Onlarca katliamın sorumlusu DAİŞ çetesi: Paramız Türkiye’den geliyordu

QSD tarafından yakalanan Abdulrezaq Hemed El-Selame isimli DAİŞ çetesi, yüzlerce sivilin şehit edildiği onlarca saldırıyı bir bir itiraf etti ve DAİŞ’in hücre yapılanmaları için gerekli paranın Türk bankaları aracılığıyla Türkiye’nden kendilerine ulaştırıldığını söyledi.

Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Askeri İstihbaratı tarafından yakalanan DAİŞ çetesi Abdulrezaq Hemed El-Selame (Ebû Muaz), faili olduğu çok sayıda saldırı ve patlama olayını doğruladı. Saldırıların yanı sıra Cizre bölgesinde DAİŞ’e çete katan El-Selame, Sor, Hecîn ve Baxoz’un özgürleştirilmesinden sonra bu bölgelerde hücre yapılanmalarını organize etti. 1993 yılında Şedadê’de doğan El-Selame, Ebû Îbrahim El-Reqawî isimli DAİŞ çetesi aracılığıyla DAİŞ’e katılır. El-Reqawî, DAİŞ’e dışarıdan çete katılmasından sorumlu bir çetebaşıdır.

El-Selame, DAİŞ tarafından askeri eğitimden geçirilmiş ve DAİŞ’in kontrolündeki bölgelerde istihbarat toplamakla görevliydi. Keşif yapmak, saldırılacak noktaları belirlemek, intihar saldırısı yapacak kişileri hazırlamak, önemli askeri noktalar ve kişilerle ilgili bilgi vermek bu çetenin görevleri arasındaydı.

 El-Selame isimli çete, gerçekleştirdiği saldırılar ve aldıkları desteklere ilişkin ANHA’ya konuştu.

200’den fazla sivil ve savaşçının şehit olmasına neden oldu

Hesekê’de 2015 yılı Newroz’unda yaşanan patlama sonucunda içinde çocukların da olduğu 53 sivil şehit olmuştu. Yine 6 Mayıs 2015’te El-Bêtere’de bulunan İç Güvenlik Güçleri Merkezi’ne yapılan saldırıda da 16 İç Güvenlik Güçleri üyesi şehit olmuştu. El-Selame her iki saldırının planlayıcısı olduğunu itiraf etti. Bomba yüklü araçla ve 5 intihar saldırısı eylemcisi tarafından gerçekleştirilen saldırılarda çok sayıda sivil ve asker şehit olmuştu. El-Selame’nin planladığı saldırılar bunlarla sınırlı değil. 23 Haziran 2015 tarihinde Hesekê’de bulunan Sînalko Kavşağı’nda bomba yüklü aracın patlatılması, 8 QSD savaşçısının şehit olduğu El-Xurafî yolundaki mayın patlaması, 14 Eylül 2015’te Hesekê’de bulunan Xişman Kavşağı’nda bomba yüklü araçla yapılan saldırıda çok sayıda sivil ve askerin şehit edilmesi olaylarını da El-Selame planladı. Bunların dışında El-Selame 6 kişiyi de öldürdü.

Görüntüleri DAİŞ’in ajansına gönderiyordu

El-Selame’nin anlattıklarına göre saldırıların tümü Ebû Îbrahîm El-Reqawî’nin perspektifleri doğrultusunda planlandı. Planladığı saldırıların görüntülerini çeken El-Selame, DAİŞ’e bağlı çalışan El-Emaq ajansına gönderiyordu. El-Selame, saldırıların sonucuyla ilgili bilgileri de düzenli olarak El-Emaq’a verdiğini de itiraf etti.  

Birçok merkezde yer aldı

El-Selame, yaptığı saldırılar sonucu uzmanlaştı. Bölgede DAİŞ’in geriletilmesiyle birlikte El-Selame, o sıralarda DAİŞ’in elinde bulunan Şedadê’ye kaçtı. Buradan DAİŞ’in kontrolünde bulunan diğer alanlara geçmek isteyen El-Selame, Şedadê’de yaşanan savaşa da katıldı. DAİŞ’in yenildiği her şehirde El-Selame, başka bir bölgeye geçti. 2017 yılında Minbic’e giden El-Selame burada bir saldırı gerçekleştirdi. Minbic Askeri Meclisi’ne bağlı askeri güçlerin geçiş güzergahına mayın döşeyen El-Selame, bir savaşçının şehit olmasına neden oldu.

Çetelerin Dêrazor’dan çıkarılması ve Türkiye’ye gönderilmesi

DAİŞ çetelerinin Dêrazor’da sıkıştırılması sonrası Ebû Îbrahîm El-Reqawî’nin talimatları doğrultusunda El-Selame Reqa’ya geçti. Oradan da Şedadê’ye geçen El-Selame, Sor, Hecîn ve Baxoz’daki çetelerin de Türkiye’ye geçmesini sağladı. Kaçakçılarla koordinasyon halinde olan çeteler, bu yolla Kilis ve Urfa’ya 2 bin çete geçti. El-Selame’nin itiraflarına göre, Türkiye’de çeteler Ebû Esed El-Kilêzî tarafından karşılanır ve peyderpey yeniden Kuzey ve Doğu Suriye’ye yollanırdı. Çetelerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye geçişi ise Türkiye’ye bağlı Ehrar El-Şerqiyê çeteleri aracılığıyla gerçekleşirdi. Türkiye’ye geçen çeteleri alan El-Kilêzî, Efrîn’de bulunan Ehrar El-Şerqiyê çetelerine teslim eder.

Gerçekleştirdiği katliamlardan dolayı ödüllendirildi

El-Reqawî ile arasında ilişkisi güçlü olan El-Selame, El-Reqawî tarafından ‘Güvenlik Emiri’ olarak ödüllendirilir. DAİŞ çeteleri arasında Hesekê ve Şedadê arabulucusu olarak tanınan El-Selame, gizli örgütlenme için hücre yapılanmalarını kurması için görevlendirilir.

‘Çeteler Türkiye’den dönüyordu’

30 hücre oluşturduğunu söyleyen El-Selame, her hücrenin 4-5 çeteden oluştuğunu belirtti. El-Selame, hücre yapılanmasında yer alan çoğu Dêrazor’dan çetelerin Türkiye’ye geçtikten sonra yeniden Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönen kişilerden oluştuğunu aktardı.

Hücre yapılanması içinde yer alanlardan Ebû Elî Bêskî, 29 Ocak 2019’da Yasama Meclisi üyesi Merwan Fetîh’i Dêrazor’da şehit etti. Bêskî ayrıca 21 Ocak 2019’da Şedadê’de Uluslararası Koalisyon heyetine intihar saldırısı gerçekleştirdi. Her iki saldırı da El-Selame tarafından planlandı.

DAİŞ’in paraları Türkiye bankaları aracılığıyla hücre yapılanmalarına gönderiliyor

Hücre yapılanmalarının cephane ve diğer ihtiyaçlarının giderilmesiyle ilgili El-Selame, DAİŞ çetelerinin Hecîn’den çıkarılmadan önce cephanelerinin El-Reqawî tarafından bir yakıt tankerine yüklenerek çöl de saklandığını söyledi. El-Selame ayrıca Şedadê ve Dêrazor’dan çıkmadan önce silahlarını bölgenin kırsal alanlarında sakladıklarını söyledi. İhtiyaç halinde silahların nereden alınacağı bilgisinin de El-Reqawî tarafından söylendiğini belirten El-Selame, para işleri ile ilgili de dikkat çekici bilgiler verdi. Çetelerin parasının Türkiye’deki bankalarda olduğunu belirten El-Selame, Xewace isimli şirket üzerinden paranın kendilerine gönderildiğini ifade etti. Paranın bazen Türkiye’nin işgali altında olan bölgelerden ve özellikle İdlib’den kendilerine geldiğini ifade eden El-Selame, “Bir yıldan az bir sürede 70 bin dolardan fazla para bana ulaştı” dedi.

Hücre yapılanmalarının çoğunun Hesekê, Şedadê ve Til Temir’de bulunduğunu ifade eden El-Selame, bu bölgelerde 2018’den kendisinin tutuklandığı tarihe kadar yaşanan saldırıların kendisi tarafından planlandığını itiraf etti. Saldırılarla ilgili bilgileri El-Emaq’a aktardığını da belirten El-Selame, uluslararası koalisyona yaptığı saldırı sonrası El-Berke ili emiri olarak ödüllendirildiğini söyledi. El-Selame ile birlikte Elî Biksî isimli çete bu saldırılarda yer aldı.

Önümüzdeki günlerde hücre yapılanmalarıyla ilgili bilgiler yayınlanacak.

(rr/eyl)

ANHA


Diğer Haberler