Kürtlerin dışlandığı Astana’da da çözüm çıkmıyor

Rusya’nın, Suriye’de “Çözüm bulmak” iddiasıyla Cenevre’ye alternatif olarak gerçekleştirdiği Astana görüşmelerinin 14 toplantısında, Kürt halkı ve temsilcileri dışlandığı için hiçbir sonuç çıkmadı. Çözüm iddiasıyla başlayan Astana, Türk devletinin Rojava’yı işgal planlarının görüşmesine dönüştü.

çüncü dünya savaşının başlangıcı olarak tarif edilen Suriye savaşında, ABD ve Rusya kendi çözüm modellerini oluşturmak için iki ayrı toplantı serisi düzenlemeye başladı. Cenevre’ye alternatif olarak Rusya’nın hamiliğinde Astana’da başlayan toplantılar dizisi, 30 Aralık 2016’da Türkiye, Rusya ve İran’ın garantörlüğünde Suriye rejimi ile Türk destekli çete grupları arasında ateşkes ilan edilmesinin ardından başladı.

Astana toplantılarına Türk devleti masaya Suriye’de savaş suçu işleyen çetelerini oturttu ancak savaşı bitirecek tek çözüm modeline sahip olan Kürtler davet edilmedi. Bu da Astana toplantılarının sonuçsuz kalmasına neden oldu.

Astana toplantılarının kronolojisine bir göz atalım:

ASTANA-1

23 Ocak 2017 tarihinde Kazakistan’ın başkenti Astana’da ilk toplantı yapıldı. 

Toplantıya Suriye, Türkiye, Rusya ve İran heyetleri ile Türk devletinin desteklediği ve kurduğu terörist gruplar, Birleşmiş Milletler Suriye özel temsilcisi Staffan de Mistura katıldı. ABD davet edilmesine rağmen sadece gözlemci olarak katıldı.

Rusya, Türkiye ve İran’ın Suriye’deki ateşkesin denetlenmesi için üçlü bir mekanizma kurmaya karar verdi. Astana toplantısındaki tablo siyasi ve askeri dengelerin değişeceğine işaret ediyordu.

Suriye Beşar Esed rejimine karşı radikal çıkışlar yapan ve yıkılması gerektiğini sürekli dile getiren Türk hükümeti ilk defa Şam heyetiyle aynı masaya oturmak zorunda kaldı. İkinci önemli nokta; Suriye halklarına karşı katliamlar yapan selefi çetelerin askeri komutanları görüşmelerde yerlerini aldı.

ASTANA-2

İkinci Astana görüşmesi 16 Şubat 2017 tarihinde gerçekleştirildi.

Astana görüşmelerine Rusya, Türkiye ve İran temsilcilerinin yanı sıra Suriye hükümeti delegeleri ve Türk devleti destekli terörist gruplar katıldı. Astana’da çete grupları ile Suriye hükümeti doğrudan görüşmedi.

İkinci tur Astana görüşmesinde sekteye uğrayan ateşkesin desteklenmesine odaklanıldı. BM’nin Suriye özel temsilcisi Staffan de Mistura görüşmelere katılmadı. Bu görüşmelere ilk kez Ürdün de garantör ülke olarak katıldı.

Rusya, İran ve Türkiye’den oluşan bir görev gücü kurulmasına ilişkin madde kabul edildi.

ASTANA-3

Üçüncü Astana toplantısı BM ve Rusya heyeti arasındaki ikili görüşme ile 14 Mart 2017 tarihinde başladı.

Görüşmelerde Rusya, Türkiye ve İran’ın yanı sıra Ürdün, ABD ve AB’den de temsilciler yer aldı. Türk devleti destekli çete grupları, Rusya garantörlüğündeki rejim güçlerinin ateşkese uymadığını bahane ederek toplantıya katılmadı. Görüşme Türkiye, Rusya ve İran Suriye’de ateşkesin izlenmesi ve uygulanmasının sağlanması için kurdukları mekanizmayı güçlendirme kararı aldı.

Toplantı sonrası açıklama yapan Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşşar Caferi, rejim güçlerinin ateşkes ihlallerini sürdürdüğünü inkar etti ve muhalefetin “toplantıya katılmamak için bahane ürettiğini” söyledi.

ASTANA-4

Dördüncü Astana toplantısı 3-4 Mayıs 2017’de tarihlerinde gerçekleştirildi.

Gündemde “çatışmasızlık bölgeleri” vardı. Ancak İran’ın çatışmasızlık anlaşmasında garantör ülke konumunda olmasından rahatsız olan çete grupları anlaşmaya tepki gösterdi. Türkiye, Rusya Federasyonu ve İran arasında; Suriye’nin İdlip, Lazkiye, Halep, Hama, Humus Şam/Doğu Guta bölgesi, Deraa ve Kuneytra’yı  kapsayan çatışmasızlık bölgeleri oluşturulmasına ilişkin Muhtıra imzalandı.

Türk devleti dördüncü toplantı sonucunda çetelere karşı yapılan saldırıları durdurmuş oldu.

ASTANA-5

Beşinci Astana görüşmesi 4-5 Temmuz 2017 tarihleri arasında gerçekleşti.

Rus temsilci Aleksandır Lavrentiev, heyetlerin prensipte anlaştığı 7 belge olduğunu söyledi. Çatışmasızlık bölgelerinde gözetim yapacak koordinasyon merkezinin kurulması ve askeri güçlerin yerleştirilmesi konularında belgeler hazırlandı.

ASTANA-6

Altıncı Astana görüşmeleri 14 Eylül 2017 tarihinde yapıldı.

Türkiye, Rusya, İran, ABD, Birleşmiş Milletler (BM), Ürdün, Esed rejimi ve Türk devleti destekli selefi gruplar katıldı. Görüşmenin ana konusunu ise İdlib’deki çatışmasızlık bölgelerinin sınırlarının çizilmesi ve ateşkesin uygulanması konusunda yapılması gerekenler oluşturdu.

Ayrıca ayrıntılı olarak ilk kez ikinci Astana görüşmesinde gündeme gelen Esad’ın elindeki tutukluların karşılıklı serbest bırakılması, cenazelerin teslim edilmesi konuları da ele alındı.

Bu toplantıda; İdlib’de oluşturulacak çatışmasızlık bölgeleri ve gözlemci heyetler konusunda varılan anlaşma kapsamında Türk askerinin de gireceği İdlib için Türkiye, Rusya ve İran’dan toplam 500 gözlemcinin gitmesi kararı verildi. İdlib’de yerleşik bulunan Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ise görüşmesini tanımadıklarını, İdlib’e müdahale edecek güçlere karşılığını vereceklerini açıkladı.

ASTANA -7

Yedinci Astana toplantısı 30 Ekim 2017 tarihinde başladı.

Bu toplantı da ana başlıklar, Esad rejiminin cezaevlerindeki tutuklu ve esirleri serbest bırakması, rejimin yaptığı ateşkes ihlalleri, tarihi bölgelerde bulunan mayınların temizlenmesi ve Doğu Guta başta olmak üzere çatışma olan bölgelere insani yardım ulaştırılması.

Tutuklu ve esirlerin serbest bırakılması ve abluka altındaki bölgelere insani yardım ulaştırılması konusunda sonuç alınmadı.

ASTANA-8

Sekizinci Astana görüşmeleri 20–21 Aralık tarihinde yapıldı.

Bu toplantıda garantör ülkeler arasında şu kararlar alındı: Suriyeli tarafların tutsak takası yapması, tutukluların serbest bırakılması, cenazelerin teslim edilmesi, kayıp kişilerin kimlik tespiti ve UNESCO kültürel miras listesindeki tarihi alanların mayın ve bombalardan temizlenmesi gibi konular için birer çalışma grubu kurulması.

ASTANA-9

Dokuzuncu Astana toplantısı, 14 Mayıs 2018’de yapıldı.

Bu toplantıda ABD heyeti ilk kez temsil edilmedi. İnsani yardımların temininin ve mevcut savaş yüzünden toprağından edilmiş insanların (mülteci veya ülke içinde yer değiştirmiş) geri dönüş koşullarının oluşturulması konuları gündeme geldi.

Rehinelerin serbest bırakılması ve anayasa komitesinin kurulması üzerinde anlaşıldı.

ASTANA-10 / 11

On ve On birinci Astana toplantıları da 2018’de yapıldı.

Görüşmelerde, Suriye Anayasa Komitesinin 150 kişiden oluşturulmasına karar verildi. Şam yönetimi ve Türk destekli çete gruplarından 100, garantör ülkelerden ve Birleşmiş Milletler (BM) temsilcilerinden 50 kişinin komisyonda bulunması planlandı.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk yönetiminden kimse Anayasa Hazırlık Komitesine dahil edilmedi.

ASTANA-12

12’inci Astana toplantısı 25-26 Nisan’da gerçekleşti.

Toplantıda garantör ülkelerin yanı sıra Irak ve Lübnan’ın gözlemci statüsünde davet edilmesi kararı alındı.

ASTANA-13

13’üncü Astana toplantısı 1 Ağustos’ta yapıldı

Toplantının sonuç bildirgesi ile Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’yi 9 Ekim’de işgal saldırıları başlatmasının önü açıldı.

Sonuç bildirgesinin ilk maddesi şöyleydi: “Astana süreci garantör ülkeleri Rusya, Türkiye ve İran, Suriye’nin kuzeydoğusunda bir Kürt otonomisi kurulmasına yönelik tüm girişimleri reddediyor.” 

ASTANA-14

14’ünü Astana görüşmeleri 10-11 Aralık’ta yapıldı.

Toplantının sonuç bildirgesinde taraflar arasındaki uzlaşmazlık ön plana çıktı. Sözde garantör ülkeler Rusya, İran ve Türkiye, “İdlib’deki terörist grupların güçlenmesinden dolayı endişelerini dile getirdi, bu grupların bitirilmesi için ortak hareket edeceklerini belirtti.

Toplantı sonunda okunan bildiride, hedefte Kuzey ve Doğu Suriye Özerk yönetimi vardı. Yapılan açıklamada; Türkiye, Rusya ve İran'ın, Suriye'de “yasa dışı özerklik girişimleri dahil sahada yeni gerçeklikler oluşturulmaya yönelik tüm çabaları reddetti” diyerek Türk devletinin işgali meşru görüldü.

Bu açıklamalarla ABD’nin Kuzey ve Doğu Suriye’deki varlığından duyulan rahatsızlık dile getirildi.

Suriye'nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi, yaptığı açıklamada, ülkesinin önümüzdeki Şubat’ta İstanbul’da yapılacak zirveye davet edilmediğini belirtti.

Caferi, “Türkiye ile diplomatik ilişkilerimiz yok. Bizi davet etmediler, hala topraklarımızın bir kısmını işgal altında tutuyorlar ve Suriye krizinin büyük bir kısmının arkasında yine onlar var” dedi.

ASTANA İLE ROJAVA’YI İŞGAL PLANLARI

Rusya’nın hamlesi olan Astana toplantılarıyla Rusya ve Suriye rejimi, Türk devletli çeteleri Hama, Deraa, Doğu Guta’dan çıkardı. Yapılan kirli anlaşmalarla bu bölgelerden çıkartılan çete artıkları Türk devletine teslim edildi ve Türk devleti bunları başta Efrîn olmak üzere işgal ettiği Rojava kentlerine yerleştirmek için işgal planları yaptı.

Toplantıların verdiği önemli sonuçlardan bir tanesi de Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Suriye rejiminden kurtarıp yanına aldığı çetelerden “Suriye Milli Ordusu” adıyla işgal ordusu kurması oldu. Amaç bu çeteleri Kürtlere karşı kullanmak ve Kürt topraklarına yerleştirerek demografik yapıyı değiştirmekti. Türk devletinin desteğiyle, bütün dünyanın terörist olarak kabul ettiği selefi cihadist çeteleri ‘muhalif’ adıyla meşrulaştırmaya çalıştı.

Suriye topraklarını yüzde 30’unu yöneten Kuzey ve Doğu Suriye Özerk yönetimi Türk devletinin baskılarıyla toplantılara davet edilmedi.

ANHA


Diğer Haberler