Nuri Mehmud: Kendimizi savunmalı, savaşmalı ve başarılı olmalıyız

Türk devletinin, Medya Savunma Alanlarına yönelik saldırılarını değerlendiren Nuri Mehmud, saldırıların bu şekilde devam etmesi halinde kendilerinin de buna sessiz kalmayacağını vurguladı.

Türk devleti KDP işbirliği ile Medya Savunma Alanları’na yönelik saldırılarını sürdürüyor. Saldırıları değerlendiren Halk Savunma Birlikleri (YPG) Sözcüsü Nuri Mehmud, saldırıların sadece Başûrê Kurdistan'a yönelik olmadığını vurgulayarak, "Bölgelerimize yönelik ciddi saldırı ihtimalleri var. DAİŞ’e karşı yaptığımız gibi yine kendimizi savunmalı, savaşmalı ve başarılı olmalıyız” dedi.

AVRUPA’DAKİ GÖRÜŞMELER

Avrupa'daki temaslarına ilişkin konuşan Nuri Mehmûd, “Newroz kutlamaları sırasında Avrupa'ya gittik. Fransa'daki Kürt Demokratik Meclisi geçtiğimiz günlerde Newroz akşamı için bir resepsiyona ev sahipliği yaptı. O resepsiyonda birçok Avrupalı ​​ve Fransız Kürt arkadaşımızla Newroz’u kutladık. DAİŞ'in bölgelerimize yönelik saldırıları, DAİŞ'in yeniden ortaya çıkış nedenleri, çetelerin işgal altındaki topraklarda işlediği suçlar. Alınması gereken önlemler, Kürt halkı üzerindeki Türk işgali tehdidi gibi konular paylaşıldı” diye belirtti.

‘ŞİMDİYE KADAR RESMİ AÇIKLAMA YAPILMADI’

Kendileriyle görüşenlerin tutumlarına atıfta bulunan Nuri Mehmud, "Kürt halkının dostları da bu konularda görüşlerini elbette dile getirdiler. Ayrıca, dünya ülkelerinin hükümetlerini olup bitenler hakkında uyarmak için her türlü çabayı göstereceklerini belirtti. Konuştuğumuz herkes, DAİŞ’in yeniden ortaya çıkmasının sebebinin işgal altındaki geri cepheler olduğuna inanıyordu. Şu ana kadar AKP/MHP'nin suçları ve girişimleri konusunda mevcut hükümet veya mevcut dünya diplomasisi tarafından resmi bir tavır alınmadı” ifadelerini kullandı.

‘ERDOĞAN UKRAYNA SAVAŞINI FIRSAT OLARAK GÖRÜYOR’

Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın tırmanmasıyla Türk devleti, 17 Nisan'dan bu yana Başûrê Kurdistan bölgelerine saldırıyor.

Nuri Mehmud, Türk devletinin Ukrayna-Rusya savaşını bir fırsat olarak kullandığını belirterek, "Türkiye'de son dönemde siyasi, ekonomik ve diplomatik durum çok kötü bir noktaya geldi. Ukrayna savaşında Türkiye’deki iktidar için bir fırsat doğdu. Ukrayna ve Rusya'daki sorunların çözümü için dünyanın kendisi sorumluluk almadı” değerlendirmesinde bulundu.

“Dünya, bölge halkının kanının dökülmesi, Suriye devriminin amacından saptırılması, Ortadoğu’daki sorunları derinleştirme gibi görevleri Erdoğan’a verdi” diyen Nuriye Mehmud, şöyle devam etti: “Erdoğan da bu fırsatı değerlendirdi. Kürt halk devrimini yok etme ve Kuzey ve Doğu Suriye'de demokrasiyi ilerletme hedeflerini yok etmek için fırsat yarattığını bugün bir kez daha görüyoruz. Dünya bu gerçeğe kayıtsız kalıyor. Dünya, Ukrayna'daki savaşın ciddi bir şekilde devam ettiğini görüyor. Erdoğan da bu fırsatı değerlendiriyor."

Başûrê Kurdistan'da devam eden savaşa ilişkin küresel sessizliğe dikkat çeken Nuri Mehmud, "Irak merkezi hükümeti ve KDP zaman zaman savaşa yardım ediyor. Bu da beraberinde büyük bir tehlike getiriyor. Bu sadece Kandil'e yönelik bir saldırı değil. Bombalar, kısa bir süre sonra Musul, Kerkük ve Hewlêr’e de sıçrayacaktır. Türk devleti bir bütün olarak bölgedeki etkisini güçlendirmeye yönelik tüm demokratik umutları baltalamak istiyor" şeklinde konuştu.

‘CİDDİ SALDIRILAR VAR'

Nuri Mehmud şöyle devam etti: "Bu saldırı devam ederse Başûrê Kurdistan'ı tamamen işgal edecekler. Rojavayê Kurdistan için de bir tehdit olacaktır. Ciddi saldırı ihtimalleri var. Türk hükümeti açıkça ‘Rojavayê Kurdistan'a, Kuzey ve Doğu Suriye'ye saldıracağız' dedi. Bu tehditler ciddidir.”

‘SURİYE’DE YAPTIKLARINI IRAK’TA DA YAPIYORLAR’

Irak hükümeti, Rojava ile Şengal arasına 250 km uzunluğunda bir bölme duvarı ördü. Duvar inşasıyla ilgili olarak konuşan Nuri Mehmud, bunun niyeti kötü olan taraflara fırsat vereceğini belirtti.

DAİŞ’in ve Türk devletinin bundan yarar sağlayacağı konusunda uyarıda bulunan Nuri Mehmud, “İşte Türk devleti ya da DAİŞ bu şekilde büyüyor. Türk devleti bizim bölgelerimizde ne yapıyorsa Irak'ta da aynısını yapıyor. KDP de aynı şeyi yapıyor. Tamamen AKP/MHP'nin faşist, cihatçı rejiminin etkisi altındadırlar ve bu anlayışla hareket etmektedirler. Orada özgür irade yoktur. Başûrê Kurdistan da Erdoğan ve MHP'ye devrediliyor. AKP/MHP'nin müdahalesi sonucunda Başûrê Kurdistan'da yaşananlar bunlar” dedi.

Türk devletinin hedeflerinin tehlikeli olduğunu söyleyen Nuri Mehmud, "Ukrayna'daki savaş ciddi bir savaş olsa da, DAİŞ terörünün büyümeye devam ettiğini görmeliyiz. Kuzey ve Doğu Suriye'deki demokratik projeyi ortadan kaldırmaya çalışan Türk devleti, Osmanlı haritasına ulaşmak istiyor. Dünya hükümetleri buna göz yumuyor” ifadelerini kullandı.

‘SAVUNMA İÇİN NE GEREKİYORSA YAPACAĞIZ’

İşgalci Türk devleti ve çetelerinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarını DAİŞ'i yeniden kurma çabaları olduğunu kaydeden Nuri Mehmud, şunları söyledi: "Elbette DAİŞ'e karşı savaştık ama kendimizi savaşla öne çıkarmadık. Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşananlar bölgenin yeniden inşasıyla gelişti. Sorunu siyaset ve diplomatik yollarla çözmek istiyoruz. Onurlu, demokratik, özgür bir yaşam için neye ihtiyacımız varsa buna göre hareket edeceğiz. DAİŞ'in yapamadığını şimdi AKP/MHP iktidarının yapmak istediğini dünyanın bilmesi gerekiyor. DAİŞ ve Erdoğan'ın amaçları farklı değil.”

‘SESSİZ KALMAYACAĞIZ’

“Bu saldırılar böyle devam ederse sessiz kalmayacağız” diyen Nuri Mehmud, “Elbette meşru müdafaa çerçevesinde kendimizi müdafaa ediyoruz. Uluslararası Koalisyon, ABD ve Rusya bu saldırıları görmeli. Bu saldırı bizi kendimizi nasıl savunacağımızı düşünmeye zorluyor. Bu saldırılar devam ederse güçlerimiz kesinlikle sessiz kalmayacaktır. Halkımız da bu gerçeği görmelidir. Sinaa Cezaevi’ne yapılan saldırılara halkımız büyük destek vererek güçlerimizin yanında durdu. Halkımız tüm barbar saldırılara karşı vatanını terk etmeyecek" diye konuştu.

‘HALKIMIZ HAZIRLIKLI OLMALI’

Kuzey ve Doğu Suriye halkına devrimci halk savaşını yoğunlaştırma çağrısında bulunan Nuri Mehmud sözlerini şöyle tamamladı: "Devrimci halk savaşı bağlamında örgütlenmeliyiz. Savaş eğitimi almış kuvvetlerimiz bölgeyi savunmaya devam edecek. Güçlerimizin daha etkin olabilmesi için halkımızın da görev yaptığı kurumları örgütlemesi ve üzerine düşen görevleri yerine getirmesi gerekmektedir. Halkımız bize karşı hiçbir şey tanımayan bir gücün olduğunu bilmelidir. DAİŞ’e karşı yaptığımız gibi kendimizi savunmalı, savaşmalı ve başarılı olmalıyız."

(rr)

ANHA


Diğer Haberler