​​​​​​​Moskova Finlandiya ve İsveç’e nasıl bir cevap verecek?

NATO’nun genişleme ve Rusya’yı kuşatma planlarına karşı Rusya’nın atacağı adımlar merak konusu oldu. Uzmanlar, Rusya’nın emperyal olarak gördüğü adımlara karşılık vereceğini söylüyor.

NATO, 29 Haziran'da İspanya'nın başkenti Madrid'de gerçekleştirdiği yıllık toplantısında, Avrupa içinde ve dışında stratejik bir değişim için görüşünü açıkladı.

Toplantının sonunda Rusya'yı rakip olarak gören "yeni bir stratejik konsept" yayınlandı. Ayrıca NATO, Rusya'yı büyük bir acil tehdit olarak değerlendirdi. Çin’in de bir düşman olduğu bu nedenle yaratacağı tehdide karşı tutarlı bir stratejiye ihtiyaç duyulduğu fikri öne çıktı.

Uluslararası güçler arasında hegemonya konusunda ciddi bir çatışma yaşanmasıyla birlikte, üçüncü dünya savaşı, Rusya'nın Sovyetler Birliği'nin başarı çağını yeniden tesis etme girişimi, Çin'in dünyanın ilk ekonomik gücü olma girişimi ve ABD'nin dünyanın ilk ekonomik gücü olma girişimi ile ilgili başka bir aşamaya girdi.

MOSKOVA STRATEJİSİNİN BAŞARISIZLIĞI!

Bunun yanı sıra özellikle Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, 2019 yılında yaptığı uyarıların ardından NATO'nun genişlemesini engellemeye yönelik Amerikan çabaları var.

Macron, Trump yönetimi sırasında Batı ittifakını "Beyin Ölümü" olarak nitelendirdi. Joe Biden, Rusya'nın etkisi altındaki İsveç ve Finlandiya’yı NATO'ya katmak için Ukrayna'daki savaşı çıkardı.  

Ancak bu, genel olarak, yavaş yavaş silahlanmaya ve 75 yıllık tarafsızlığı terk etmeye doğru ilerleyen Avrupa'yı etkileyecek.

Verilere göre Rusya, Ukrayna'nın NATO'ya katılma girişimlerine karşı ilk adımı Ukrayna'ya müdahale ederek ve Ukrayna'nın katılımını engelleyerek attı.

Ancak Rusya sınırındaki İsveç ve Finlandiya artık katılmaya yakın. İkisi de tarafsızlığından vazgeçti. Pek çok gözlemci bunu, üst düzey yetkililerin açıklamasına göre Moskova'nın NATO'nun genişlemesini durdurmaya çalışan Moskova stratejisinin başarısızlığı olarak nitelendirdi.

RUSYA’NIN GİRİŞİMLERİNE BATI DARBESİ

Konuyla ilgili ANHA’ya konuşan uluslararası ilişkiler araştırmacısı Eli Yehya, şunları söyledi: "İsveç 200 yılı aşkın tarihsel tarafsızlığını terk ettikten sonra, ikinci dünya savaşından bu yana tarafsız kalan Finlandiya da kesinlikle onlara katılacak. NATO'nun Rusya ile sınırlarına 1300 kilometre daha eklenecek. Katılım, Rusya'nın NATO'nun sınırlarının ötesine yayılmasını engelleme çabalarına karşı bir darbedir. 24 Şubat tarihinden sonra NATO eskisinden daha dengeli ve koordineli hale geldi. Şimdiye kadar Rusya buna karşı tek başına savaşıyor."

Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılımının Rusya'daki etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan, siyaset araştırmacısı ve Rusya ilişkileri uzmanı Dr. Mirzad Hacim, “Finlandiya ve İsveç'in Rusya ile bir sorunu yok. NATO'ya katılımları baskının sonucudur. Dünyada büyük bir ekonomik ve insani çöküntü olduğunu ve dünyanın birçok önemli bölgesinde gıda güvenliğine, sağlığa, enerjiye yönelik tehditler olduğunu çok iyi biliyoruz. İki ülkenin NATO'ya katılması, NATO'nun macera, silahlanma ve bütçe labirentine girmeleri anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

‘RUSYA YALNIZ DEĞİL’

Kuzey Avrupa devletlerinin NATO'ya katılımına Rusya'nın tepkisinin niteliğine ilişkin olarak Hacim, "Cevap aynı müzakere olacak. Finlandiya'nın Rus enerjisini büyük ölçüde kullandığını ve pazarına güvendiğini biliyoruz. Sınıra asker konuşlandırılacak. Rusya uçsuz bucaksız bir ülke ve tek başına yaşayabileceği her şeye sahip, ülke bugün yalnız değil ve yanında güçlü ülkeler var. Aynı zamanda küresel bir rol oynuyor ve sıcak denizlerde limanları bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Eli Yehya da, Rusya’nın siyasi, askeri ve enerji tepkileri göstereceğini belirterek, “İki ülkenin Moskova'ya şantaj yapmaya devam edeceğine inanmıyoruz. Çünkü ekonomik gelişmelerinin aynı düzeyde devam etmesi, istikrarlı bir bölgesel ortam ve Rusya ile uyum gerektirmektedir. Ayrıca Rusya'nın operasyonunun nedenlerinden birinin de Ukrayna milliyetçileri tarafından zulme uğrayan ve katledilen Rus azınlıklarla ilgili olduğunu belirtmeliyiz” ifadelerini ekledi.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Çarşamba günü yaptığı açıklamada, "Rusya, ABD Başkanı Joe Biden'ın ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını genişletme kararından korkmuyor" dedi.

‘NATO’NUN GENİŞLEMESİ MOSKOVAYI İLGİLENDİRMİYOR’

NATO'nun genişlemesinin Moskova'yı ilgilendirmediği Rus yetkililerin açıklamalarından açıkça görülüyor. Dr. Mirzad Hacim de bu görüşe katılarak şunları söyledi: “Rusya, Avrupa'da herhangi bir askeri varlıktan gerçekten korkmuyor. Ancak Rusya, NATO'nun Varşova Paktı'na karşı inşa edilip edilmediğini soruyor. Neden bugün Rusya ile sınırlarını genişleterek onu tehdit ediyorlar? Batı'nın ve NATO'nun müdahalesinin birçok ülkede olduğunu ve kafa karışıklığından başka bir şey olmadığını biliyoruz. Henry Kissinger'ın Davos Kongresi'ne yazdığı mektup bu konuda açıktı.  Rusya'ya ne kadar baskı yapılırsa yönünü o kadar Çin'e çevirecek. Bu, Çin'in genişlemesi ve Herir yol projesinin başarısı önünde Avrupa'nın güvenli bölgesini kaybetmesine neden olacak.”

Rusya uzmanı İmad El Tifêli, Rusya'nın kayıtsızlığının her türlü müdahaleye cevap verebilecek askeri gücüne olan inancından kaynaklandığını söyledi.

El-Tifêli, Biden'ın Moskova'ya karşı, Avrupa'yı askeri olarak güçlendirme girişimine değindi ve "Washington, Avrupa ülkelerinden ordunun bütçesini artırmaları konusunda ısrar ediyor" dedi.

Avrupa toplumunun militarize edilmesini en büyük hatalardan biri olarak nitelendiren Hacim, "Bu büyük bir tehlike, özellikle de Batı demografisinin ve ekonomisinin iflası anlamına geldiği için tehlikenin boyutu artıyor. Bu, savaşların bedelini hala ödeyen bir toplum için yüktür. Bugün Batılı politikacılar, egemen devletlerin kendilerine uyguladığı baskıyla karşı karşıya. Toplum propagandadan etkilenir" şeklinde konuştu.

Orta Asya meseleleriyle ilgili dış politika araştırma akademisi İngiliz araştırmacısı Maximilian Hess ajansımıza yaptığı açıklamada, "Rusya'nın müdahalesinin NATO ile hiçbir ilgisi yok. Bu, Rusya'nın düşmanca bir emperyalist savaş yürütmek için yarattığı bahanedir. Moskova, 2014 yılında Kırım'a müdahale etmek için Avrupa Birliği'nin serbest ticaret anlaşmasını bahane olarak kullanmıştı. Yardım hatlarında tehditler olduğunu iddia etti. Putin'in bölerek ve sonra bombalayarak çok fazla hasara yol açtığını hatırlamakta fayda var" yorumunda bulundu.

Hess, iki kuzey devletinin NATO'ya katılımıyla ilgili olarak şunları söyledi: "Katılmak Rusya için bir kayıp olarak görülecektir, bunun nedeni Kremlin'in karalayıcı reklamıdır. Belli ki bunu NATO'nun düşmanlığı ve kuşatması hakkında daha fazla kanıt talep etmek için kullanacak, ancak bu anlamsız."

(rr)

ANHA


Diğer Haberler