Kürdistan ve 4 ülkede 2022 femisidi-3

Suriye- Kuzey ve Doğu Suriye

Kuzey ve Doğu Suriye’de saldırılar dünyanın gözü önünde gerçekleşiyor. Türk devleti ve çeteleri, son 10 ayda işgal altındaki bölgelerde 9 kadını katletti ve 46 kadını kaçırdı, SİHA’larla DAİŞ’e karşı savaşta öncülük yapan 9 kadını şehit etti.

Şam hükümetinin zihniyeti ve işgalci Türk devleti kadınlara karşı farklı değiller. Şam hükümeti kimliğini tanımamakla, Türk devleti de saldırıları ve çeteleri de Kuzey ve Doğu Suriye’ye baskılar kurarak işgal altındaki bölgelerde ve Suriye’de femiside yürütüyor.

Bu dosyamızda Şam hükümetinin ve Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye gerçekleştirdikleri femiside yer vereceğiz.

ŞAM HÜKUMETİ’NİN FEMİSİD ZİHNİYETİ

Siyasi, hukuki, toplumsal, ekonomik, güvenlik alanlarında ve kadın özgürlüğü ve hakları Şam hükümeti tarafından reddediliyor.  Şam hükümetinin eril zihniyeti yaşamın bütün alanlarında kadına karşı muktedirdir. Şam hükümetinin kontrolündeki bölgelerde kadın katliam, işkence, küçük yaşta evliliğe zorlanma, çok evlilik, tecavüz, tutuklama ile karşı karşıya kalıyor. Kadın intiharları da gün geçtikçe artıyor. Özellikle Şam hükümeti namus adı altında kadın katliamına teşvik ediyor. Namus adı altında yapılan katliamlar için Suriye yargısı katiller için %80 ceza indiriminde bulunuyor. “Namus katliamları” adı altında işlenen birçok cinayet için Suriye yargısı “cezaya gerek görülmedi” diyerek katilleri serbest bırakıyor. 

TUTUKLU KADINLAR

Şam hükümeti zindanlarındaki tutsak kadınların durumu tehlike altındadır. Zindanlarda tutsakların hakları ihlal ediliyor. Tutsakların durumunu izlemek için hiçbir heyet zindanlara giremiyor. Kürt siyasi tutsaklara ve bütün tutsaklara her türlü işkence yapılıyor. Zindanlarda ilaç, temizlik malzemeleri, aile görüşleri yasaktır. İşkence, tehdit, taciz, ölüm ve tecavüz gibi suçlar işleniyor. Zindanlardaki barbarlıktan dolayı birçok tutsak kadın bırakıldıktan sonra psikolojik ve ağır hastalıklara yakalandı. Şam hükümeti zindanlarında akıbetleri belli olmayan birçok kadın tutsaktır.

Şam hükümeti zihniyeti siyaset alanında da kadının önünü kapatıyor. Suriye parlamentosunda %11 kadın yer alıyor. Şam hükümetinde ise %9 kadın yer almaktadır. Şam hükümetinin bu durumu dünya genelindeki orana göre kadınlara hak tanımama konusunda üçüncü sırada yerini almaktadır. Kadınları eve hapsetmek istiyorlar ve kadın direnişini bastırmak için hükümetin bütün imkanları seferber ediliyor.

KADIN DEVRİMİNİN DÜŞMANI

Türk devletine bağlı çetelerin saldırıları, Cebhet el-Nusra, DAİŞ, Özgür Suriye Ordusu ve HTŞ, Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerinde direkt femisid gerçekleştirdi. Özellikle Cerbalus, Serêkaniyê, Girê Spî’nin işgali ile birlikte Türk devleti ve ona bağlı çeteler işgal altındaki bölgelerde ve Özerk Yönetim bölgelerinde femisidi farklı boyutlarda uyguluyor. DAİŞ’in uyguladığı kadın katliamı, tecavüz, kaçırma, satma, tutuklama, işkence işgal altındaki bölgelerde gerçekleşmektedir. Bu işgal altındaki bölgeler onlar için birer gettoya dönüştürülmüştür ve kimse bu suçları belgeleyemiyor ve dünya bu femiside karşı sağır, kör ve dilsizdir.

KADIN KATLİAMI BİLANÇOSU

- Yılbaşından Ekim 2022’ye kadar işgalci Türk devletinin SİHA’ları, DAİŞ’e karşı savaşan 9 kadını Kuzey ve Doğu Suriye’de şehit etti. İşgalcilerin top atışında 5 kadın şehit edildi.

- Suriye Kadın Hakları Savunma ve Araştırma Merkezi’nden edindiğimiz bilgilere göre son 10 ayda işgal atlındaki bölgelerde 9 kadın katledildi, 25 kadın yaralandı, 46 kadın kaçırıldı ve birçok tecavüz gerçekleşti.

- Cizre İnsan Hakları Örgütü’nden edindiğimiz bilgilere göre; yılbaşından Ekim ayına kadar Türk devleti ve çetelerinin işgali altındaki bölgelerde 20 çocuk öldürüldü, 62 çocuk yaralandı ve 20 çocuk da kaçırıldı.

- 10 ayda işgalci Türk devletinin ve çetelerinin Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine yönelik top atışları sonucunda; 14 çocuk şehit edildi, 40 çocuk yaralandı. İşgalcilerin bombardımanında 8 çocuk şehit edildi ve 14 çocuk da yaralandı.

YAŞAMIN HER ALANINDA EŞİTLİK

Femisidin her türlü yöntemine karşı Kuzey ve Doğu Suriye kadınları, dünya kadınları için yeni bir özgürlük direnişi örneğini oluşturuyor. Kuzey ve Doğu Suriye’de kadın devriminin güvenlik, ekonomik, hukuk, ordulaşma, eğitim, siyaset ve toplumsal alanlarda yaşamsallaştırılması ile kadın öncü role sahiptir. Kuzey ve Doğu Suriye Toplum Sözleşmesi’ne göre yaşamın her alanında kadın %50 yer almaktadır. Eğitim gibi bazı alanlarda bu oran daha fazladır. Kadın Yasaları ile birlikte kadın hakları koruma altındadır.

Şam hükümeti ve işgalci Türk devletinin femisidi ile ilgili Demokratik Birlik Partisi (PYD) Başkanlık Kurulu üyesi Foza Yûsif ajansımıza konuştu.

‘KADIN ŞAHSINDA ÖZGÜRLÜK TEHLİKE ALTINDADIR’

Kadınların baskıya karşı direnişi 25 Kasım ile sembolize edildiğini ancak her gün katliam ile karşı karşıya kaldığını belirten Foza Yusif “Buna karşı kadın her gün direniş ve başkaldırı içerisindedir. 25 Kasım günü ile kadınlar, yeni bir hamle ile daha etkili yöntemlerle direnişi büyütebilir. Bu kadar önemli ve gerekli olan direnişi bir gün ile sınırlandırılmaz. Her günü 25 Kasım’a dönüştürmeliyiz çünkü kadın şahsında bütün insanlığın özgürlüğü tehlike altındadır” dedi.

ROJAVA DEVRİMİNDE KADIN MANİFESTOSU

“Kadınlar başkaldırıyor ve bu başkaldırı bizim bölgelerde başladı” diyen Foza Yusif Rojava kadın devrimine dikkat çekerek, “Devrimi yenmeye yönelik bütün girişimlere karşı bölgelerimizde kadın rönesansı gerçekleşmektedir. Bu yol toplumsal rönesansın önünü açıyor. Bölgelerimizde kadın manifestosu sergilendi. Bu nedenle bu manifestonun her yerde yayılmasını istemiyorlar. Devrimin kalıcılaşmaması için Türk devleti, öncü kadınları hedef yapıyor. Her kadının şahsında kadının özgürlük direnişinden bir parçayı tasfiye etmek istiyorlar. Buna karşı kadın sesi ve başkaldırısı kartopu gibi günden güne büyüyor ve güçleniyor” şeklinde konuştu.

‘İŞGAL ALTINDAKİ BÖLGELERDE KADINDAN İNTİKAM ALIYORLAR’

Foza Yusif, Türk devletinin işgali ve ona bağlı çetelerin işgali altındaki bölgelerde yaşanan femiside dikkat çekerek bu bölgelerde intikam alınmak istendiğini kaydetti.

Foza Yusif sözlerine şöyle devam etti: “Türk devleti işgali altındaki bölgelerde kadın, halk, bileşenler, ekoloji ve kültüre karşı kırım gerçekleşmektedir. İşgal altındaki bölgelerde kadın sisteminden intikam alınmaktadır. Efrîn’de kadın sisteminin temeli inşa ediliyordu. Bu nedenle kadın değerleri üzerine yönetilen Efrîn’e saldırı gerçekleşti. İşgal altındaki bu bölgelerde DAİŞ sistemi yürütülmektedir. Kadın herkesten önce işgalciliğe karşı durmalıdır. İşgalcilik en çok kadın özgürlüğüne saldırı düzenlemektedir. Türk devletinin işgal bölgelerindeki kadına yönelik şiddeti her yerde teşhir edilmelidir.”

SURİYE YASALARINDA KADIN VARLIĞI SEMBOLİKTİR

Şam hükümetinin kadın haklarını garanti altına almadığını belirten Foza Yusif, “Suriye’deki mevcut yasalar kadınlar için demokratik ve özgürlükçü değildir. Bir yerde demokrasi olmadığında kadın özgürlüğü de olmaz. Suriye yasalarında kadının varlığı semboliktir. Bu nedenle kadın Suriye’nin bölgelerinde şiddet görüyor. Suriye’deki huzursuzluk, ekonomik kriz kadınlar için ağır sonuçları oluyor. Şam hükümeti egemenliğindeki bölgelerde kadın küçük bir oranda yer almaktadır. Bu nedenle yeni Suriye Anayasasında kadın hakları ve özgürlüğü güvence altına alınmalıdır. Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerinde direniş olduğu gibi Suriye’nin genelinde de direnişi güçlendirmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

‘HERKES KADIN DEVRİMİNE SAHİP ÇIKMALIDIR’

“Kadın ve ezilenler kadın devrimi ile yeni bir çağa girecek” diyen Foza Yusif, herkesin Rojava Devrimi deneyimlerine sahip çıkması gerektiğini vurguladı. Direnişlerini sürdüreceklerinin altını çizen Foza Yusif, “Barbar bir sistem karşısında direniyoruz. Bu nedenle direniş kolay olmayacak ve bedelleri de büyük olacaktır. Bedellerden korkmamalıyız. Özgürlükteki bir dakika, kölelikteki yıllardan daha değerlidir. İran ve Rojhilatê Kurdistan’da kadın başkaldırıları ile kadın devriminin toplumsal değişim ve dönüşümler için yaşamsal bir gerçeklik olduğu anlaşılmaktadır. Kadın devrimi yeniçağda direnişi başlatıyor. Rojavayê Kurdistan şahsında bütün kadınlar için esas olan bir tecrübe yaşandı. Her kadın, Rojava’daki kadın devrimi pınarından içmelidir” ifadelerine yer verdi.

‘KİRLİ KOMPLOLAR PLANLAMAK İSTİYORLAR’

Türk devletinin son günlerde Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine yönelik düzenlediği saldırıların komplo olduğunu vurgulayan Foza Yusif, “Türk devleti farklı gerekçelerle bir kez daha yurdumuzu işgal etmek istiyor. Özellikle İstanbul’daki patlama ile kirli bir komplo planlamak istiyor ve kamuoyu içerisinde bir zemin oluşturmak istiyor. Savaş gibi bir amacımız yok ancak bize yönelik bir saldırı gerçekleştiğinde öz savunmamızı yapacağız. Kuzey ve Doğu Suriye’deki bütün kadınlar her yönden kendini eğitmelidir. Kadın her alanda silahlanmalıdır. Savunmamızı erkek ve devletlere teslim edemeyiz. Herkes savunma konusunda kendini sorumluluk sahibi olarak görmelidir. Günlük olarak özsavunma sistemi üzerine durmalıyız. Savaşçı, direnişçi ve özsavunmacı kadınlar örgütlemeliyiz. Bunun dışında özgürlüğün gerçekleşmesi zordur. Sloganımız şudur ‘savunma olmadan özgürlük kalıcı olmaz’ bunu esas alırsak kendimizi kırımdan kurtarmış oluruz” dedi.

ANHA