Newroz Uysal: CPT, raporunda yaptığı öneriler ve tespitler üzerinde durmalıdır

​​​​​​​Avrupa Konseyi’ne bağlı İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) Önder Abdullah Öcalan ve diğer tutsaklara yönelik kısıtlamalara ilişkin raporunun yeterli olmadığını belirten Öcalan’ın avukatı Newroz Uysal, “CPT, yaptığı tespit ve öneriler üzerinde durmalıdır” dedi.

Avrupa Konseyi’ne bağlı İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) 2019’daki bir ziyarete dayalı olarak hazırladığı raporunda İmralı’daki tüm tutsaklarla görüştüklerini belirtti. Raporda, tutsaklara uygulanan cezaevi sisteminde, 2016’daki benzer bir ziyaretten bu yana herhangi bir “iyileşme” olmadığı kaydedildi.

Önder Abdullah Öcalan’ın avukatı Newroz Uysal, CPT’nin raporunu ANHA’ya değerlendirdi.

Raporun aradan bir buçuk yıl geçtikten sonra yayınlandığına dikkat çeken Uysal, “Raporda İmralı cezaevi rejimine yönelik hem görüş hem de öneriler paylaşıldı. CPT, bir buçuk yıl aradan sonra raporu paylaşıyor. Ne yazık ki CPT prosedüründe bu madde de bulunuyor; devletlere yapılan ziyaretlerde devlet yetkilileri resmi onay vermeden CPT komitesi raporlarını yayınlayamaz. Yalnızca bir istisna durum var. Eğer tehlikeli veya insanlık dışı bir durumla karşılaşılırsa, CPT devletin resmi onayını beklemez. Raporun tamamını yayınlamasa da devletin yaptığı hukuksuzluk ve insanlık dışı durum hakkında açıklama yapılır. CPT ne yazık ki 21 yıldır Türk devletinin hukuksuzluğuna karşı herhangi bir açıklama yapmadı. Yalnızca Türk devleti onay verdiğinde ziyaretlerine ilişkin hazırladığı raporu kamuoyuyla paylaşıyor” ifadelerini kullandı.

“Türk devleti niçin bir buçuk yıl aradan sonra raporun kamuoyuyla paylaşılmasına izin verdi?” sorusuna Uysal, “Koronavirüs salgını ile İmralı hakkında haber alamama durumumuz daha da tehlikeli bir hal aldı. Bu hukuksuzluğa karşı başvurularımıza, siyasi ve toplumsal eylemlerimize devam ediyoruz ve bu konuyu sürekli gündemde tutuyoruz. Bu hareketliliğin durumun ciddiyetini gözler önüne sermesi raporun kamuoyuyla paylaşılmasını sağladı” şeklinde cevap verdi.

“CPT’NİN TESPİTLERİ ÖNEMLİDİR”

CPT komitesinin raporundaki maddeleri değerlendiren Uysal, “Raporda yapılan tespitler önemlidir. Bizler de aynı tespitleri görüyoruz. Örneğin, İmralı’da sayın Öcalan ve diğer tutsaklar birlikte spor yapamıyor, sohbet edemiyor ve tutsak hakları olan hiçbir aktiviteyi yapamıyorlar. Bu haklar tutsaklara tanınmıyor. CPT raporunda da tutsakların 5 günde bir yalnızca bir saat birbirlerini görebildikleri belirtiliyor. Bu Türkiye hukukuna ve uluslararası hukuka aykırıdır. Hafta içerisinde birbirlerini görmelerine izin verilmelidir. Yine raporda aile ve avukat görüşmeleri önemli yer kapsıyor. Aile  ile görüşme ve disiplin cezası nedeniyle ziyaretlerin engellenmesi yasal olarak kabul edilemez. Aile ve avukat görüşmeleri düzenli olarak yapılmalıdır. Türk devletinin gerekçeleri hem bizler hem de CPT tarafından kabul edilemezdir ve meşru değildir. CPT, Türk devletini görüşmelerin önünü açmaya çağırıyor” ifadelerini kullandı.

 ‘TÜRK DEVLETİ DERHAL KANUNLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPMALIDIR’

Önder Abdullah Öcalan’ın ağır müebbet cezasıyla tutuklu bulunduğunu hatırlatan Uysal, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2014 yılında mahkemedeki durumun işkence olarak kabul edildiğine ve cezanın Türk hukukuna göre değiştirilmesi gerektiğini belirtmişti” dedi.

Sayın Öcalan’ın ağır müebbet cezası ile tutuklu bulunduğunu, bu cezaya karşı oluşturulan sistemin hukuk dışı ve kabul edilemez olduğunu vurgulayan Uysal, “Türk devleti derhal kanunlarında değişiklik yapmalıdır ve bu ceza ortadan kaldırılmalıdır. Raporda İmralı’da kalıcı-hukuki bir sistemin kurulması gerektiği belirtildi. Bu rapor ile İmralı'da kanunsuzluk olduğu, bir işkence sistemi olduğu ortaya çıktı” diye konuştu.

CPT’nin İmralı’ya yaptığı ziyaretin ve paylaştığı raporun tek başına yeterli olmadığını kaydeden Uysal, “Bizler CPT’nin raporda belirttiği tespit ve önerilerinin üzerinde durmasını istiyoruz. 21 yıldır yaptığımız tespit ve önerilerimiz Türk devleti tarafından farklı farklı bahanelerle yerine getirilmiyor. CPT’nin resmi bir şekilde Türk devleti hakkında açıklama yapmasını, Türk devletinin üzerine düşeni yapmadığını, kendi hukukunu ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtmesini istiyoruz. Hem Avrupa Konseyi hem de uluslararası kamuoyu tarafından bu tür açıklamalar yapılmalıdır. Bu şekilde Türk devleti üzerinde diplomatik-siyasi baskı oluşturulmalıdır. Yapılan tespitler yerindedir ve bizler de aynı tespitleri dile getiriyoruz. Raporda eksik var fazlalık yok. CPT’yi derhal görevini yerine getirmeye çağırıyoruz” şeklinde konuştu.

(hb/zd)

ANHA


Diğer Haberler