Îlham Ehmed Washington Post’a yazdı: Ya barış ya kaos

MSD EşBaşkanı Îlham Ehmed, Washington Post’a, “ABD’nin dostu olmaz” uyarılarının haklı çıktığını ve bundan dolayı özeleştiri verdiğini belirterek, “Seçenekler açık; ya barış ve istikrar ya da dünya çapında yankı uyandıracak çatışma ve kaos” diye yazdı.

Demokratik Suriye Meclisi (DSM) Eşbaşkanı Îlham Ehmed, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik Türkiye’nin saldırılarını ve olası sonuçlarını Washington Post’a yazdı. “ABD’nin dostu olmaz” uyarılarının haklı çıktığını ve bundan dolayı özeleştiri yapan Ehmed’in yazısı şöyle:

 “Temsil ettiğim organizasyon, Suriye Demokratik Güçleri (QSD) DAİŞ’e karşı oluşturulan uluslararası Koalisyon’un müttefiki. İlişkilerimiz 2014 yılında üniformalı kadın ve erkeklerin kahramanca savunarak dünyayı şaşırttığı Kobanî Savaşı’ndan sonra başladı. Suriyeliler ile Amerikalılar arasındaki ilişkilerin sürdürülebilmesi ve geliştirilebilmesinin ana savunucularından biriyim.

 Şüphe duyanlar beni uyardı; ‘ABD’nin dostu olmaz onların sadece çıkarları vardır’ ancak düşmanlarımız tarafından teşvik edilen ABD karşıtı anlatıları reddettim. Şimdi karamsarların haklı olduğu ortaya çıktı, ben hatalıydım.

 2015 yılında kurulan QSD, laik, demokratik ve adem-i merkeziyetçi Suriye için Kürt, Arap, Süryani ve Türkmen grupların ittifakıdır. Koalisyon ortaklarımızın da desteğiyle, Rakka da dâhil olmak üzere İslam Devleti’nin kontrolünde bulunan tüm bölgeleri ele geçirdik. İslam Devleti bizi yeminli düşmanı olarak görüyor. Oysa İslam Devleti, Suriye’deki dayanağını ve terörünü Avrupa ve ABD’ye yaymak için Türkiye’nin yarattığı boşluktan faydalandı. Elde ettiği silahları ve kaynakları bir şeriat devleti kurmak için kullandı.

 Aldığımız sınırlı destekle İslam Devleti’ni yenip, Beşar Esad’ın zulmünün ve cihatçıların yerine demokratik, dengeli ve iyi bir yönetim sistemi kurduk. Kontrolümüz altındaki alanlarda istikrarlı bir Suriye’nin temellerini attık. ABD bize tam bir ortak gibi davranmadı, Türkiye’ye yönelik endişelerimizi dikkate almayı reddetti ve BM’nin Suriye’nin geleceğine yönelik planlarından dışladı.

 ABD’li yetkililer sınırdaki tahkimatları yıkmamızı, ağır silahları savaşçılarımızı geri çekmemizi istedi. Bu talep ailelerimizi ve çocuklarımızı, Türkiye ve cihatçıların saldırılarına açık hale getirmesine rağmen ABD bizi koruyacağına söz verdi. İslam Devleti’ni yenmek için yaptığımız fedakârlıklar sadece insanlarımıza bir hizmet değil, ABD, Avrupa ve terörizm tehdidiyle karşı karşıya olan tüm uluslararası topluluğa bir hizmetti. Fedakârlığımızın ve bağlılığımızın karşılığının verilmesini bekliyorduk.

 Bunun yerine ihanete uğradık. Başkan Trump ABD Birliklerine, bizi yok etmek isteyen Türk birliklerinin işgaline maruz bırakacak şekilde geri çekilmeyi emretti. Amerikalıların bu kararı binlerce insanın yaşamını tehlikeye atıyor. Ayrıca ABD ve diğer müttefiklerle birlikte yenmek için çalıştığımız küresel terör tehdidinin yeniden dirilme olasılığını da arttırıyor

Binlerce İslam Devleti savaşçısı tutsağımız, onları elimizde tutmak çok fazla kaynağımıza mal olur. Artık Türk işgalini savuşturmak zorunda olduğumuza göre İslam Devleti mahkûmlarını koruyan güçlerimizi cepheye yönlendirmekten başka çaremiz yok. İslam Devleti tutsaklarının birçoğu Avrupa pasaportuna sahip. Onların kaçması Avrupa’ya ve daha ötesine ciddi tehdit oluşturur. Bu bir tehdit değil, sadece gerçek.

 Topraklarımızı Türkiye’ye karşı korurken, bir yandan İslam Devleti mahkûmlarını gözetim altında tutamayız. Türkiye’nin askeri gücünü kabul ediyoruz fakat kendimize güveniyoruz ve kararlıyız. Artık saldırı altında olduğumuza göre -ben dâhil- silahlarımızı alıp sonuna kadar savaşacağız. Öz savunma bizim hakkımız. Milyonlarca destekçisi olan yetenekli bir savunma ordusuyuz. Ve zulmedilen azınlıklara mensup yüzlerce, binlerce insanı savunacağız: Kürtler ve Asuriler, Hristiyanlar ve Êzidîler…

 Barışı sürdürmeyi istiyoruz. Türkler ve Kuzey-Doğu Suriye anlaşmazlığı ve ortaya çıkacak korkunç küresel sorunları önlemek için hâlâ yeterli imkân var. Ancak bunun olması için ABD ve uluslararası toplumun aktif katılımı gerekiyor.

 Üç şartın yerine getirilmesi gerekiyor;

 a)komşu Türkiye ile barış içinde bir arada olmamız için farklılıklarımızın çözüme kavuşmasını kolaylaştırmak;

 b) BM liderliğinde yapılan barış görüşmelerinde katılımımızın sağlanması ki böylelikle Suriye’nin tamamı için uygulanabilir bir siyasi geleceği güvence altına alabiliriz.

c) Sorumluluğumuz altında bulunan İslam Devleti mahkumlarının resmi şekilde yargılanması için güvenilir ve tatmin edici bir cevabın verilmesi.

Uğradığımız ihanete rağmen ABD’nin değerlerine ve ABD üniforması giyerek savaşçılarımızla omuz omuza savaşan, buradaki yaygın önyargıları yıkan dostlarımıza güveniyoruz. Geri çekilme ile ilgili haberleri aldıktan ABD’nin Türk işgaline yol açtığı için birçoğunun nasıl dehşete düştüğüne şahit olduk.

Amerika’nın temel değerlerine olan inancımızın boşa çıkmayacağına inanıyoruz. Türkiye’yle barışın sağlanması, Suriye’de barışın tesisi ve İslam Devleti mahkûmlarına sürdürülebilir bir çözüm için üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Ancak bizimle bağlantı kurmak ABD ve uluslararası topluluğun kararına kalmıştır. Seçenekler açık; ya barış ve istikrar ya da dünya çapında yankı uyandıracak çatışma ve kaos.”


Diğer Haberler