Kuzey ve Doğu Suriye’de asimile edilmek istenen diller devrimi

Onlarca yıl Suriye rejimince asimile edilmek istenen diller, artık Kuzey ve Doğu Suriye’de kendilerini özgürce yaşatabildikleri gibi eğitim başta olmak üzere bölgedeki tüm kurum ve kuruluşlarda resmi dil statüsüne ulaştı.

Suriye rejimi, kurulduğu günden itibaren Türk devletinin Kuzey Kürdistan’daki yürüttüğü politikalar gibi tüm farklı halk ve inancı baskı altında tuttu. Tek renk, tek dil ve tek kültür zihniyetiyle hareket eden Suriye rejimi, farklı dil ve kültürleri asimile etmek istedi. Ancak tüm baskılara rağmen ortak bir yaşam sürdüren halk, ilişkilerini koparmadı ve birbirlerinin dili ve kültürünü öğrendi.

Özerk Yönetim çatısı altında sistemleşti

Suriye’de yaşayan Kürtler Arapça öğrenirken, Cizre ve Efrîn bölgesinde Kürtlerle ortak bir yaşam sürdüren Arap halklar da komşularının dili olan Kürtçeyi öğrendi. Halkların birbirlerinin dili ve kültürünü öğrenerek yarattığı tarihi miras, 19 Temmuz 2012 devrimi ile birlikte Özerk Yönetim çatısı altında sistemleşti. Özerk Yönetim çatısı altında yaşayan her halk, kendi dilini özgürce konuşup geliştirdiği gibi komşusunun dil ve kültürünü de öğreniyor.

Kuzey ve Doğu Suriye’de dil ve kültür devrimi

Kuzey ve Doğu Suriye halkları, dilini kaybeden bir halkın yok olacağının bilinciyle Özerk Yönetim çatısı altında dillerini korudu ve okul, akademi, üniversite ile Özerk Yönetim kurum ve kuruluşlarına taşıdı. Kuzey ve Doğu Suriye’deki dil ve kültür devriminde, her halk kendi anadiliyle eğitim görmeye başladı.

Bölgede Kürt öğrenciler ilk kez 26 Kasım 2011 tarihinde Kobanê ve Efrîn’in Qermîtliq köyünde anadillerinde eğitim görmeye başladı.

Çok dilli eğitime geçildi

Suriye rejimi Kürtçe dilini yasakladığı için daha önce gizli bir şekilde Kürtçe dil çalışmaları yürütülüyordu. 19 Temmuz 2012 tarihi ile birlikte dil devrimi de başladı ve her halk kendi anadilinde eğitim görme hakkı kazandı.

Farklı halk ve inançların bir arada yaşadığı Cizre Bölgesi’ndeki okullarda Arapça, Kürtçe ve Süryanice eğitim veriliyor. Fırat ve Efrîn bölgelerindeki okullarda ise Kürtçe ve Arapça eğitim veriliyor.

Dil alanındaki çalışmalar okullar ile sınırlı kalmadı ve sokak, dükkan ve kent tabelaları bölgede yaşayan halkın dillerine göre değişti.

‘Her halkın dili özgürdür’

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin toplumsal sözleşmesinin 3’üncü maddesinde “Kuzey ve Doğu Suriye demokratik federal bölgesinde yaşayan tüm diller arasında hiçbir fark yoktur. Her halk, dilini kullanmakta ve toplumsal, idari, eğitim ve kültür alanlarında geliştirmede özgürdür” ibaresi yer alıyor.

Kuzey ve Doğu Suriye Eğitim ve Öğretim Komitesi Eşbaşkanı Kewser Kodo, bölgede eğitim alanında tarihi adımların atıldığını söyledi. Demokratik eğitim sisteminde her halkın anadilinde eğitim görme hakkı olduğunu hatırlatan Kewser, demokratik ve komünal temelde verilen eğitimde her halk ya da inancın diğer halk ve inancın dil ile kültürünü tanıma hakkı olduğunu vurguladı.

Eğitim sistemi engellenmek istendi

Suriye rejimi, Kuzey ve Doğu Suriye’deki demokratik eğitim sistemini kabullenemedi ve engelleme girişimlerine başladı. Demokratik Toplum Komitesi’nin bölgedeki tüm okullara materyal dağıtmasının hemen ardından Suriye rejimi, Kürtçe ve Süryanice eğitimin verilmesinin karşısında durdu. Kimi okulları kapatan Suriye rejimi, bölge halklarını birbirine düşürmek için yalan iddialarda bulunmaya başlandı.

Suriye rejiminin, Özerk Yönetim’in materyallerinin zayıf ve Arapça karşıtı olduğu yönündeki iddialarına inanan kimi kesimler, henüz eğitim materyallerini görmeden okulları boykot etmeye başladı. Ancak eğitim materyalleri ve eğitim sisteminin anlaşılmasının ardından herkes kendi çocuğunu okula göndermeye başladı.

Kewser Kodo, Suriye rejiminin demokratik eğitimi engelleme çabalarının boşa çıktığını belirtti.

Her halk dilini koruyup geliştiriyor

Kürt halkı, anadilini öğrenmek ve geliştirmek için ilk etapta Kürt Dil Kurumunu açtı. Yapılan çalışmalar sonucu artık Kürtçe okullarda resmi dil oldu. Zamanla akademi ve faküllerde Kürt dil bölümleri de açıldı.

Bu durum sadece Kürt halkı için değil bölgedeki tüm halklar için geçerliydi. Yıllarca ana dillerinden mahrum bırakılan Çeçen, Çerkez, Süryani ve Türkmen halklar artık anadillerini geliştirmeye ve çocuklarına öğretmeye başladı.

Süryanice kiliseden okullara taşındı

Kiliselerde Süryanice eğitim veren Süryani halkı, artık okullarda da resmi olarak dillerini öğrenmeye ve eğitim vermeye başladı. Ayrıca Süryani Kültür Derneği, öğretmenleri Süryanice eğitime hazırlamak için akademiler açtı ve zaman kaybetmeden eğitimlere başladı.

Çerkez halkları ise, Minbic’de kurdukları Çerkez Derneği’nde uzman eğitimcilerin gözetiminde anadillerinde eğitimler vermeye başladı.

Yok sayılan Türkmence eğitim dili oldu

Yıllarca yok sayılan ve asimile edilmek istenen Türkmence de, Türkmen halkların yoğunlukla yaşadığı Minbic’in DAİŞ çetelerinden özgürleştirilmesi ile birlikte ana dilde eğitim görmeye ve vermeye başladı. Türkmen halkı, Türkmen kültür ve dilinin geliştirilmesi için 25 Nisan 2018 tarihinde Türkmen Komitesi açtı.

Minbic Türkmen Derneği yöneticisi Feyêz Heyder, uzun yıllar boyunca süren asimilasyon politikaları nedeniyle birçok Türkmen ailenin artık dillerini konuşamadığını belirtti ve derneğin bu konuda çalışmalar yaptığını ifade etti. Türkmen Derneği’nde açılan dil eğitim programına Türkmen ailelerin yanı sıra Kürt ve Araplar da katıldı.

Yüzbinlerce öğrenci anadilinde eğitim görüyor

Kuzey ve Doğu Suriye’de 2019-2020 eğitim ve öğretim yılının başlaması ile beraber eğitim materyalleri de geliştirildi. Bölgedeki 4 bin 223 okulda, 500 bini aşkın öğrenci kendi anadillerinde eğitim görüyor.

Efrîn’den göç etmek zorunda kalan öğrenciler de yerleştikleri Şehba’da, zorlu şartlara rağmen eğitimlerini sürdürüyor. Efrînli 13 bin öğrenci, Şehba ve ilçelerindeki 65 okulda eğitim görüyor.

Rojava Üniversitesi’nden 820 öğrenci eğitim görüyor. Kobanê Üniversitesi’nde 5 ayrı bölümde 40 öğrenci ders görüyor. Demokratik Toplum Eğitim Komitesi üyesi Mihemed Hecî, bölgede öğrenci mevcudunun her sene arttığına işaret etti.

(eyl)

ANHA


Diğer Haberler