Küresel sorun olarak DAİŞ ve herkesi bekleyen görevler- ANALİZ

DAİŞ’in tartışıldığı forumda ortaya çıkan en temel husus, sorunun küresel ölçekli bir sorun olduğu ve çözümün de ancak küresel ölçekte gelişebileceği bir kez daha ortaya çıktı.

DAİŞ çete yapılanması kuşku yok ki, zamanımızın en tehlikeli yapılanmasıdır. Tehlike, yerel, bölgesel olmanın da ötesinde küreseldir. Dolayısıyla bu çetelerin yargılanması da bu kapsam içerisinde olmalıdır. Böylesi bir yargılanma süreci kendisiyle birlikte bu örgütle gizli ilişki geliştirmiş olan devletler gerçeğini de ifşa edecektir.

Rojava Stratejik Araştırmalar Merkezi (NRLS) tarafından organize edilen DAİŞ konulu uluslararası forum, Qamişlo Kantonu’nun Amûdê ilçesinde 3 gün sürdü. Forum süresince DAİŞ terörünün siyasi, askeri, ekonomik, kültürel, dinsel yönlerden yarattığı sonuçların yanında, kadına yönelik saldırıları açısından 15 ülkeden gelen yüzlerce isim tarafından masaya yatırıldı. Forumun sonunda ortaya çıkan temel ortak hususların başında, bu terör şebekesinin kurulacak özel ve uluslararası bir mahkemede yarglanmaları oldu.

Forum, geleceğe atılacak adımlar için örnek

DAİŞ’e ilişkin düzenlenen forumu özel kılan ise hem ilk olması hem de DAİŞ’in bitirildiği topraklarda gerçekleşiyor olmasıydı. Bu forum DAİŞ sorununun tartışılması açısından bir ilk adım olduğu gibi, benzeri çalışmalar ve adımların devamlılığı açısından da önemli bir örnek teşkil etmesiydi.

15 ülkeden aydın, gazeteci, hukukçu, akademisyen, araştırmacı, öğretim görevlisi, diplomatın katıldığı forumda, DAİŞ sorunun tüm insanlığı ilgilendirdiği ve çözümün de ancak küresel çapta ortaklaşılarak gelişebileceğiydi. Bu foruma ayrıca niteliksel bir özellik kattı. Yine altı çizilmesi gereken ve forum katılımcılarının ortak görüşü olarak öne çıkan bir diğer önemli husus, yargılanmanın, Kuzey ve Doğu Suriye’de gerçekleşmesi gerekliliğiydi. Suçun yerelliği, kanıtlar ve ekonomik yönü de gözetilerek, insanlığa karşı işlenmiş suçların, Kuzey ve Doğu Suriye’de infaz edilmesi gerektiğinin altı özenle çizildi.

Gecikme DAİŞ’in güç toplamasına neden oluyor

Peki altını çizdiğimiz gerçekler göz önünde olmasına rağmen sorun neden uluslararası güçler tarafından gündeme getirilmiyor ya da getirilmek istenmiyor? İnsanlık düşmanı çetelerin yargılanmasında yaşanan gecikme, DAİŞ’in yeniden yapılanması ve örgütlenmesine neden olabilir. Bu ciddi bir tehlike. Burada, bu geciktirilmenin bazı ülkeler tarafından bilinçli bir şekilde yapılıp yapılmadığı sorusu ön plana çıkarken, birçok soru işaretinin de kafalarda belirmesine neden oluyor. Bu sorulardan en temel olanı ise, acaba DAİŞ’le işbirliği yapmış ülkeler, bu yapının yeniden toparlanmasını ve güç toplanmasını mı istiyor? Bu sorudan yola çıkıldığında ilk akla gelen ise Türk devleti oluyor. Zira ortaya çıktığı ilk günden bu yana türk devleti ile DAİŞ terör örgütü arasında birçok açıdan organik bir ilişki olduğu somut belgelerle ortaya çıktı.

Türk devleti suriye’de açık şekilde bir işgal gücüdür. Kuzey ve Doğu Suriye’deki çıkarları için DAİŞ’le her türlü işbirliğini yaptı ve çetelere askeri, lojistik ve eleman kazanmada destek oldu. DAİŞ’in yenilmesiyle birlikte de kendisi direkt devreye girerek Kuzey ve Doğu Suriye’ye tehditler savurmaya başladı. Türk devleti asıl tasfiye etmek istediği DAİŞ değil, DAİŞ’e karşı mücadele veren güçlerdir. DAİŞ yapısal açıdan göz önünde bulundurulduğunda bu çete örgütünün yeniden yapılanması ya da örgütlenmesi, yalnızca Kuzey ve Doğu Suriye için değil, tüm dünya için büyük tehlike anlamına gelmektedir. Mevcut durumda DAİŞ’in, bazı ülkelerde patlamalar ve saldırılar yapma ihtimal ve olanakları halen mevcuttur. Kendisi de ortakları da yaşadıkları yenilginin intikamını almanın peşindeler. Söz konusu ihtimal ve tehlikelerin önünün alınması için çözüm yolu ise, uluslararası bir mahkemenin bir an önce kurulmasıdır. Zira bu yapılmaz ve çeteler yeniden örgütlenme ve güç kazanma olanağı bulurlar ise, sorun çözülmek yerine daha da içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.

Mahkemelerde DAİŞ’in destekçileri ifşa olacak

DAİŞ çetelerinin uluslararası mahkemede yargılanması, bazı ülkelerin DAİŞ’le bağlantısını ortaya çıkarmak gibi birçok sonucu da beraberinde getirecek, bu da dünya çapında bir krizin patlak vermesine neden olacaktır. Çetelerin destekçisi-düşmanı kimdi? DAİŞ, bu devletlerin hangi planları üzerine kuruldu? Uluslararası güçler, perde arkasında kalmış gerçeklerin gün yüzüne çıkmasından korktukları için mi bu mahkemenin kurulmasından yana değil? Bu ve benzeri soruların cevabı açık ve net bir şekilde herkes tarafından netleşmiş olacaktır. ‘Çeteler, Özerk Yönetim’in yanında tutuklu bulunsun, finanse ederiz ama çete sorunu çözülmesin’ düşüncesinin kabul edilebilir bir yanı yoktur. Bu çeteler ne zamana kadar Özerk Yönetim’in elinde tutuklu kalacak? Her ne kadar Türkiye ve Katar’ın DAİŞ çetelerine desteği gün gibi ortada olsa da çetelerin yargılanması konusu gündeme geldiğinde uluslararası güçlerde yaşanan korku, başka ülkelerin de çetelere destek olduğunu gösteriyor.

Çetelerin kirli ideolojisine karşı çözüm: Öcalan’ın paradigması

Forumda çözüm önerileri, kuram ve görüşlerde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın paradigması temel çözüm olgusu olarak öne çıktı. DAİŞ ve benzeri terör örgütlerinin ideolojik kaynağını ve oluşum zeminlerini kurutmak için demokratik bir sistemin gerekli olduğu, forum katılımcılarının üzerinde birleştiği bir diğer temel görüştü. Bu çerçevede Demokratik Ulus’un, çözüm modeli ve barış projesi olarak ele alınması gerektiği düşüncesinde ortak görüş ortaya çıktı.

 ‘Bölge statüsünün tanınmasını sağlayacak’

Forumun katılımcılarından araştırmacı Anne Speckhar, DAİŞ çetelerinin yargılanmasına ilişkin, “Birleşmiş Milletler çatısı altında, DAİŞ çetelerinin yargılanması gerekmektedir” dedi. Speckhar, bu hukuki sürecin, Rojava’daki konfederal yapının tanınmasına da vesile olacağını ifade etti.

Speckhar, “Kuzey ve Doğu Suriye’de bu kadar yabancı uyruklu çete var. Bütün ülkeler  vatandaşı olan çeteleri geri almalı ve her biri kendi yasalarına göre bu kişileri yargılamalı, ciddi bir soruşturma yapılmalıdır. Bu açıdan QSD, büyük işler yapmış, bütün uluslararası hukuku göz önünde bulundurarak soruşturmalarını yapmıştır. Tüm ülkeler sorumluluklarını yerine getirmelidir” şeklinde konuştu.

 ‘DAİŞ’in bu haliyle varlığı tehlike’

Forumda yer alan bir başka isim olan Kahire Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Amy Austin Holmes de şu ifadeleri kullandı: “DAİŞ’in bitirildiği topraklarda DAİŞ’i tartışmak oldukça önemli. DAİŞ’in bitirilmesinde kadınların rolü esastı ve önemliydi. Uluslararası mahkeme bu bölgede kurulmalı, kadınlar başta olmak üzere bölge halkı yargı sürecine aktif katılmalı.”

Holmes konuşmasında ülkelerin, DAİŞ çetesi olan vatandaşlarını geri alması, kendi mahkemelerinde yargılaması ve bahsi geçen ülkelerin üzerlerine düşen görevleri yerine getirmesi gerektiğini belirterek, çetelerin mevcut varlığının tehlikeli olduğunun altını çizdi.

Katılımcıların beyanlarında da görüldüğü üzere DAİŞ çetelerinin yargılanması için kurulacak uluslararası bir mahkeme, hem bugün hem yarın için tehlikelerin önünü almak adına elzemdir. Bu mahkemenin kuruluşu birçok şeyin önüne geçebileceği gibi uluslararası hukukun uygulanmasını da sağlayacaktır.

 (cj)

ANHA