Kürdistan ve 4 ülkede 2022 femisidi- 4

İran ve Rojhilatê Kurdistan

İran, 21. yüzyılda bile kadınlara karşı idam, kırbaç, işkence, çocuk yaşta evlendirme ve recm gibi insanlık dışı yöntemleri kullanmaya devam ediyor. Bugün, kadın cinayetleriyle karşı karşı kalan İran ve Rojhilatê Kurdistan kadınları, “Jin Jiyan Azadî” sloganıyla ayaklandı.

İran ve Rojhilatê Kurdistan’da demokrasinin olmaması ve dini sistemin hakim olması sonucu ve erkek egemenliği nedeniyle kadın cinayetleri yaşanıyor. Kadınlar buna karşı 70 gündür alanlarda eylem yapıyor.

Dosyamızın son bölümünde Rojhilatê Kurdistan ve İran’da kadın cinayetlerini işleyeceğiz.

ŞİDDET BAŞÖRTÜSÜNÜN ZORUNLU OLMASIYLA BAŞLADI

İran ve Rojhilatê Kurdistan kadınları, İran iktidarının her aşamasında bastırıldı ve haklarından mahrum bırakıldı. 1979'da İran'da halk devrimi ve mollaların iktidara gelmesinden sonra kadınların durumu değişti ve daha da kötüleşti. Kadınlar tamamen toplumdan uzaklaştırıldı ve özgürlüğü elinden aldı. Siyasi alanda değişim gerçekleştikten sonra, öncelikle kadınlar hedef alındı ve kadınları hakları hayatın her alanında ihlal edildi. Bu durum başörtüsü ile başladı.

İran’da başörtüsü uygulaması Mart 1979’da Humeyni’nin “kadınlar İslami standartlara göre giyinmesi gerektiğini” ilan etmesiyle başladı. 1983 yılında, kadınların tüm kamu ve devlet dairelerinde başörtüsü takmasını zorunlu kılan bir yasa çıkarıldı. Kadınlar, geniş bir çarşaf ve siyah bir başörtüsünden oluşan İslami giysiler giymeye zorlandı.

Başörtüsü uygulaması şimdiye kadar devam ediyor, eyalet yasalarına göre 7 yaşın altındaki kızların bile saçlarını örtmesi gerekiyor. İran’daki yasanın 638. maddesine göre, hangi dinden olursa olsun kanunları çiğneyen İranlı kadınlar cezalandırılıyor.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, 16 Ağustos 2022’de kadınların giyimini güvence altına alan ve ister sokakta ister internette yasayı ihlal eden herkese daha katı cezalar uygulayan bir kararname imzaladı. Başörtüsüne karşı çıkan yüzlerce kadın tutuklandı.

ÇOCUK EVLİLİĞİ, GEÇİCİ EVLİLİK VE ÇOK EŞLİLİK

İran çocuk evliliğini, geçici evliliği ve çok eşliliği anayasa yoluyla yasalaştırdı. İran yasanın 1041. maddesine göre kız çocukları için yasal evlilik yaşı 13, erkekler için 15’tir. Devlet projelerle çocuk evliliklerini teşvik ediyor. İran, çocuk yaşta evliliklerle ilgili resmi verileri paylaşmıyor. Ancak Kürdistan Medyası’nın 2021’de yayınladığı verilere göre İran ve Rojhilatê Kurdistan’da bir yılda 30 bin çocuk evlendirildi. İran’ın evlilik bürolarının kaydettiği verilere göre 2021 yazında evlendirilen çocukların 9 bini 10 ile 14 yaşları arasındadır.

2017-2022 yılları arasında 15 yaş altı en az 313 bin 365 çocuk evlendirildi. Birçok çocuk buna karşı kendini öldürdü. İran, bazı yasaları çıkararak geçici evliliği (haftalık ve aylık) ve çok eşliliği resmileştirdi. İran ve Rojhilatê Kurdistan kadınları bu yasayı şöyle değerlendiriyor: “İran bütün evleri fuhuş evi yapmak istiyor ve bu şekilde fuhuşu resmi hale getiriyor.”

İran’daki kadınlar şu anda din ve erkek egemen zihniyetinin hakimiyeti çerçevesinde oluşturulmuş yasalar ve toplumsal sistemleri altındadır. Yürürlüğe konulan yasalar, idari ve erkek sistemini güçlendirmek içindir. Özellikle yasalar ve hukuk İran’da erkektir. Bu suçlara ve haksızlıklara karşı mücadele eden kadınlar devlet tarafından tutuklanıyor. Evîn, Karçak ve Urmiye cezaevleri işkence merkezi olarak biliniyor ve son verilere göre kadın cezaevlerinde 2 binden fazla kadın bulunuyor. Ocak 2018'den bu yana 4'ü erkek olmak üzere en az 48 kadın hakları savunucusu tutuklandı.

ZİNDANLARDAKİ TUTUKLU KADINLARIN DURUMU

İran'da kadınların idam edilme oranı arttı. İran'daki idamlarla ilgili olarak merkezi Norveç'te bulunan İran İnsan Hakları Örgütü (İHR) ile Fransa'da bulunan 'Biz birlikte idama karşıyız’ (ECPM) adlı toplumsal örgütünün verilerine göre 2020’de 9 kadın asıldı ve 2021’de bu sayı 17’ydi. İran’da asılan kadınlar arasında çocukların da olduğu belirtildi. İran’da kadınlar tarafından idam ediliyor.

Ancak şimdiye kadar kadın tutuklu ve siyasi kadın tutukluların resmi sayısı henüz açıklanmadı, ancak bazı İran hükümet merkezlerinin yayınladığı istatistiklere göre, İran’daki cezaevlerinde yaklaşık 10 binden fazla kadın tutuklu bulunuyor. Esir alınan kadınlar her türlü insanlık dışı muameleye maruz kalmaktadır. Devlet eliyle cezaevlerine uyuşturucu maddeler sokuluyor ve siyasi mahkumları bu maddelere alıştırmaya çalışıyor, böylece dışarı çıktıklarında farklı arayışlarının önüne geçiliyor. Gözaltındaki kadınlar her türlü taciz ve tecavüze maruz kalıyor. Tüm işkence uygulamalarında erkekler yer almaktadır. Hapishaneye girdiği gün ertesi sabahı ölü bulunan ve doğrudan kimsesizler mezarlığına gömülen kadınlar var.

İran'da birkaç kadın örgütü var, ancak bu örgütlerin çalışmaları ve faaliyetleri hükümet tarafından kontrol ediliyor ve izleniyor. Devletin denetimi dışında çalışmak isteyen örgütler ya kapatılıyor ya da yönetici ve üyeleri hapse atılıyor. İran ve Rojhilatê Kürdistan düzeyinde sadece Rojhilatê Kürdistan Özgür Kadınları Derneği (KJAR) bağımsızdır.

KADINLARIN SON DAMLASI OLDU: JİNA EMİNİ

Rojhilatê Kürdistan ve İran'da kadınlar şimdi de İran devletinin kadın cinayetlerine ve zulmüne karşı 70 gündür isyanda. 16 Eylül'de 22 yaşındaki Kürt kadın Jina Emini'nin işkence sonucu katledilmesi kadınların öfkesinin son damlası oldu. Kadınların öncülüğünde başlayan gösteriler ilk olarak Seqîz'de başladı ve İran'ın Rojhilatê Kürdistan kentinden 138 merkeze yayıldı. Kadınların demokratik ve eşit yaşam taleplerine karşı devlet, şiddet ve cinayet yöntemleriyle kadınlara saldırdı. Öncekilerden farklı olan bu gösterilere İran ve Rojhilatê Kürdistan sınırlarını aşan dünya kadınları da destek verdi. Jina Emini’nin töreninde ilk kez atılan “Jin Jiyan Azadî” sloganı protestoların tanımı oldu.

‘JİN JİYAN AZADÎ’ UĞRUNA

 “Jin Jiyan Azadî” sloganın yaratıcısı olan Önder Abdullah Öcalan, Nisan 1989 tarihli değerlendirmelerinde şöyle diyor: “İki kelime de Kürdistan’da aynı kökten geliyor. Kürdistan'da bu iki kelimenin kökü aynıdır ve özgür bir yaşam için kadın özgür olmalıdır.”

Önder Abdullah Öcalan 2013 yılında “Jin Jiyan Azadî” sloganı üzerine avukatlarıyla yaptığı değerlendirmede kadınların temel amacının özgürlük mücadelesi olması gerektiğini belirterek, “Jin Jiyan Azadî”nin bir slogandan çok bir formül olduğunu ifade ediyor.

“Jin Jiyan Azadî” sloganı ilk kez 2000’li yıllarından başında Bakurê Kurdistan ve Türkiye’deki Kürt kadınlarının eylemlerinde atıldı. Daha sonra 4 parça Kürdistan'a yayıldı. Ayrıca 2014 yılında Rojavayê Kürdistan'da DAİŞ'e karşı ilk slogan oldu. Bu şimdi kadın cinayetlerine karşı şu anda dünyada, Rojhilatê Kürdistan'da ve İran'da yankılanıyor.

26 KADIN KATLEDİLDİ

İran İnsan Hakları Örgütü, 17 Kasım 2022’de yaptığı açıklamada,  İran ile Rojhilatê Kurdistan halkının isyanında 42'si çocuk, 26'sı kadın olmak üzere 342 kişinin öldürüldüğünü duyurdu. Bu veriler 23 şehirden kaydedildi. Kuruluşa göre, bu sayı çok daha yüksek olabilir. Kürdistan İnsan Hakları Örgütü'nün (KMMK) verilerine göre 55 günde 130'u kadın olmak üzere toplam 775 kişi tutuklandı.

Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Meclis Üyesi Mehrî Rezaî, İran devletinin kadın cinayetlerini, Rojhilatê Kürdistan ve İran'da kadın ayaklanmasını anlattı.

Mehrî Rezaî, 3 Mirabal kardeşlerinin katledilmesinden 63 yıl sona aynı zihniyetin bugün Rojhilatê Kurdistan ve İran’da tekrarlandığını söyledi. İran devletinin kadınlara yönelik yaklaşımlarına dikkat çeken Mehrî Rezaî, “İran'ın kadınlara karşı eski bir tarihi var. Ulus devlet sisteminin kurulduğu andan itibaren tüm kadınları tek tip yapıp köleleştirmek istediler. O zamanlar Kürt kadınları toplumun öncüsüydü, ama özgürlüklerinden mahrum bırakılmıştı. İran devleti kadın cinayetleri üzerine kurulmuştur” değerlendirmesinde bulundu.

‘İRAN ARTIK İSYANIN ÖNÜNÜ ALAMIYOR’

Mehrî Rezaî, Rojhilatê Kurdistan ve İran kadınlarının erkek egemen sistemi yıkacak düzeyde olduğunu belirterek, “Kadınların isyanlara öncülük etmesi toplum tarafından destekleniyor. Ayrıca ilk kez bu şekilde kadın ve toplum birliği oluşturulmuştur. Bu da mücadele düzeyinin büyümesine yol açıyor. Bu nedenle İran artık kadın isyanının önünde duramaz hale geldi. Dünya kadınları nasıl 63 yıldır Dominik Cumhuriyeti rejimine karşı çıktıysa, bugün de Rojhilatê Kurdistan ve İran'daki kadınlara ses olmalıdır. Şu anda bu destek olumlu bir seviyede, ancak iyi sonuçlar almak için güçlendirilmesi gerekiyor. Kadın devriminin küresel bir devrim olabilmesi için tüm kadınların iktidara karşı haykırması gerekir. Bununla, bu kadın sistemi kazanacak” diye konuştu.

ANHA