​​​​​​​Mihemed Şêxo şarkıları 32. yılında da kalbi delip geçiyor

Ölümünün ardından 32 yıl geçen sanatçı Mihemed Şêxo’nun stranları tıpkı ilk günkü gibi kalplere işliyor, dillerden hiç düşmüyor. Eserleriyle ölümsüzlük iksirini bulan Kürt sanatçı ölüm yıldönümünde uğruna bedel ödediği topraklarda şanına yakışır şekilde anılıyor.

Kürdistan toprakları zulümler ve katliamlara sahne olmasının yanı sıra direniş kültürüyle de bağrında çok sayıda sanatçı yetiştirdi. Aşkın şairi Mihemed Şêxo’da stranlarıyla 32 yıl sonra bile her gönülde ayrı bir iz bırakıyor.

Gerçek adı Mihemed Salih Şêxmûs Ehmed olan Mihemed Şêxo 1948 yılının Şubat ayında, Qamişlo’nun Xecukê köyünde 11 kardeşin en büyüğü olarak dünyaya geldi. Okula gitmeden evvel köy imamından Arapça ve Kur’an okumayı öğrendi. Ailesinin maddi sıkıntılarından dolayı ise okula geç başladı.

1965 yılında gözlerinden rahatsızlanan Mihemed Şêxo’nun görme oranı düştü ama hayatı kalpten görmeyi ustalıkla öğrenmişti. Ülkesinde yaşadığı zorlukları stranlarıyla anlatan Mihemed Şêxo, aşkın şairi olarak tanınıyor. Kürt halkına hizmet eden Mihemed Şêxo’nun eserleri Kürt halkının dört parça Kürdistan’da yaşadığı acıların da sesi oldu.

BOYUN EĞMEYEN ASİL BİR SANATÇI

Şêxo, iktidardaki rejimler tarafından hedef alınması nedeniyle defalarca göç etmek zorunda kaldı. Bu da birçok Kürt ve Arap sanatçıyı tanımasını sağladı. 1970 yılında Lübnan’ın başkenti Beyrut’a giden Şêxo, yaklaşık 4 yıl boyunca çok sayıda sanatsal faaliyete katıldı. Fêroz, Wadîi El Safî ve Semîre Tewfîq gibi Arap sanatçılarla tanışan Şêxo, Lübnan’da kaldığı süreçte iki defa Irak’a giderek Bağdat Radyosu’nda stranlarını seslendirdi. Irak’ta bulunduğu sürede Tehsîn Taha, Mihemed Arêf Cizîrî ve Isa Berwarî gibi Kürt sanatçılarla da tanıştı.

1974 yılında yeniden Suriye’ye dönen Şêxo, Şam’da ilk albümünü yaptı. 90’lı yıllarda herkes Kürtçe tek bir kelime etmeye dâhi korkarken Şêxo Kürtçe stranlar söylüyordu. Bu nedenle ilk albümünün ardından Baas rejimi tarafından baskılara maruz kalıyordu. Lakin Şêxo, halkının sesi olmayı asla bırakmadı ve pes etmedi.

‘HÜZNÜN VE SAZIN ÜSTADI ÖLÜMSÜZ ESERLERİYLE ANILIYOR’

Kürtlerin gönlünde yerini almış pek çok Kürt sanatçı arasında karakteriyle öne çıkan Mihemed Şêxo, gerek eserleriyle gerek iktidarlara karşı zindanlarda verdiği mücadeleyle sanatın engel tanımadığının kanıtı oluyor. Kürt temburuna ve ezgilerine olan sevgisiyle, yaşadıklarını sözlere dökmesiyle Kürt halkına ölümsüz eserler bırakıyor.

Bu 9 Mart, Mihemed Şêxo’nun ölümünün 32. yıldönümü ve aradan geçen onca yıla rağmen sesi hâlâ halkının kalbinde ve ruhuna işliyor. Hüzün dolu stranlarıyla, hem aşkın hem Kürt halkına yapılan zulümlerin sesi oldu. Mihemed Şêxo’nun günümüze taşıdığı Kürt müziğinin üzerine yeni eserler inşa edilmeye çalışılıyor.

Rojava devrimi ile birlikte Mihemed Şêxo’nun adını taşıyan iki Kültür ve Sanat Merkezi kuruldu.

‘ŞÊXO’NUN HAYALLERİNİ HAYATA GEÇİRİYORUZ’

Cizre Bölge Kültür Komitesi Eşbaşkan Yardımcısı ve sanatçı Daniş Botan, “Milli duyarlılığı yüksek ve sanatsal tavrı net bir sanatçı olan Şêxo, Kürdistan toplumunun kültürünü koruma çabalarının yanında Kürt halkının bilinçlendirilmesinde büyük rol oynadı” dedi.

Mihemed Şêxo’nun izindeyiz diyen Daniş Botan, “Bizler de Şêxo’nun umutlarını, Kürdistanî hayallerini kültür merkezlerimizde hayata geçirmeye çalışıyoruz. 6-8 yaşlarındaki çocukların dilinde Ay lê gulê, Azadî Şêrîn şarkıları var. Tembur aşığı olan Şêxo, açtığımız Tembur yapım ve öğretim kurumlarını görse çok duygulanırdı” şeklinde konuştu.

Mihemed Şêxo 6 Mart 1989 yılında kalp krizi geçirdi. Tüm yaşamı boyunca yoksulluk çekmiş, sürgün, zindan, işkence de dahil her türlü baskı ve zora maruz kaldı. Henüz 41 yaşındayken yüreğinde özgür Kürdistan özlemiyle hayata gözlerini yuman Şêxo, aydın duruşu, yurtseverliği ve müziğiyle hala hafızalardaki yerini korumaktadır. Ölümünün üzerinden 32 yıl geçmesine rağmen Mihemed Şêxo’nun sesi halen Rojava’nın her tarafında yankılanıyor. Kürtler, her yıl 9 Mart’ta Qamişlo’da bulunan mezarı başına akın ederek Şêxo’yu anıyor.

Mihemed Şêxo’nun ölümünden önceki vasiyetini tekrar hatırlayalım:

“Ey yaşayanlar, ben ölünce

Gömmeyin herkes gibi

Mezarımı dağların dibine kazın

İki belik olsun mezar taşlarım

Her Mart’ta uyandırın beni

Ki neşelendireyim hepimizi”

(jw/rr)

ANHA


Diğer Haberler