Mihraç Ural: Reyhanlı olayının ısıtılması bir amaca işaret ediyor

Reyhanlı saldırısı emrini verdiği iddia edilen Mehmet Gezer’in bir selamından dolayı saldırının üzerine yıkılmaya çalışıldığına dikkat çeken Mihraç Ural, MİT’in böylesi süreçte bu tür olayları tekrardan gündeme getirmesinin nedeninin Türkiye’nin Suriye’ye dönük işgal saldırılarını meşrulaştırma girişimi olduğunu kaydetti.

11 Mayıs 2013'te Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde iki ayrı bombalı saldırı yaşandı. Saldırıda 52 kişi ölürken 146 kişi ise yaralanmıştı. Bu saldırının emrini verdiği iddia edilen Mehmet Gezer 30 Haziran’da ABD’den getirildi ve Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Reyhanlı Katliamı davası kapsamında ifade verdi. İfadesinde Siyasetçi ve Suriye Mukaveme Güçleri Komutanı Mihrac Ural’ın Yusuf Nazik, Nasır Eskiocak, Temir Dükkancı gibi isimlerin saldırı hazırlığında olduklarından emin olduğu iddiasında bulundu.

Son dönemde MİT ve denetimindeki çete örgütlenmeleri ve kişiliklerin, Reyhanlı patlaması vb. olayları tekrardan ısıtması, kaza adı altında MİT’e çalıştığı tespit edilen kişilerin şüpheli şekilde öldürülmeleri, Türkiye-Suriye sınırında yeni planların devreye konulduğu iddialarını da gündeme getirdi. Daha önceki dönemlerde bu planlar çerçevesinde bazı Türkiye yetkililerinin provakatif eylemler içerisinde olduğu belgeleriyle basına yansımıştı. Hakan Fidan’ın ‘sınırın diğer taraftaki adamlarımıza, topraklarımıza birkaç top attırırız’ söylemi de halen akıllarda.

Yeniden ısıtılan bu olaylarda ismi tekrardan gündeme gelen Mihraç Ural konuya ilişkin ANHA’ya konuştu. Ural, kendi isminin zorlamayla tutanaklara geçirilmeye çalışıldığına ve bir amaç doğrultusunda bu gündemlerin yaratıldığına dikkat çekti.

BİR NUMARALI TANIĞI

Ural, ABD’den getirilen Mehmet Gezer adlı sanığın ifadesine yönelik şunları aktardı; “Mehmet Gezer ABD’den Türkiye’ye getirildi. Olayın merkezinde Reyhanlı bulunmaktadır. O, bu davanın bir nolu tanığıdır. 32 sanık yakalandı ifadeleri alındı, tümü Mehmet Gezer’i Reyhanlı olayında birinci sanık olarak gösterdi. Düzmece bir şekilde yapılan polis sorgulaması, ardından savcı sorgulaması ve sonunda mahkeme. Hukuk denilince aklı gelen tüm düzlemlerde, Mehmet Gezer Reyhanlı olayının birincil sanığıdır. Gelir teslim olur ve ifadesini verir. Ancak kendini MİT elemanı bir muhbir sayan Mehmet Gezer için, geride kalan bunca tanığın açıklaması hiçbir anlam taşımıyor. ‘Ben patlamanın yapılacağını bildirdim, gerekli her şeyi söyledim üzerime düşeni yaptım’ diyerek kendini aklama yolunu seçti. Ama bu yol seçiminde, konuyla uzak-yakın ilgisi olmayan isimleri de karıştırdı. Bunların başında da Mihraç Ural yani benim adım yer aldı.”

‘ADIM ZORLAMAYLA TUTANAKLARA GEÇİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR’

Kendi isminin de yer aldığı ifadeye değinen Ural, isminin zorlamayla tutanaklara geçirilmeye çalışıldığına dikkat çekti.

Ural devamla şunları söyledi: “Mehmet Gezer, benim adımın bu olayla ilgili olarak açıklanması, hiçbir şekilde net değildi.  Davayla ilgili olan tüm tanıklar her şeyleriyle açıkça ortaya serilirken Mihraç Ural adı, çok açık ki bir amaç güderek ve zorlamayla tutanaklara geçirilmektedir. Öyle ki, olayın içinde yer alması ve eylemin yapılması durumunda değil, sadece bu eylemi yapanlarla hiçbir belirtisi olmayan nedenlerle bir araya gelmesi açısından ele alınmaktadır. Yani, bu eyleme katılanlar hemşerilik bağı nedeniyle bir merhabadan öteye anlamı olmayan bir araya gelmiştir. Bu durum herkes için geçerli bir durumdur.

Zaten, eylem yapıldıktan sonra Mehmet Gezer, Yusuf Nazik’e ‘git bu eylemi Mihraç Ural’a aktar ki bizim gücümüzü anlasın’ diye talimat verir. Tabi ki Mehmet Gezer, eylemin gerçekleştiği o cicim günlerinde ne yakalanan olacaktı ne de adını polise teslim edecek bir hadisi yoktu. O anın tehlikesiz zuhurunda istediğini söyleyebilirdi. Hatta şu anki anlattıklarını da aktarıp kendini güvenceye alabilirdi. Bu ahlaksızlık bu utanmazlık kendine aittir. Ama ilgisiz insanların adını anarak, üstelik bu anmayı net olarak yapmadan dile getirmesi, malum bir MİT ajanının zimmetine bağlamakla yetineceğim. Bu kendinden sorumsuz kişi, Mihraç Ural adını hiçbir anlama gelmeyecek sokuşturmalarla hiçbir şeyi başarıyla kapatamayacaktır.”

Mihraç Ural’ın, ‘Mehmet Gezer’i tanıyor musunuz?’ sorumuza yönelik cevabı ise şu şekilde: “Mehmet Gezer, diğer tüm tutuklular gibi benim hemşerimdi. Ama onu tanımıyordum. O Suriye’de kendi işleriyle meşgulken, bize selam attığı bir süreç yaşamıştık. Bu da çok normal hemşeri selamıydı.”

‘OLAY SİYASİ BİR BOYUTA TAŞIRILIYOR’

“Bu selam üzerinden, Reyhanlı kıyımını üzerimize yıkmaya çalışması, Reyhanlı olayını siyasi bir boyuta taşıma kaygısıyla ilgilidir” değerlendirmesini yapan Ural, MİT’in ısrarla taşıdığı hedefin bu olduğunu vurguladı.

 Özellikle bu süreçte Reyhanlı saldırısı gibi olaylarının gündeme getirilmesini de şu şekilde ele aldı: “Geçerli bir siyasal kişi olarak benim adımın, bu askeri eylemlere ait olması yeterlidir. MİT’in Suriye’ye dönük bazı planlarının olduğunu gösteriyor. Özellikle bu süreçte bu olayların ısıtılması, MİT’in Suriye’ye dönük gerçekleşen ve gerçekleşecek olan işgal saldırılarını meşrulaştırmaya çalıştığı anlaşılıyor.”    

Kendilerinin, savcının önemle gizlemeye çalıştığı ‘X’ adlı kişinin Mehmet Gezer olduğunu ilk ifadeler ortaya çıktığından beri bildiğini belirten Ural, “Ancak arayı bu kişinin Karabağ’da yakalanması olayın gecikmesine yol açtı. Zaman her şeyi en güzel şekliyle değerlendirdi. Ve Mehmet Gezer çıkıp, ‘o casus bendim’ diye son ifadesini vermiş oldu” dedi.

‘BUNLARIN TÜMÜ DEVLET YANLISI’

Mehmet Gezer’in iyi oyun oynadığını aktaran Ural, ifadesinin zamanlamasını şu şekilde yorumladı: “Adam akıllı davranıyor. Başına bu kadar olay gelmeseydi, hala yurt dışında kalabilseydi, mesela Suriye’de kalsaydı bu çıplak açıklamalar gündeme gelmeyecekti. Ama adam iyi bir oyun oynadı ve tüm sanıkların yakalanmasından sonra kendisi de yakalanınca bu yaptığı son açıklama zorunlu hale gelmişti.  Mehmet Gezer, bu milletin bozuk insanlarından biridir. Bunların tümü devlet yanlısıdır da. Ki devlet tarafından nasıl kullanıldıkları da anlaşılıyor. Bu korkunç sorumsuzluklarına karşın, toplum içinde dönüp yaşama şansı ararlar. Ancak bu kişilikler, bunun hesabını er ya da geç halka verecektir. Bu böyle biline.”

Daha önceki demeçlerinde de bu iddiaları reddeden Ural şunları kaydetmişti: “Reyhanlı bombalanmasını televizyondan duydum. Masum insanların ölmesine neden olacak bir eyleme girmem. Bu eylemin arkasında mafya, MİT, DAİŞ ve İsrail var. 32 kişiyi tutukladılar, beni tanıyan, bilen yok. Suriye-Türkiye birbirini vursun diye bu eylemi yaptılar. Olayla alakası, bilgisi olan ve tutuklanan Yusuf Nazik, Suriye mafyası tarafından Türkiye’ye satıldı.”

MİHRAÇ URAL KİMDİR?

Mihraç Ural veya diğer bilinen adıyla Ali Kayalı eski Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (Acilciler) liderliğini yaptı. Şimdi Suriye’de kurduğu Mukaveme Suriyyi (Suriye Direnişi) birliklerinin liderliğini yapıyor. 12 ayrı cezaevi yattıktan sonra, Adana Cezaevinde tünel kazarak firar etmeye çalıştı. Tünelde Dev-Yol davasından İsmail Şahin, döşenen elektrik kablosundaki kaçaktan dolayı yaşamını yitirdi ve jandarmayla silahlı çatışma yaşandı. 31 Temmuz 1980 tarihinde görüş mahalline geceden girip, gündüz de görüşçüler arasına karışarak cezaevinden kaçtı. 10 Ağustos 1980'de Suriye'ye geçti. 11 Mayıs 2013'te Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilen ve 52 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırıyla ilgili Adana Cumhuriyet Savcılığı tarafından hakkında arama kararı çıkartıldı. Suriye barış süreci kapsamında Ocak 2018'de Soçi’de düzenlenen uluslararası toplantıya katıldı. Kendi deyimiyle şimdiye kadar 16 kez suikaste uğradı.

ANHA


Diğer Haberler