Kurtuluştan sonra sanata devam

Tablolarını da yanına alarak DAİŞ zulmünden kaçar. Yaşadığı kent çetelerden kurtarıldıktan sonra artık Reqa Kültür Sanat Merkezi’nin aktif bir üyesi olarak sanatını icra eder.

Ressam Emel Etar, Reqalı bir sanatçı. Reqa Kültür Sanat Merkezi’nde aldığı eğitimle resim yeteneğini geliştirir. Reqa’daki kadınların yaşamı onun ilk eserlerinin temasını oluşturur, sanat ve resim aşkıyla büyür.

DAİŞ çeteleri Reqa’yı işgal ettiğinde sanatından vazgeçmez ve bir grup sanatçı arkadaşıyla birlikte El-Reşid Parkı’na yakın bir bina da faaliyetlerini sürdürür.

Ancak çeteler bir gün Emel ve arkadaşlarının binasına saldırır, onları alıkoyar ve tablolarını kırarlar.

Emel ve ailesi daha sonra çete zulmünden kurtulmak için Beyrut’a göç eder ve 4 yıl orada kalır. Her Suriyeli yurttaş gibi onlar da topraklarının özlemini yaşar.

Emel, Beyrut’ta ekonomik zorluklar nedeniyle çizdiği tabloları satıp geçimini sağlamak zorunda kalır. Göç hayatının zorluklarına rağmen Emel, Reqa’da yaşadığı çete zulmünü unutmaz ve tablolarında Reqalı kadınların yaşamını yorumlar.

Reqa QSD tarafından özgürleştirildikten sonra, Reqa’ya dönen ve sanatına kendi topraklarında devam eden Emel şunları söylüyor: “Çeteler beni sanatımdan mahrum ettiler. Lübnan’da birçok defa tablolarımı çizmeye çalıştım. Fakat şehrimdeki kadınlar DAİŞ karanlığı altında olduğu için çizemiyordum.”

Reqa’ya geri dönen Emel, Reqa Sivil Meclisi’ne bağlı Kültür Sanat Komitesi’nde çalışmalara katılır ve Reqa Kültür Merkezi’nin açılışında rol oynar.

Emel çizdiği tablolarda DAİŞ işgalinde kadınların yaşadığı o karanlık dönemi ve QSD tarafından özgürleştirildikten sonraki yaşamın kadınlar için geri dönüşünü işliyor.

(fg/cj)

ANHA


Diğer Haberler