Mekke Bildirgesi’nde mezhepçiliğe karşı mücadele vurgusu

139 ülkeden bin 200 Müslümanın katılımıyla Mekke'de gerçekleşen konferansta ‘Mekke-i Mükerreme Bildirgesi’ ilan edildi. Bildirgede zulme karşı mücadele etme, barış ve güvenliğin inşası ile kadın hakları vurgusu yapıldı.

27 İslami mezhep ve grubu temsil eden 139 ülkeden bin 200 Müslümanın katılımıyla Mekke'de gerçekleştirilen konferansta, çeşitli din, mezhep, örf ve kültürlerle birlikte, tüm insani toplum bileşenleri arasında barış ve uyumun sağlanması için tarihi bir kararla ‘Mekke-i Mükerreme Bildirgesi’ ilan edildi. Bildirge, Medine Sözleşmesi esas alınarak, yazıldı.

Zulme karşı mücadele

Müslümanlar, dini grupların temsilcileri tarafından hazırlanan Bildirge’de insanlığın yararını sağlamak, değerleri yerleştirmek, insani uyum ve sevgi köprüleri kurmak, olumsuz uygulamalar ve zulümle mücadele için görüş birliğine vardı.

Irkçı söylemler reddedildi

Katılımcılar, tarihi bildirgenin dayandığı temele ve ilkelere işarette bulunarak, farklı bileşenlerden oluşan insanlığın, aynı kökene ait olduğunu vurguladı. Irkçı söylem ve sloganların reddedildiği ifade edildi. Nefret ve küçümseme içeren söylemlerin kınandığının üzerinde duruldu. Bildirgede, milletler arasındaki farkın inanç, kültür, doğa ve düşünme biçimlerinde olduğu, bunun da Allahu Teala’nın hikmeti ile takdiri olduğuna işaret edildi. Bu kainat düzenini kabul edip, akıl ve bilgelikle hareket edilmesinin, kibirlenme ve çatışmadan çok daha iyi olan insani uyum ve barışa ulaştıracağı vurgulandı.

Bildirgede, toplumlardaki dini ve kültürel çeşitliliğin, çatışma ve savaşı haklı çıkarmadığı, aksine olumlu bir medeniyet ortaklığı, çeşitlilikten diyalog köprüleri kuran aktif bir iletişim kurulması için işbirliği yapma gerekliliğinin altı çizildi.

Kadın hakları vurgusu

Mekke Bildirgesi’nde ayrıca kadınların güçlendirilmesi yönündeki ilkelere, toplumdaki rollerinin dışlanması, aşağılanması ve küçük düşürülmesi, dini, bilimsel, siyasi, toplumsal ve diğer alanlarda karşılarına çıkan fırsatların engellenmesinin kabul edilemez olduğu bildirildi.

Diyalog çağrısı

Katılımcılar, Mekke Bildirgesi’nde diğerleriyle doğru bir anlayışa ulaşmanın, ortak noktaları öğrenmenin, bir arada yaşamanın önündeki engelleri aşmanın, ilgili sorunların üstesinden gelmenin, nefreti artıran, tarihin düşmanlıklarla yüklediği önyargıları aşmanın, bireysel hatalı tutum ve davranışları genellememenin en iyi yolu olarak,  sivil diyalog çağrısında bulundu.

Teröre karşı yasa çağrısı

Mekke Bildirgesi’nde nefret söylemlerinde bulunan, terör ve şiddete teşvik edenlere yönelik caydırıcı yasaların yürürlüğe konması için çağrıda bulunuldu. Bu yasalar ile birlikte, dini ve etnik çatışmaların nedenlerinden kurtarabileceğine vurgu yapıldı. İbadet yerlerine yapılan saldırıların kınandığı Bildirge’de bunun, katı yasalar ve güçlü bir güvenlik ile karşısında durulması gereken bir suç eylemi olduğu belirtildi. Benimsenen radikal ideolojiler ile gerektiği gibi mücadele etmenin önemine atıfta bulunuldu.

İslamofobi

Bildirge’de ‘İslamofobi’ kavramının İslam gerçekliğinin bilinmemesi, yeni bir medeniyetin icadı ve Semitik hedeflerin bir sonucu olarak ortaya çıktığı belirtildi. İslam’ın hakiki şekliyle tanınmasının, usul ve ilkelerini anlamak için önyargılardan kurtulmuş ve tarafsız bir bakış gerektirdiği ifade edildi. Bildirge’de ayrıca 'İslam' ismini kullananların sapkınlıkları ve yalnızca kendilerini bağlayan yanlışları konusunda uyarıda bulunuldu.

İnsani değerlerin ihlaline karşı ‘dikkat’ çağrısı

Mekke Bildirgesi, soylu ahlaki değerlerin sağlamlaştırılmasını, olumlu toplumsal uygulamaların, ayrıca ahlaki, çevresel ve ailevi sorunların ortak insani kavramlara göre ele alınmasında iş birliğini teşvik edilmesini içeriyor. Bildirge’de insani değerlerin ihlaline ve toplumsal düzenin tahrip edilmesine karşı dikkatli olunması vurgulandı.

Evrensel vatandaşlığa saygı çağrısı

Katılımcılar, ulusal çeşitlilik kapsamında İslami adalet ilkelerinin öngördüğü bir hak olarak, evrensel vatandaşlığa saygı gösterilmesi için çağrıda bulundu. Ülkesine sadık her vatandaşın güvenlik, toplumsal barış ve kutsalları koruma, yasaklardan kaçınma görevi bulunduğu ifade edildi.

Katılımcılar, başta barış ve güvenliğin inşası, soykırımın kınanması, etnik temizlik, tehcir ve insan ticareti ile ilgili karar, girişim ve programların yalnızca teoride kalmaması ile mücadele edilmesi için çağrıda bulundu.


Diğer Haberler