Osmanlı ve DAİŞ’in yapamadığını Türk devleti tamamlamak istiyor

Osmanlı’nın kılıçtan geçirdiği ve DAİŞ’in 2014 yılında vahşi katliam saldırısında bulunduğu Êzidîler, tüm saldırılardan örgütlenerek çıktı. Türk devleti ise dedeleri Osmanlı ile her türlü desteği sunduğu DAİŞ’in yapamadığı soykırımı tamamlamak istiyor.

Türk devletinin desteklediği DAİŞ tarafından Êzidîlere dönük Şengal’de gerçekleştirilen katliamın üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen sorumlular hala yargılanmadı. Êzidîler, yeni katliamların gerçekleştirilmesini önlemek amacıyla örgütlenerek, kendi savunma güçlerini oluşturdu. Êzidîler tarih boyunca 74 katliamdan geçirildi.

DÜN OSMANLI BUGÜN İSE TORUNLARI SAHNEDE

Soykırımların çoğunluğu Türklerin ataları Osmanlılar tarafından gerçekleştirilirken, son katliamlar ise Osmanlı torunları tarafından gerçekleştirildi. Êzidîlerde soykırım “Ferman” olarak bilinir. Farsça bir kelime olan “Ferman” bir sultanın hükmü anlamına gelmektedir. Ferman, Osmanlı padişahının kendisinden gelen bir emirdir. Osmanlılar Êzidî Kürtlere ölümü reva görmüş ve Êzidîlere dönük birçok katliam gerçekleştirmiştir. Ezidîlere dönük katliam saldırıları, Kürdistan coğrafyasındaki tüm Êzidîlerin katliamını helal gören bazı radikal İslami gruplar tarafından gerçekleştirildi. 

Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman, 1670 yılında Êzidîlerin öldürülmesi ve pazarlarda satılması için resmi devlet müftüsü Ebu Siûd Eradi’ye fetva çıkarttı.

VAHŞİ SALDIRILARLA KÜRT KÜLTÜRÜ VE TARİHİ HEDEF ALINIYOR

Bazı tarihi kaynaklara göre Şengal, Aramilerin hükümdarlığı altındayken Roma İmparatorluğu’nun saldırısına uğradı. Şengal halkı saldırılara karşı dirense de Roma ordusunu durduramadı. 20 yıl sonra İslam’ın ortaya çıkışı ile Müslümanlar Ebû Mûsa Eşeri öncülüğünde Şengal’e geçti. Bin yıl önce Selçuklular, Tuğrul Bey öncülüğünde Irak ve Güney Kürdistan’a saldırmıştı. Bağdat’a Şengal üzerinden geçen Selçuklular, 4 bin Şengalliyi katletti ve Şengal’i bir ay boyunca abluka altında tuttu.

Kimi tarihi kaynaklar, Selçukluların Şengal halkının direnişi karşısında çaresiz kaldığını ve destek istemek zorunda kaldıklarını belirtiyor. Êzidîler için en karanlık dönem ise, Osmanlı dönemi oldu. Osmanlılardan sonra Türk devleti de Kürt kültürünü ve tarihinin taşıyıcı gücü olan Êzidîleri hedef almaya başladı. Êzidîler yalnızca Şengal’de değil, Kürdistan’ın her yerinde hedef alınmaya başlandı.

KANLI TARİH TEKRARLANDI

Êzidîlerin acı ve kan dolu tarihi, 2014’un Ağustos ayında tekrardan yaşandı. Irak-Şam İslam Devleti (DAİŞ) ismiyle ortaya çıkan vahşi çete grubu, Türk devleti başta olmak üzere kimi bölgesel ve küresel güçlerin desteği ile Güney Kürdistan’ın Şengal bölgesine vahşi bir saldırı gerçekleştirerek, Êzidî Kürtlerini soykırımdan geçirdi. Katliamdan kurtulan tanıkların ifadelerine göre, çeteler 3 Ağustos sabaha karşı 02.30’da Êzidîlere dönük katliam saldırılarına başladı. Şengal’in Siba Şêx Xidir ve Gir Zerık köylerinde direnişe geçen Êzidî gençlerine rağmen, KDP peşmergelerinin aldıkları emirle ağır silahları ile birlikte geri çekilmeleri, Şengal halkının vahşi DAİŞ çeteleri karşısında savunmasız kalmasına neden oldu.

Katliamda kaçabilen halk, Şengal dağına sığındı. Şengal dağı, Êzidîleri 74’üncü katliamdan koruyan tek yerdi. Binlerce Êzidî abluka altına alınarak aç, susuz bırakıldı, kavurucu sıcakta bekletildi. Bu katliam saldırılarını önlemek için ise bölgeye giden ilk güç HPG gerillaları  oldu. Gerilla Şengal halkını koruyabilmek için biçok şehit verdi. Ardından YPG ve YPJ güçlerinin alana geçişiyle katliam önlendi ve Êzîdilerin, Şengal’den Rojava’ya geçişi sağlamak için insani koridor açıldı. İnsani koridor aslında Êzidîler için hayatta kalma koridoruydu. 

DAİŞ ÇETELERİ OSMANLILARIN SUÇLARINI TEKRARLADI

Saldırılar sırasında DAİŞ çeteleri binlerce Êzidî’yi katlederken, 3 bin Êzidî kadın kaçırıldı ve çeteler tarafından pazarlarda köle olarak satıldı. Êzidîlere ait onlarca mezarlık tahrip edildi. DAİŞ çetelerin uygulamaları Osmanlı dönemini aratmadı. Binlerce Êzidî Kürdün yaşadığı Bagok kuytularındaki 400 köyün bulunduğu Xalta bölgesi de geçmişte Osmanlıların saldırılarına uğramıştı. Osmanlılar, tıpkı DAİŞ’in yaptığı gibi Êzidî köylerini yakıp yıkarak, bu bölgede yaşayan halkı da göçe maruz bıraktı. 

DAİŞ Êzidîere saldırmakla kalmadı, Suriye’de de Şengal’de olduğu gibi Êzidîlere karşı birçok suç işledi. Efrîn ve Serêkaniyê’nin işgal edilmesinden sonra Türk devleti ve çeteleri, Êzidîlere ait ibadet yerlerini yıktı, Êzidî evlerine el koydu ve Êzidîleri “Kafir” diye nitelendirdi.

ERDOĞAN, ÊZİDÎLERE NEFRET DOLU SÖZLER KULLANDI

Şengal katliamından sonra Türk devleti, Kuzey Kürdistan’a geçmek isteyen Êzidî aileleri kabul etmedi ve Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan Êzidîleri nefret dolu sözlerle hedef aldı. Türk devleti ve uluslararası güçler, Êzidî kamplarında kalan göçmen ailelere hiçbir destekte bulunmadı. HDP’li belediyeler, bazı insani yardım örgütlerinin desteğiyle kamplara yardım götürdü. Aradan bir buçuk yıl geçtikten sonra birçok Êzidî, Şengal’e geri döndü.

TÜRKİYE DAİŞ’İN YAPAMADIĞINI YAPMAK İSTİYOR

Türk devleti 2017 yılından 2020’ye kadar Şengal ve halkını hedef almaya devam etti. Türk devleti, DAİŞ’in yenilgiye uğratılmasından bu yana Şengal’e 13 kez hava saldırısı gerçekleştirdi. DAİŞ’in Ağustos ayındaki katliam saldırılarını da Türk devletinin desteğiyle gerçekleştirdiği gün yüzüne çıktı. Türk devleti Irak’ta Kürtlere ait tarihi yerleri hedef almak isteyen ve Şengal halkını ve kültürünü yok etmeye çalışan DAİŞ’in yapamadıklarını yapmaya devam ediyor. 

Güney Kürdistan’daki kamplarda kalan Şengalliler, katliamın üzerinden 6 yıl geçtikten sonra, özellikle de 2020 Haziran ayından bu yana topraklarına geri dönmeye başladı. Şengallilerin evlerine dönmesinden rahatsız olan Türk devleti, 15 Haziran’da Şengal dağlarına havadan yeni bir saldırı gerçekleştirdi. Ancak saldırılara rağmen Êzidîler topraklarına geri dönmeye devam ediyor.

Êzidîler, kendilerine yönelik gerçekleştirilen son katliamın ardından örgütlenme kararı aldı. DAİŞ’in saldırısı ardından Êzidî gençler YPŞ güçlerine katıldı. HPG de Şengal’deki Êzidîleri korumak üzere yönünü Kürdistan dağlarına çevirdi. Bütün Êzidîler, soykırım saldırılarına karşı Şengal Demokratik Özerk Meclisi çatısı altında bir araya geldi. Bununla birlikte tarihte ilk kez özel olarak Êzidîleri savunmak için askeri bir güç kuruldu.

Tüm bu yaşanmışlıklara rağmen, halen de Êzidi Kürtlere dönük tehlike geçmiş değil. Türk devletinin bölgesel ve küresel düzeyde yürüttüğü siyaset sonucu geliştirdiği saldırıların yanı sıra bölgede halen varlığını koruyan radikal selefi gruplar Şengal ve Êzidi halkı için tehlike olmaya devam ediyor. 

(hb/eyl)

ANHA


Diğer Haberler