Malik El-Hafiz: Türkiye’nin işgal saldırıları NATO’nun ana gündem maddesi oluyor

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarının NATO Liderler Zirvesi’nin ana gündem maddesi olduğunu belirten siyaset bilimci Malik El-Hafiz, NATO üyesi devletler arasında yaşanan anlaşmazlıkların kolay bir şekilde çözüme kavuşamayacağını söyledi.

NATO’nun kuruluşunun 70’inci yıldönümü dolayısıyla Londra'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi, üye devletler arasındaki anlaşmazlıklar gölgesinde gerçekleştiriliyor. Siyaset bilimci Malik El-Hafiz, NATO üyesi devletler arasında yaşanan anlaşmazlıklara ilişkin ANHA’ya konuştu.

‘NATO, TÜRKİYE’NİN ÜYE YA DA YÜK OLDUĞU KONUSUNDA KARARSIZ’

Batılı devletlerin Suriye krizinin gerçekçi çözümü için ikircikli tutum sergilediğini ve krizin ömrünün bu yüzden uzadığını belirten Hafiz, “Erdoğan’ın NATO’da Avrupa devletlerine karşı kullandığı kozlar, bizzat Avrupa devletleri tarafından Erdoğan’a verildi. Özellikle Avrupalı devletlerin DAİŞ tehlikesi ve tutuklu DAİŞ çetelerinin durumuna karşı sorumluluktan kaçması Erdoğan için koz yarattı” dedi. Suriye krizinin bu yüzden Avrupalı devletler tarafından isteyerek ya da istem dışı bir şekilde harmanlandığını belirten Hafiz, “NATO, artık Türkiye’nin kendilerinin bir üyesi mi yoksa kendileri için bir yük mü olduğu konusunda kararsız kalıyor” ifadelerini kullandı.

‘İŞGAL SALDIRILARI NATO’NUN ANA GÜNDEMİ’

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük işgal saldırılarının bir çok NATO üyesi devlet tarafından tepkiyle karşılandığına dikkat çeken Hafiz, “Ancak bu devletlerin bölgenin güvenliğinin korunması konusunda hiçbir pratiğini görmedik. Burada vurgulanması gereken nokta, ABD’nin kabul edeceği pratiklerin gerçekleşiyor olmasıdır. ABD’nin işgal saldırılarına izin vermesi, NATO’nun da bu yönlü bir tutum alması demektir. Ancak süreç devam ediyor” şeklinde konuştu.

NATO’nun Erdoğan’ın politikalarına karşı yumuşak tavrının genel bir durum olmadığını vurgulayan Hafiz, “Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye işgal saldırıları NATO’nun ana gündemi oldu” dedi.

‘ERDOĞAN AVRUPA’YI MÜLTECİLER VE DAİŞ ÇETELERİ İLE TEHDİT EDİYOR’

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriyeli mültecileri Avrupa’ya karşı koz olarak kullandığını hatırlatan Hafiz, “Avrupalı devletlerin hiçbir girişimde bulunmadığı ve tüm sorumluluğu QSD’ye yıktığı tutuklu DAİŞ çeteleri konusu, şimdi Erdoğan için Avrupa’ya karşı yeni bir koz aracı oldu. Türkiye, artık Avrupa’nın bu çeteleri teslim alması gerektiğini ifade ederek, tehditlerini sürdürüyor” diye konuştu.

‘ANLAŞMAZLIKLAR KOLAY GİDERİLMEYECEK’

Türkiye’nin geçmişten bu yana QSD’ye saldırabilmek için türlü bahaneler yarattığını vurgulayan Hafiz, şöyle devam etti: “Türkiye, güvenliğini ileri sürerek ‘Güvenli bölge’ adında bir konu yarattı. Türkiye’nin işgal saldırılarından önce oluşan tepki, saldırıların başlaması ile birlikte arttı. Türkiye’nin dayattığı ‘Güvenli bölge’ konusu, NATO’daki esas tartışmalardan biri olacak.”

NATO üyesi devletler arasında yaşanan anlaşmazlıkların kolay bir şekilde aşılamayacağını belirten Hafiz, Türkiye’nin Baltık planı karşısındaki ısrarı, Avrupa’nın Kuzey ve Doğu Suriye’ye işgal saldırılarını kınaması ile Türkiye’nin Suriyeli mülteciler ve DAİŞ çeteleri ile yaptığı tehditlerin anlaşmazlıkları derinleştirdiğini ifade etti.

Türkiye’nin S-400 alımı sonrası ABD’yi ikna etmeye çalıştığını ve Erdoğan’ın son ABD ziyaretinin de bu çerçevede gerçekleştiğini ifade eden Hafiz, iki ülke arasındaki anlaşmazlıkların çözüme bağlanamadığını söyledi.

ANHA


Diğer Haberler