MSD’den Astana bildirgesine tepki

MSD, 13. Astana görüşmelerinde yapılan açıklamalarda Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim’ine yönelik ithamlara tepki gösterdi.

Demokratik Suriye Meclisi (MSD), bugün yayınladığı yazılı bir açıklamayla 13. Astana Buluşması sonuç bildirgesinde yer alan ifadelere yanıt verdi.

Açıklamada, “Her gün bölgenin güvenliğini tehdit eden devletlerin, milyonlarca insanın desteğini almış bir gücü teröristlikle suçlama hakkı yoktur” denildi.

Demokratik Suriye Meclisi'nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“İdlib’deki ateşkes kararını yenilemek ve karara bağlı kalmak için garantörler arası girişimlerin bulunduğu 13’üncü Astana toplantısında, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların arttırılması konusunda bir uzlaşma sağlanmış, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi söz konusu bildirgede Suriye’yi parçalayan ve komşularının güvenliğini tehdit eden bir proje olarak tanımlanmıştır.

Demokratik Suriye Meclisi olarak savaşların son bulmasını ve sivillerin yaşadıkları acıları azaltmayı sağlayan tüm kararları destekliyoruz. Fakat uluslararası alanda ortaya çıkan inisiyatifin, Suriye’deki mevcut durumu değiştirmediğini ve bütünlük içerisindeki bir Suriye’nin çıkarlarına ters olduğunu görmekteyiz.

Bununla birlikte bir bölgedeki savaşı başka bir bölgeye taşıma; özellikle de Kuzey ve Doğu Suriye gibi güven ortamının hakim olduğu, halkının teröristlere karşı büyük bir mücadele vererek zafer elde ettiği bir bölgeye taşıma çabaları görülmektedir. Bu kapsamda Türkiye rejimi, Astana toplantısında kendi çıkarlarını hayata geçirmek için çabalamış; bölge halklarına yönelik soykırım ve katliam saldırıları konusundaki ısrarını sürdürmüştür. Her an her dakika bölgenin güvenliğini tehdit eden bir devletin, milyonlarca insanın desteklediği bir gücü terörist olarak suçlamaya hakkı yoktur.

Bu bağlamda MSD olarak, uluslararası güçlerin bu realiteyi görmemezlikten gelmesini esefle karşılamaktayız. Türk devleti ne geçmişte ne de şimdi El Nusra ve DAİŞ’in sınırlarındaki varlığına ilişkin kaygı duyduğuna dair hiçbir açıklama yapmamıştır. Fakat projemize ve Suriye’nin geleceğine karşı sınır hattı üzerinde askeri güç yığmayı sürdürmektedir. Hedefimiz demokratik bir Suriye’ye kavuşmaktır. Demokratik Suriye Güçleri, Suriye’nin savunma gücüdür. Türk devletinin aksi yöndeki bütün açıklamaları kamuoyunu aldatma amacı taşımaktadır ve bu çabalarla insanlık dışı uygulamalarını hayata geçirebilmek için aktif güçlerle ittifak peşinde olduğunu göstermektedir.”

(cj)


Diğer Haberler