Melevan Resul: CPT İmralı’da işlenen suçlara karşı görevlerini yerine getirmedi

Önder Abdullah Öcalan’ın mücadelesinin meşru olduğunu vurgulayan Gazeteci Yazar Melevan Resul, CPT’nin İmralı’da işlenen suçlara karşı görevlerini yerine getirmediğini söyledi.

Avrupa Konseyi’ne bağlı Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT), 2019’da İmralı’ya yaptığı ziyarete ilişkin 5 Ağustos’ta rapor yayınladı. İmralı’daki bütün tutsaklarla görüşüldüğü belirtilen raporda, İmralı’da 2016’dan bu yana iyileşme olmadığı ve cezaevindeki sisteminin “tamamen gözden geçirilmesi” gerektiğini vurgulandı.

Raporda ayrıca Önder Abdullah Öcalan’ın aile ziyaretlerinin neredeyse hiç mümkün olmadığını ifade ederken, avukatların görüşme taleplerinin de 2019’dan beri reddedildiğini hatırlatıldı.

Konuya ilişkin ANHA’ya konuşan Gazeteci Yazar Melevan Resul, “Türk devleti Önder Abdullah Öcalan şahsında özgürlük mücadelesi veren bütün halklara tecrit uyguluyor. Türkiye tarihi insan hakları ihlalleriyle doludur. Bunun en büyük örneği de Önder Abdullah Öcalan’a 21 yıldır İmralı’da uygulanan tecrittir” dedi.

Halkın özgürlüğü için mücadele etmenin uluslararası hukuka göre meşru olduğunu belirten Resul devamla şunları kaydetti: “Önemli şahsiyetlerin halkının özgürlüğü için mücadele vermesi, uluslararası hukuka aykırı değildir ve Birleşmiş Milletler (BM) de bunu kabul ediyor. Önder Abdullah Öcalan’ın Kürt halkı ve bölge halkları için mücadele, BM’nin hiçbir kararına aykırı değildir. Çünkü meşru bir mücadele yürütüyor.”

CPT GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRMEDİ

CPT’nin İmralı’daki işkence sistemine karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğini ve Önder Abdullah Öcalan’ın aile ve avukat görüşmelerini yapabilmesi için Türkiye’ye baskı uygulaması gerektiğini söyleyen Resul, “Kürt halkı ve özgürlük mücadelesi veren halklar, çözülemeyen sorunların çözümü için Önderliğin fikir ve felsefesine ihtiyaç duyuyor” ifadelerinde bulundu.

İmralı’daki tecritle ve işkence sistemiyle ilgili uluslararası kurumların aktif çalışmadığını, bazı kurumların ise siyasi kararlarla faaliyet yürüttüğüne dikkat çeken Resul, “Önder Abdullah Öcalan’ın yazdığı savunmalar, Türk devletinin suçlu olduğunu göstermeye yeterdir” diye ekledi.

Resul, İmralı’da işlenen insan hakları suçları ve tecride karşı uluslararası toplumun tepkisizliğine de değinerek, “Önderliğin ve Kürt halkının hakları, demokrasi iddiasında bulunan uluslararası güçler ve örgütler önünde çiğneniyor” şeklinde konuştu.

Resul, Türkiye’nin büyük kentlerinde yaşayan Kürtlerin, Türk devletine ve AKP’ye siyasi ve ekonomik baskı yapabileceğini ve böylece değişim sağlayabileceğini söyledi. Kuzey Kürdistan halkının Önder Abdullah Öcalan’a karşı işlenen suçlara karşı daha fazla sesini yükseltmesi gerektiğini belirten Resul, Kürt siyasi güçleri ve tüm ilerici demokrat güçlere de tecride karşı mücadeleyi yükseltme çağrısı yaptı.

(cj)

ANHA


Diğer Haberler