metre kareyi geçmeyen küçük bir bölgesinde kuşatıldı. 3 bin çete üyesi QSD’ye teslim oldu ve bundan fazlasını ise QSD savaş sırasında yakaladı.

2019 yılındaki en önemli olay DAİŞ’in temsil ettiği “küresel terör”ün yenilgiye uğratılması oldu. Kuzey ve Doğu Suriye’de 63 ay aralıksız devam eden savaşın ardından QSD, Dêrazor’un doğusundaki Baxoz’daki son üste DAİŞ’i yenilgiye uğrattı.

DAİŞ SURİYE’DE TÜRK DEVLETİNİN ARACI HALİNE GELDİ

Elbette Türk devleti hala DAİŞ’in büyük bir destekçisi. O yıllarda Türkiye-Suriye sınırında birlikte çalışan Türk ve DAİŞ askerlerinin fotoğrafları yayıldı. Musul'daki Türk devlet konsolosluğu, DAİŞ tarafından ele geçirildikten sonra içindeki diplomatlar Türkiye'ye iade edildi. Bu, Türk devleti ile DAİŞ’in işbirliğini ortaya koydu.

Ayrıca Türk devleti, dünyanın 110 ülkesinden 40 binden fazla DAİŞ'linin kendi toprakları üzerinden Suriye'ye geçmesine izin verdi. Amerika Birleşik Devletleri'nin DAİŞ’e karşı Uluslararası Koalisyon eski özel temsilcisi Brett McGurk bunu bir tweette açıkladı.

Brett McGurk, ABD'nin Suriye'nin kuzeyindeki bazı bölgelerden çekilmesinin cinayet, insan kaçırma, yağmalama ve Türk devletinin egemenliğindeki bölgelerden göçe zorlama suçlarına yol açacağını söyledi.

Türk devletinin Suriye'deki sınır bölgelerine yönelik tehditleri ve bombardımanları, son savaşında DAİŞ’e moral vermek için sürdü. Bununla birlikte onlarca kurum ve kanal, Türk MİT ile DAİŞ arasındaki güçlü ilişkinin Suriye ve Irak topraklarını işgal etmeye çalıştıklarının gizli belgelerini ortaya çıkardı.

TÜRKİYE VE SURİYE'NİN İŞGAL BÖLGELERİ DAİŞ'İN GÜVENLİ ÜSLERİDİR

Türk hükümeti her zaman Kuzey ve Doğu Suriye'de güvenli bir bölgeden bahsediyor. Ancak Türk devleti uluslararası yardımlarla Serêkaniyê ve Girê Spî'yi, Efrîn’i, Cerablus'u, Bab'ı ve Ezaz'ı işgal ettiğinde Suriyeliler için değil DAİŞ için güvenli bölge inşa etti.

Suriye'deki Amerikan güçleri, QSD ile koordineli olarak, Suriye'nin kuzeyinde Türk devletinin işgal ettiği bölgelerde çok sayıda DAİŞ elebaşını öldürdü. DAİŞ ve işgalci Türk ordusu o bölgede faaliyet gösteriyor.

Ekim 2019'da DAİŞ elebaşı Ebubekir El-Bağdadi, Türkiye sınırına 5 kilometre uzaklıktaki İdlib'de Uluslararası Koalisyon ve QSD'nin ortak istihbarat operasyonunda öldürüldü.

ABD Başkanı Joe Biden, 3 Şubat'ta DAİŞ elebaşı Ebu İbrahim El-Kureyşi'nin ABD özel kuvvetlerinin İdlib'in Atme kasabasında düzenlediği bir operasyonda öldürüldüğünü açıklamıştı.

23 Ekim 2021'de Uluslararası Koalisyon'a ait insansız bir uçak, Serêkaniyê'nin Edwaniyê köyünde DAİŞ elebaşı Ebu Hemze El Şîhêl olarak da bilinen Sebahi El İbrahim El Museleh ve beraberindeki 2 kişiyi bombalayarak öldürdü.

23 Ekim 2020'de Uluslararası Koalisyon tarafından aranan en tehlikeli DAİŞ çetebaşlarından İsmail İdo, Eyn İsa'da öldürüldü. Bu çete Türk askerleriyle birlikte Suriye ve Libya'da çeşitli yerlerde bulunmuştu. Mielek köyünde 21 Türk çete üyesi ve askeriyle birlikte QSD’nin pususunda öldürüldü.

DAİŞ’İN FAALİYETLERİ

DAİŞ, Suriye ve Irak'ta faaliyetlerini sürdürüyor. Gizli hücreleri aracılığıyla bölgenin güvenliğini bozuyor ve Türk devletinin tehditlerinden yararlanarak daha fazla katliama imza atmaya çalışıyor. Önceki tahminlere göre Suriye ve Irak'ta hücre olarak, 4 bin ila 6 bin civarında DAİŞ çetesinin yanı sıra Kuzey ve Doğu Suriye’deki kamplarda binlerce tutuklu çete ve on binlerce çete ailesi bulunuyor.

İşgalci Türk devletinin, DAİŞ ve diğer çete gruplara verdiği destek, Hesekê’nin Xiwêran Mahallesi'ndeki Sînaa Cezaevi'ne düzenlenen ve 121 QSD savaşçısı ve yurttaşın şehit edilmesiyle sonuçlanan saldırı gibi bölgede güvensizlik ve istikrarsızlık ortamı yaratıyor.

Suriye'deki Hol kampı dünyanın en tehlikeli kamplarından biri çünkü dünyanın her yerinden binlerce DAİŞ ailesi kampta yer alıyor. Uluslararası toplum, QSD’nin elindeki 70 binden fazla DAİŞ çetesinin kaderini görmezden geliyor. Türk hükümeti bu mahkumları serbest bırakmak için her yolu deniyor.

Türk devleti, dünyada 93'ten fazla ülke halkının DAİŞ'e karşı direnişini desteklediği Kobanê'ye yönelik tehditleri durdurmadı. Türk devleti, bu bölgede kendi topraklarını savunanlara "terörist" diyor. Ocak 2015'te Kobanê'nin kurtarılması, o dönemde Türk devletinin desteklediği DAİŞ'in ilk yenilgisini de beraberinde getirdi.

Kobanê savaşında DAİŞ'in ilk yenilgisinin ardından, Türk devletinin desteğini almayı sürdüren DAİŞ, uluslararası güçlerin ihmaliyle Suriye ve Irak'ta dünyayı hala tehdit ediyor.

(df/rr)

ANHA