Kürdistan ve 4 ülkede 2022 femisidi-2

Türkiye ve Bakurê Kurdistan

“Jin Jiyan Azadî” sloganın yankılandığı Türkiye ve Bakurê Kurdistan’da her gün bir kadın katliamı yaşanıyor. Kadınlar, bu kırıma karşı sokaklarda, mecliste, kurumlarda, evlerde, işte ve toplumun her alanında mücadele geleneğinde ısrarlı.    

Türkiye ve Bakurê Kurdistan’da kadınlar her alanda kırıma uğruyor, erkek aklıyla şekil verilmeye çalışılıyor. Kadın katliamlarının günbegün artış göstermesi durumunu ciddiyetini biz kez daha gözler önüne seriyor.

Soykırım anlamına gelen jenosit kelimesinden türetilen femisid kavramı ilk kez 1801 yılında kadın cinayetleri için kullanıldı. Diana Russell, femicide kavramını “kadınların, kadın oldukları için erkekler tarafından öldürülmesi” olarak ifade ediyor. Dünyanın 4 tarafında gelişen femisid özellikle Kurdistan’ı işgal eden devletler tarafından bir politika olarak uygulanıyor. Buna karşı Kürt kadınları öncülüğünde yürütülen direniş mücadelesi, evrenselleşerek yekvücutta bütünleşiyor. 

Dosyamızın bu bölümünde Türkiye ve Bakurê Kurdistan’daki kadın katliamlarını ele alacağız.

10 AYDA 280 KADIN KATLİAMI

Türkiye ve Bakurê Kurdistan'da kadın kırım bilançosu günbegün ağırlaşırken, neredeyse her gün bir kadın katlediliyor. İHD Merkez Kadın Komisyonunun 2021 yılı raporuna göre; en az 323 kadın erkekler tarafından katledildi. 118 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Bin 19 kadın tecavüz ve tehdit edildi şiddete maruz bırakıldı.

Kadın Katliamlarını Durduracağız Platformu’nun 2022 yılının 10 aylık bilançosuna göre; 280 kadının katledildi, 202 kadının da şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Yargılanan failler cezasızlıkla adeta ödüllendirildi.

HAPİSHANEYE DÖNÜŞEN TÜRKİYE

İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi Hapishaneler Komisyonu’nun, Türkiye ve Bakurê Kurdistan hapishanelerinde yaşanan hak ihlalleri raporuna göre; 31 Mayıs 2022 tarihi itibariyle hapishanelerde 10 bin 522 hükümlü ve bin 978 tutsak olmak üzere toplam 12 bin 500 kadın bulunuyor. Aynı şekilde 4 çocuk eğitim evi ile 8 çocuk kapalı ceza infaz kurumunda ise 12 ile 18 yaş arasında 670’i hükümlü ve 1406’sı tutuklu olmak üzere toplam 2 bin 76 çocuk bulunuyor. 0-6 yaş aralığındaki 345 çocuk, anneleriyle birlikte hapishanede tutuluyor.

İHD Meclis Kadın Komisyonun 2021 yılında paylaştığı rapora göre; Bakurê Kurdistan’da 141 kadın gözaltına alındı. Aralarında üniversite öğrencileri ve politikacılarında bulunduğu 53 kadına anadilde savunma hakkı da dahil olmak üzere soruşturma ve davalar açıldı, bu davalar kapsamında 32 kadına çeşitli cezalar verildi. Toplumsal cinsiyetle ilgili yapılmak istenen demokratik ve barışçıl gösteri, eylem ve etkinlerin 21’ne saldırıldı. Yine Urfa’da 406 gündür adalet nöbeti tutan Şenyaşar ailesinin nöbet eylemi 6 kez yasaklanmış, saldırılmış, Emine Şenyaşar darp edilmiş ve hakkında soruşturma başlatılmıştır.

21 Kasım’da Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye ile Başûrê Kurdistan yönelik hava saldırılarını Amed’de protesto eden aralarında kadınların da olduğu 47 kişi darp edilerek gözaltına alındı.

KADIN GAZETECİLE ŞİDDET

Türkiye ve Bakurê Kurdistan, gazeteciler için de adeta zindana dönüştü. Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu tarafından hazırlanan Ocak –Haziran 2022 Kadın Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri Raporu’na göre; kadın gazetecilere yönelik en az 161 hak ihlali yapıldı. 7 aylık süreç içerisinde en az 18 gazeteci, sahada haber takibi yaptığı esnada TC güçleri tarafından fiziki saldırısının yanı sıra sanal medya ortamlarında erkeklerin cinsiyetçi hakaret ve sözlü saldırısına maruz kaldı.

14 kadın gazeteci şiddet gördü, 6 gazeteci mesleğini icra ettiği için tehdit edildi. 10 gazetecinin evi basıldı, 26 gazeteci gözaltına alındı, 1 gazeteci tacize uğradı. 31 gazetecinin sahada haber takibi, 1 gazetecinin seyahat hakkı engellendi. 6 gazeteci, gazetecilik faaliyetlerinden dolayı tutuklandı. 1 gazeteci ajanlık dayatmasına maruz kaldı.

Mesleki faaliyetlerinden dolayı 10 gazeteci hakkında soruşturma, 12 gazeteci hakkında dava açıldı. 12 gazeteciye toplamda 23 yıl 10 ay 27 gün hapis cezası, 4 gazeteciye toplamda 190 bin 250 TL para cezası verildi. 25 Ekim’de JİNNEWS muhabirleri Habibe Eren ve Öznur Değer ile Mezopotamya Ajansı (MA) Yazı işleri Müdürü Diren Yurtsever, MA muhabirleri Berivan Altan, Ceylan Şahinli ve Zemo Ağgöz işkence ile gözaltına alındı. 29 Ekim’de 5’i kadın 9 gazeteci tutuklandı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır İl Eş Başkanı Gülistan Atasoy TC’nin kadın kırımına yönelik ajansımıza konuştu.

‘KADIN KIRIMINA KARŞI ÇOK GÜÇLÜ BİR DİRENİŞ VAR’

Gülistan Atasoy, tüm dünyada olduğu gibi hem Kürdistan hem de Türkiye’de kadınlar açısından kesişimsellik arz eden bir süreç olduğuna dikkat çekti.

 “Çoklu krizler adı altında değerlendirdiğimiz bu krizlerin kökenine baktığımızda da önemli oranda cinsiyetçi ideolojinin izlerini görebiliyoruz” diyen Gülistan Atasoy, devlet politikaları, kamusal ve ev içi şiddet, kapitalist sistemin kâr odaklı politikaları, yoksulluk ve ekonomik kriz gibi etkenlerin kadın katliamlarının temeli olduğunu belirtti.

Kürdistan ve Ortadoğu’daki kadınların hem erkek devlet şiddeti hem de savaş politikalarının yansımalarını derinden hissettiğinin altını çizen Gülistan Atasoy, “Bu kırım politikalarının binlerce yıllık tarihsel bir geçmişi var. Fakat bunun yanında kadınların sürekli olarak güç aldığı evrensel slogan haline gelen Kürt Kadın Hareketinin yarattığı ‘Jin Jiyan Azadi’ mücadelesi var” ifadelerini kullandı.

‘MÜCADELE YÜKSELDİKÇE KADIN SOYKIRIMI ARTIYOR’

Hem Rojava hem Rojhilatê Kurdistan’dan dünyaya yayılan direniş kültürünün bu topraklarda şekillendiğini belirten Gülistan Atasoy, direniş ve mücadele yükseldikçe sistemin kadına dönük soykırıma saldırıları artığını söyledi.

Gülistan Atasoy, son dönemde artan saldırılara yönelik şunları belirtti: “Kadın kazanımlarına dönük saldırıların gasp edilmeye çalışılması, kadınların toplumsal-kamusal-siyasal alanlardan tasfiye edilmeye çalışılması, kadınların büyüyen mücadelesinden kaynaklı sistemin kendini yeniden var etme çabasının da göstergesidir.”

JIN, JIYAN, AZADÎ ZAMANI

Kadınların bu 25 Kasım’da göstereceği birliktelik, dayanışma fotoğrafının gerici cinsiyetçi zihniyetin yenilebileceğini ortaya koyacağını aktaran Gülistan Atasoy, bunun var olacak toplumsal hareketliliğin, muhalefetin güçlenmesine de olanak sağlayacağını ekledi.

Gülistan Atasoy, 25 Kasım’ın bir önceki yıllara göre farkını şu cümlelerle ortaya koydu; “25 Kasım’a ivme kazandırabilecek bir potansiyeli görünür kılmak ve bundan sonra dünya halklarına, kadınlarına yeni bir yaşamın umudunu yeşertecek bir sürecin önünü açmak olacaktır. Türkiye’deki kadın mücadelesinin etkisi, olanakları önümüzdeki sürece göre büyük oranda ışık tutacak önemde ve tarihselliktedir. Hem Kürt kadınları olarak hem Türk kadınları ve dünyadaki tüm kadın hareketlerine 25 Kasım’a giderken erkek devlet şiddetine, savaşa ve militarizme karşı yeni bir yaşamın umudunu hep beraber ‘Jin, Jiyan, Azadî’ diyerek birlikte karşılamaya çağırıyoruz. Kadınların yüzyılı olacak süreci hep beraber karşılayalım.”

ANHA