Kongreya Star’dan kadın raporu: İşgal edilen yerlerde kadınlar saldırı altında

Kongreya Star Araştırma ve İstatistik Komitesi, işgal altındaki bölgelerdeki kadınlara yönelik son 2 yıl içinde işlenen suçlara ilişkin "Türk işgali altındaki kadınlar" başlıklı bir dosya yayımladı.

Kongreya Star Araştırma ve İstatistik Komitesi tarafından hazırlanan dosya, işgalci Türk devletinin ve çete gruplarının Efrîn’i işgaliyle birlikte sivil halka ve kadınlara yönelik kaçırma, cinayet, şiddet, tecavüz gibi saldırıların başlamasından bu yana işlenen vahşeti ve suçları belgeliyor.

DEMOGRAFİ DEĞİŞİM PLANI UYGULANIYOR

Hazırlanan raporda Ocak 2018'de Türk devletinin kendine bağlı çete gruplarıyla birlikte Efrîn’e girdiği ve vahşi saldırılar gerçekleştirdiği kaydedilerek, “Mart 2018'den bu yana, Türkiye bölgenin kontrolünü ele geçirdi, uzun vadeli bir işgal ve baskı sistemi kurarak demografi değişim planını uygulamaya koydu” denildi.

9 Ekim 2019'da Türkiye’nin, cihatçı çetelerin yardımıyla işgal saldırılarına devam ettiği belirtilen raporda, “Ekim 2019'daki bu saldırıların ardından yüz binlerce insan tekrar göç etmek zorunda kaldı. İşgalci Türk devleti ve çetelerinin saldırısı, ABD birliklerinin bölgeden çekilmesinden hemen sonra ve bu güne kadar sessiz kalan uluslararası toplumun gözü önünde gerçekleşti. Türk devletinin amacı kültürel ve etnik soykırımdır. Kendi hegemonyasını oluşturmaktır” diye kaydedildi.

Raporun devamında işgalci Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’deki işgaline ve etnik soykırımının devamına dikkat çekilerek, “Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî gibi diğer işgal altındaki alanlarda işgalci Türk devleti şiddeti günlük olarak devam etmektedir. Birleşmiş Milletler Soruşturma Komisyonu'nun Suriye Arap Cumhuriyeti ile ilgili raporu Efrîn'de bir takım suçları belgeliyor. Türk devleti bünyesinde hareket eden çeşitli çete grupları tarafından tutuklamalar, cinayetler, fiziksel şiddet ve insan kaçırma olaylarının yanı sıra sivil evlerin yağmalanması ve haneye tecavüz olayları da bildirildi” ifadelerine yer verildi.

SALDIRILAR DEVAM EDİYOR

Saldırıların vahşice devam ettiği belirtilen raporda 2 Aralık 2019’da Tıl Rıfat’ta top atışları sonucu çok sayıda çocuğun katledilmesi örneği verildi. İnsan haklarını belgeleyecek hukuki işlemlerin kısıtlı olduğu kaydedilen raporun devamında, “Bu dosya, insanların ve özellikle kadınların her gün karşılaştığı şiddetin sadece bir kısmını belgelemektedir. Burada hem istatistiksel hem de sayısal olarak bildirilen kadınlara yönelik tecavüz ve şiddet olayları, şimdiye kadar belgelenenlerin küçük bir parçasıdır. Ancak, olay sayısı çok yüksektir.

2018 yılında Efrîn işgalinin başlamasından bu yana, Türk devleti ve cihatçı gruplar tarafından işgal edilen ve kontrol edilen bu alanlarda bin 564'den fazla kadın saldırı ve şiddet mağduru olmuştur. Efrîn-Suriye İnsan Hakları Örgütü'nün bir raporunda, kadınların ve çocukların en az 290 keyfi gözaltında tutulması da dahil olmak üzere binden fazla kadının kaçırılması ve kaybolması suçları belgelenmiştir.

Efrîn'de kadınların 20 Ocak 2018'den Haziran 2020'ye kadar kaçırılması ve öldürülmesi:

-2018'de (19 kadın kaçırıldı, 5'i öldürüldü ve biri kurtarıldı)

- 2019'da (50 kadın kaçırıldı, 4'ü öldürüldü ve 17'si kurtarıldı)

- 2020'de (30 kadın kaçırıldı, 5'i öldürüldü ve 13'ü kurtarıldı)

ÇOCUK YAŞTA ZORUNLU EVLİLİK

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi demokratik sisteminin kurulmasından bu yana, kadın yasalarını içeren bir takım kararlar almış bulunmakta. Bu yasalar kadın hakları ile ilgili belirli hükümler içeriyor ve şiddet eylemlerini yasaklıyor. Yasa, Efrîn, Kobanê ve Cizre bölgelerinde uygulandı. Bu yasadaki en önemli konu kadının özgürlüğü, zorla ve çocuk yaşta evlendirilmenin yasaklanmasıdır. Efrîn'in işgali ile kadınlar haklarından mahrum bırakıldılar ve zorla çocuk evlilikleri tekrar uygulandı.

KADINLARIN KATLEDİLMESİ

Efrîn İnsan Hakları Örgütü'nün 20 Ocak 2018'den 1 Haziran 2020'ye kadar olan raporuna göre, Türk devleti ve çeteleri tarafından 50 kadın öldürüldü.

Araştırma ve İstatistik Komitesi, 20 Ocak 2018 ve 1 Haziran 2020 tarihleri ​​arasında kaçırılan bazı kadınlar hakkında dava açtı ve ayrıca kadınların katledilmesi, nasıl öldürüldükleri, yer ve tarihleriyle birlikte şiddet olaylarını belgeledi.

‘İSTEĞİMİZ!’

Süreklileşen saldırılar ve kadına yönelik şiddetin insan hukukuna ve uluslararası hukuka aykırı olduğu kaydedilen raporda, “Gücüne sahip kadınlar, herhangi bir toplumun daha iyi durumda olmasını ve kadın hakları ve kadına karşı her türlü şiddete karşı mücadelenin yanı sıra toplumu koruma ve daha iyi bir dünya kurma mücadelesi anlamına gelir. Bu nedenle, Kuzey ve Doğu Suriye'deki demokratik, ekolojik ve özgür eş yaşam kurtuluş projesine destek sağlanmalıdır.

Biz Kongreya Star olarak, uluslararası örgütleri ve aktivistleri etnik soykırımının yasaklanması, kadınların katledilmesi ve bölgenin değişen demografik özellikleri için sorumluluk almaya çağırıyoruz.” denildi.

İşgalci Türk devletinin işgal altındaki alanlarda kadınlara yönelik işlenen suçları belgeleyen raporun son bölümünde ise yerine getirilmesi gereken bir takım kararlar yer aldı.

“Bu istek hemen yerine getirilmelidir” başlığı altında alınan kararlar şöyle sıralandı:

• Kuzey ve doğu Suriye üzerinde uçuşa yasak bölgenin hemen uygulanması.

• İşgal altındaki Türk ordusunu ve ona bağlı tüm askeri grupları Suriye topraklarından çekmek için ciddi adımlar atılmalıdır.

• Türkiye-Suriye sınırında uluslararası bir barışı koruma gücünün konuşlandırılması.

• Türkiye'ye ekonomik yaptırımlar uygulanmalı ve Türkiye ile silah ticareti durdurulmalıdır.

• Kuzey ve Doğu Suriye'nin Özerk Bölgesi'ne insani yardım sağlamak için önlemler alınmalıdır.

• Sahadaki durumu izlemek için Türk işgali altındaki bölgelerdeki insan hakları örgütlerine anında erişim sağlanmalıdır.

• Soykırım ve feminizm uygulaması derhal durdurulmalı ve Türk devleti ve müttefik cihatçı grupları adalete teslim edilmelidir.

• Kuzey ve Doğu Suriye’de insan hakları ihlallerinin hesabını sormak ve savaş suçlarını belgelemek için uluslararası bir mahkeme kurulmalıdır.”

(zd)

ANHA


Diğer Haberler