Kürtler yeni Osmanlıcılığa set çekiyor, Afrika ülkeleri ne yapacak? – 1

Türk hükümetinin Ortadoğu ve Afrika’daki savaşa ve teröre olan desteği her gün yeni belgelerle kanıtlanıyor. Türk hükümeti radikal örgütlere ve siyasi yapılanmalara verdiği destekle işgalciliğini genişletmeye, silahlarını satmaya çalışıyor. Ancak Kürtlerin öncülük ettiği Suriyelilerin  zaferleri yeni Osmanlı lideri Erdoğan’ın önünü kesti. Mısır, Suudi Arabistan ve özellikle Afrika ülkeleri yeni Osmanlıcığın bölgedeki projelerine karşı ne yapacak?

Bölgenin içinden geçtiği 8 yıl içerisinde yani 2010’da Tunus’ta başlayan ve kıvılcımı Suriye’ye de sıçrayan Halkların Baharı’nın başlamasıyla halklar özgür ve onurlu bir yaşam çağrısıyla diktatör sistemlerin yıkılması için ayağa kalktı. Ancak örgütlenmedeki zayıflık ve halk devriminin geleceğinin planlanmamış olması Türkiye ve Katar destekli Müslüman Kardeşler ve diğer radikal grupların fırsat bulup örgütlenmelerine neden oldu. Yeni Osmanlılar Afrika ülkelerine dek birçok yere girip müdahalelerde bulundu.

AKP hükümeti 2002’de iktidara geldiğinden beri Osmanlı’dan kalan Misak-ı Milli projesini Irak ve Suriye’de gerçekleştirmeye çalışıyor. AKP bu amacına ulaşmak için de din ve tarihi devreye sokuyor. Eski Türk başbakanı Ahmet Davutoğlu, başbakan seçildiğinde bunu açıkça ortaya koymuştu. Seçimlerden sonraki hitabında atalarının Afrika’daki rolüne dikkat çekmişti.

AKP ve Müslüman Kardeşler'in ilişkileri gelişmeye başladığında bu radikal örgütün tüm komutanları İstanbul’da bir toplantı düzenledi ve burayı çalışma merkezi seçtiler.

Erdoğan bu gruplar ile Arap ülkeleri arasındaki gerilimden yararlanarak planını hayata geçirmeye çalıştı. Bu bağlamda da silahlı radikal gruplarla bağlantı kurdu. Bu gruplar valiler ve yetkililerle birlikte bölgede çalışma yürüttü.

Söz konusu çete grupları 2015 yılının sonuna kadar Irak ve Suriye’de birçok bölgeyi işgal etti. Bu da Türk devleti için ekonomik, askeri ve siyasi olarak büyük bir ‘kazanç’ sağladı. Aynı zamanda Kürt halkına karşı da bir darbe ve Türkiye’ye de bölge hükümetlerine ve ayağa kalkan halklara karşı bir baskı aracı, işgal projeleri için kart olarak kullandı.

Irak ve Suriye’de dört ana hedefini gerçekleştirmek üzere bölgede çete grupları kuran Erdoğan, siyasetini teröre destek vererek kullandı. Siyasetiyle ekonomik kazanç, Misak-ı Milli’ye göre bölgeyi işgal etme ve bu iki ülkenin yönetiminin bir parçası olmayı hedefledi.

Suriye ve Irak’ta Cephet El Nusra, DAİŞ ve radikal gruplarının elindeki alanlar, aslında Türk devletinin denetimindeydi. Türkiye Astana’dan Cenevre’ye kadar uluslararası tüm platformlarda da açık bir şekilde El Nusra gibi örgütleri, gizli bir şekilde Türkistan İslam Partisi ve DAİŞ gibi grupları destekliyordu. Bu destek bu grupların bölgedeki varlığını meşrulaştırmak ya da bu gruplara karşı savaşta bu bölgeleri savunma şeklinde oluyordu.

Türkiye’nin güney sınırlarında bulunan kuzey Kürdistan şehirleri Antep, Hatay, Kilis, Urfa şehirleri cihadi grupların Halep’ten çaldıkları makinelerle kurdukları işletmelerle ikinci Halep olmuş. Türk devleti ve çetelerinin yaptıkları talanlar sadece bunlarla sınırlı değil. 2011 ile 2016 yılları arasında Türk devleti Cephet El Nusra ve DAİŞ çetelerinin eliyle tarihi eserlerden tutalım, petrol kaçakçılığına kadar, Irak ve Suriye’nin kaynaklarını çaldı. Türk devletiyle DAİŞ arasındaki yıllık petrol kaçakçılığı tahminen 2 milyar doları buluyordu. DAİŞ bu parayla Irak ve Suriye’de binlerce insanı katletti. Recep Tayip Erdoğan’ın oğlunun adının geçtiği DAİŞ ile petrol kaçakçılığını, 2016 yılında Rusya Savunma bakanlığı görüntülerle belgelemişti.

Türk devletinin desteklediği DAİŞ ve Cephet El Nusra çeteleri, kürtlere yönelik olarak 2012 yılda Serekaniye’den başlayarak 2019’da Derazor’un Baxoz beldesine kadar DAİŞ’in yenilgisiyle sonuçlanan kesintisiz saldırı içinde oldular. Kürtler şimdiye kadar yeni Osmanlıcılık adına yapılan tüm saldırıları kırdı. Türk devletinin yeni Osmanlıcılık adı altında Halep’ten Kerkük’e kadarki bölgeyi işgalinin önüne set çekti.

Yarın: Kuzey Afrika’ya yayılmak isteyen Osmanlıcılığın sonu ne olacak?

ANHA


Diğer Haberler