Ortadoğu’da Neo-Osmanlı hayalleri tutmayan AKP, Akdeniz’de çöküyor

Arap devletleri ile Afrika’ya kadar İhvancılar ve radikal örgütler eliyle Osmanlı’yı yeniden diriltmeyi hedefleyen AKP iktidarı, bu planlarının boşa çıkmasının ardından Akdeniz’deki doğalgaz aramalarıyla uluslararası alanda varlık göstermeye çalışıyor. AKP iktidarı, burada da bir türlü tutmayan planlarıyla derin bir çöküşe gidiyor.

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ortadoğu’daki yönelimleri ve işgal politikaları ile birlikte az daha kendisini İslam aleminin “Halifesi” olarak ilan edecekti. Erdoğan’ın “kardeşi” dediği ve her türlü desteği sunduğu Muhammed Mursi’nin Mısır’da iktidara gelmesi ve “El Xenuşi grubunun” Tunus’ta iktidarda yer alması ve İhvancıların Suriye ve Irak’ta yeniden canlanmasıyla, ortakları ile birlikte adeta sarhoşa döndü ve kendisini Ortadoğu’nun en büyüğü olarak ilan etmeye hazırlandı.

Ancak Kuzey ve Doğu Suriye halklarının direnişi, Erdoğan’ın Arap dünyası ve Afrika’da sürdürdüğü Osmanlı’yı yeniden inşa hayallerini yerle bir etti.

Kürtler, Osmanlı planlarını hızlıca deşifre etti

Yeni Osmanlı yani AKP hükümeti, iktidara geldiği ilk günden itibaren Misak-ı Milli sınırlarına ulaşabilmek için Halep’ten Kerkük ve Musul’a kadar uzanan alanı işgal etmek ve Akdeniz’i ele geçirmeyi hedefledi. AKP hükümeti, bu planlarına ulaşabilmek için İhvancıları destekledi ve ‘Afrika Müslümanlar Birliği’ ile El Kaide uzantılı radikal çete grupları kurdu.

Kuzey ve Doğu Suriye’de verilen eşsiz direnişler, Türkiye ve Katar’ın planlarını zayıflattı ve durdurdu. Bölge halkının direnişi ve uluslararası güçlerin Suriye’deki ittifakları dengeleri değiştirdi ve Türkiye’nin terör gruplarına olan desteği açığa çıktı.

Kobanê’de başlayan ve Türk devletine bağlı çete gruplarına karşı halen devam eden direniş sayesinde Türk devletinin yeni Osmanlı planları Suriye’de boşa çıkarıldı. Bu direniş, Ortadoğu coğrafyasının Osmanlının kirli planlarına karşı yeniden uyanışı olarak adlandırabilir.

AB de Türkiye’nin yönelimlere karşı harekete geçti

Ortadoğu’da planları bir bir suya düşen Türk devleti, batıda da engeller ile karşılaşmaya başladı. Avrupa Birliği (AB) ve batılı ülkeler, Kıbrıs ve Yunanistan adaları ile Türkiye’nin Bulgaristan’a yönelimlerini tartışmaya başladı. Batılı devletler ayrıca Türk devletinin işgal ettiği bölgelerdeki uygulamaları ve Akdeniz’deki faaliyetleri nedeniyle Türkiye’ye baskı uygulamaya başladı.

AB, Türkiye ile ortak birçok ekonomi ve siyasi çalışmasını durdurdu. Ayrıca teröre verdiği destek ve DAİŞ’e karşı oluşturulan Uluslararası Koalisyon’daki pasif rolü nedeniyle Türkiye’ye tepki gösterilmeye başlandı. Batılı devletler, Mısır ve Libya’daki radikal örgütlere destek veren ve sınırları tehlikeye atan Türkiye ve Katar’ı uyarmaya başladı. Sınır güvenliği ve yasadışı faaliyetlerini durdurma konusunda Türk devletine dönük bazı uyarılar yapıldı.

Türkiye’nin Mısır’daki kirli planları ortaya çıktı

Erdoğan’ın AKP hükümetinden geniş bir heyet ile dönemin Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye yaptığı ziyaret esnasında Mısır’da tüm yollara Erdoğan’ın posterleri asıldı ve İhvancılar tarafından bir “kahraman” gibi karşılandı. Erdoğan ziyareti esnasında “Türkiye ve Mısır ortaktır” dedi. Erdoğan’ın ziyaretinden kısa bir süre sonra Mısır’da halk, Mursi’yi görevden aldı ve tutukladı. Ardından Abdülfettah El Sisi, Mısır’da iktidara geldi. El Sisi hükümeti, Türkiye dışında uluslararası alanda tanındı. Mısır’da her şeyin tersine dönmesiyle birlikte Türk devletinin kirli planları bir bir ortaya çıkmaya başladı.

Mısır’da yeni hükümet, Türkiye ile Doğu Akdeniz’e ilişkin yapılan tüm planları iptal etti. Mısır Dişleri Bakanlığı, Kasım 2013’te Türkiye'nin Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı’yı kovarak, ülkeden çıkmasını istedi.

Doğu Akdeniz’deki planları da tutmadı

Mısır ile Kıbrıs, 2013 yılında iki ülke arasındaki deniz sınırına belirlemek ve Doğu Akdeniz’den iki ülke ekonomisinin de yararlanması için anlaştı. Bu anlaşma, Birleşmiş Milletler’in (BM) 1982 sayılı yasasına göre gerçekleşti. Kasım 2014 tarihinde ise Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs arasında Doğu Akdeniz sınırı ile doğalgaz arama faaliyetlerine ilişkin toplantı düzenlendi.

Bu bölgeleri hayal ettiği yeni Osmanlı’nın sınırı olarak hesaplayan Türk devleti, bu anlaşmadan fazlasıyla rahatsız oldu. Türk devleti, uluslararası anlaşmaları ihlal ederek bölgede doğalgaz aramayı planlıyor.

Sudan ve Libya’da yine Erdoğan sahnede!

Türk devleti, Libya’da da hükümet güçlerine karşı radikal çete gruplarına lojistik, siyasi ve askeri destek sunarak bölgedeki çatışmaları körükledi.

Erdoğan Sudan’da da ortağı Ömer El Beşir ile birlikte Mısır ve Körfez’e karşı stratejik noktalar oluşturmaya çalıştı. Fakat Sudan’da halk ayaklanması başladı ve El Beşir iktidardan indirildi. Mısır ve Suudi Arabistan da, Türk devletinin ticaret ve askeri planlarına karşı Sudan’da yeni hükümeti destekledi.

Mısır ve Suudi Arabistan ilişkileri sadece burada sınırlı kalmadı. Katar ve ortağı Türkiye’ye karşı ortak koalisyon kuruldu ve Katar’ı Arap ülkelerinden koparılması ve Türkiye’ye baskı uygulanması hedeflendi. Böylece Suriye, Irak başta olmak üzere Türkiye’nin ülkelerindeki silahlı radikal gruplara destek verdiği birçok Arap devleti bu koalisyona destek verdi.

Türkiyesiz Doğu Akdeniz forumu

Bölgede Türkiye ve Katar’a karşı yürütülen mücadele ile Doğu Akdeniz’deki doğalgaz aramalarına ilişkin Türkiye’nin katılmadığı bir forum gerçekleştirildi. Forum, Temmuz ayında İsrail, İtalya, Yunanistan, Mısır, Kıbrıs Rum Yönetimi, Filistin ve Ürdün enerji bakanlarının katılımı ile Kahire’de gerçekleştirildi.

Böylelikle Mısır, Türkiye’yi kendi sınırları olarak hayal ettiği geniş alandan çıkardı.

Yunanistan ve Kıbrıs, Türkiye’nin karşısında

Türk devleti Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgazı bulamaz duruma geldi. Bunun için petrol ve doğalgaz arama gibi stratejik planlarını Yunanistan ve Kıbrıs’ta gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bununla uluslararası deniz anlaşmasını ihlal eden Türkiye’nin, Yunanistan ile Kıbrıs arasındaki gerilimi sürüyor. Avrupa Birliği de uluslararası yasaları çiğneyen Türkiye’ye karşı birtakım yaptırımlara gitti.

Kıbrıs kıyılarında 2011 ve 2018 yıllarında enerji kaynaklarının görülmesinin ardından çok önemli bir konuma ulaşan bölge, dünya ülkelerince ortaklık ve diplomasi çalışmaları için uğrak nokta oldu. Özellikle Avrupa ülkeleri, bu bölgede Rusya’nın doğalgazına karşı yeni bir doğalgaz hattı oluşturmayı hedefliyor.

Son iki yıl içerisinde Kıbrıs, ekonomik bölge sınırının belirlenmesi için Mısır ve İsrail ile anlaşma imzaladı. Aynı şekilde Yunanistan ve İsrail’de anlaşmaya gitti.

Türkiye bölgedeki etkisini yitiriyor

Ortadoğu’da deniz ile kara haritalarının yeniden oluşturulduğu ve siyasi ile askeri anlaşmaların yapıldığı bir dönemde, Türkiye’nin bölgedeki etkisini yitirdiği görülüyor.

Türk devletinin Mısır, Libya ve Sudan’daki askeri, siyasi ve ekonomik planları Ankara’ya kadar geriledi. Türkiye; Yunanistan, Kıbrıs, İsrail, Ürdün ve Lübnan’daki deniz sınırlarındaki tüm siyaset ve ekonomisini kaybetti. Suriye ve Irak’ta tüm varlığını kaybeden Türkiye, diğer bölgelerde de yok olma ile karşı karşıya.

Yaşadığı iç krizi tüm Türkiye’ye yayılan AKP, diktatörlük sistemiyle ayakta durmaya çalışsa da yıkılışa doğru ilerliyor.

(sa/eyl)

ANHA


Diğer Haberler