‘Kurtuluş için tek yol direniş’

Türk işgalciliğine karşı iki yıldır amansız bir mücadele yürüten Efrin halkı, “Tüm zorluklara rağmen Efrîn’de kurtuluş için tek yol direniş” diyor.

20 Ocak 2018’de işgal edildiğinden beri Efrin kantonunun işgalden kurtarılarak özgürleştirilmesi için mücadele aralıksız devam etti.

İşgale karşı direnişlerini, “Çağın Direnişi” olarak tanımlayan Efrîn halkı, direnişinin ikinci aşamasında iki yılı geride bıraktı.

Ancak tüm saldırı, işgal ve soykırıma ve en önemlisi de bütün dünyanın bu işgal ve soykırım karşısında kör, sağır ve dilsiz kalışına rağmen yüzbinlerce Efrinli, bir gün yeniden özgür topraklarına döneceklerine dair inançlarını her fırsatta dile getirmekten geri durmadı. En önemlisi bunun için aralıksız bir şekilde mücadelesini sürdürdü.

KAMPLARDA ÖRGÜTLENME

Demokratik Özerk Yönetim’in desteğiyle örgütlenen Şehba’daki Efrînliler, direnişlerini Efrîn’in özgürleşmesine kadar sürdüreceklerinin altını özellikle çiziyor.

İşgalin ardından 28 Mart 2018’de Fafîn’de Berxwedan Kampı kurulurken, 20 Nisan 2018’de de Serdem Kampı kuruldu. Ne var ki, işgal ve zorunlu göçün ardından da Türk devleti ve çetelerinin Efrîn halkına yönelik saldırıları hiç durmadı.

Daha önce kurulan kampların ihtiyaca cevap vermemesi üzerine 2018’in Ekim ayında Özerk Yönetim tarafından Şêrawa’da Veger (dönüş) adıyla bir kamp daha oluşturuldu. Binlerce kişinin kaldığı kamplarda direniş de değişik yol ve yöntemlerle aralıksız bir şekilde devam etti.

‘EFRÎN HALKININ GÖSTERDİĞİ DİRENİŞ ÖRNEK BİR DİRENİŞTİR’

Efrin halkının kaldığı göçmen kampları bildiğimiz göçmen kamplarından örgütlü yapısıyla ciddi bir farklılık arz ediyor. Zira bu kamplar Kuzey ve Doğu Suriye’de bulunan diğer göçmen kamplarından da bu yönüyle ayrışıyor. Kamplarda komünler, hizmet, kültür, eğitim ve sanat kurumları oluşturan halk hem gündelik yaşamını hem de direnişini örgütlü bir şekilde sürdürmeyi ilke edindi.

Duruma dikkat çeken Efrîn Meclisi Eş Başkan Yardımcısı Mihemed Ebdo, “Efrîn halklarının kamplarda yaşaması çetelerin hüküm sürdüğü bir yerde yaşamayı reddettiğinin ispatıdır. Özerk Yönetim imkanları ölçüsünde Efrîn halkları için bu kampları kurmayı bir görev bildi” dedi.

‘KAMP YAŞAMI ZOR FAKAT EFRÎN’E DÖNMEK İÇİN BUNA KATLANIYORUZ’

Türk devleti ve DAİŞ/Nusra artığı çete gruplarının işgal ve soykırım saldırılarına karşı özgürlüğü uğruna bedel ödemekten geri durmayan Efrin halkı her fırsatta tüm baskı, zor ve şiddete karşı geri adım atmayacaklarını ve bir gün mutlaka Efrin’e döneceklerini dile getirdiler.

Efrîn’in Şiyê ilçesinden göç ederek kampa yerleşen Leyla Mihemed Reşo isimli göçmen de, “Türk devleti hiçbir hakkı olmadığı halde Efrîn’e saldırdı. Sivilleri doğrudan hedef alarak katletti. Şimdi kamplarda kalıyoruz. Kamp hayatı zor olsa da direniyoruz. Çünkü bir gün mutlaka Efrîn’e döneceğimize inanıyoruz. Onun için de buna katlanıyoruz” şeklinde konuştu.

‘EFRÎN’DEN VAZGEÇMEYECEĞİZ’

Efrîn’in Mabata ilçesinden göç eden Dilîvan Ibiş isimli göçmen, zor koşullara rağmen direnişlerini sürdürdüklerini, her türlü zorluğa katlandıklarını belirterek, “Bedeli ne olursa olsun Efrîn’den vazgeçmeyeceğiz” diyerek mücadele kararlığını dile getiriyor.

Türk devletinin kendilerine saldırmaya devam ettiğine de dikkat çeken Ibiş, Tıl Rıfat ve Aqîbê köyü katliamlarında onlarca sivilin vahşice katledildiğinin unutulmaması gerektiğini söylüyor.

‘EFRÎN NESİLLERDİR BİZİM TOPRAĞIMIZDIR’

Her türlü çarpıtma, maniplasyon ve kirli savaş yöntemiyle dünyaya Efrin’e dönük işgal ve soykırımını kabul ettirmeye çalışan TC ve tek şefi Erdoğan’ın amaçlarını en iyi bilen ise yine Efrinliler. 

Şikrî Hebeş Betal adlı göçmen, “Efrîn nesillerdir bizim toprağımızdır ve çocuklarımıza kalacaktır” diyerek bir yandan Erdoğan’ın işgal gerekçelerini çok yalın şekilde boşa düşürürken, bir yandan da aslında ‘bu iş halen bitmedi’ diyor.

“Efrîn’e bir gün geri döneceğiz” diyen Şıkri Hebeş,  “Bu kamplarda yaşamak istemiyoruz. Efrîn’in toprakları tarihimiz kokuyor. Ondan uzakta bir yaşamı kabul etmeyeceğiz. Türk devleti ve çetelerinin Efrîn’de bulunmasını ise hiçbir şekilde kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.

EFRİN’E BAŞIMIZ DİK DÖNECEĞİZ

Direnişi sürdürmek için Şehba’yı tercih ettiklerini belirten Welîd Canyar ise, “İrademiz ve gücümüzle teröristleri topraklarımızdan çıkaracağız. Topraklarımıza başımız dik olarak geri döneceğiz. Şehba’da zor koşullarda yaşıyoruz. Fakat burada kalmamızın nedeni Efrîn’e geri dönebilmek içindir. Efrîn özgürleşene kadar direnişimiz sürecektir” ifadelerini kullandı.

(rr/eyl)

ANHA


Diğer Haberler