Özerk Yönetim: Anayasa komitesinin kararları bizim için bağlayıcı değildir

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, BM’nin kuruluşunu duyurduğu Suriye Anayasa Komitesi’nin Suriye krizini derinleştireceğini ve halkların demokrasi umutlarını yerine getirmeyeceğini vurguladı ve ekledi: “Dahil edilmediğimiz tüm komite ve platformlarda alınan kararlar bizim için bağlayıcı değildir.”

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in kuruluşunu duyurduğu Suriye Anayasa Komitesi’ne ilişkin Eyn İsa’da bulunan merkez binasında basın toplantısı düzenledi. Özerk Yönetim temsilcilerinin hazır bulunduğu basın toplantısında konuşan Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Yürütme Meclisi Eşbaşkanı Ebid Hamid El Mihbaş şu açıklamayı yaptı:

“Suriye’de milyonlarca kişinin göç ettiği, katledildiği ve kaybolduğu, ülkenin büyük bir bölümünün yerle bir olduğu ve talan edildiği yıllardır devam eden krizde, şu ana kadar çözüm ve istikrar için hiçbir adım atılmamıştır. Halkın yaşadığı bu acı ve katliamların ardından kalıcı çözüm için ciddi adımların atılması ve siyasi ortaklığın oluşturulması gerekirdi. Halkın yaşadığı bu acı ve kaosa karşı, tekçi zihniyetin yerle bir olduğu bir dönemde askeri müdahalelerin önünün alınması için çok acil bir şekilde siyasi çözüme varılmalıdır.

‘Kuzey ve Doğu Suriye halkı büyük bedel verdi’

Kuzey ve Doğu Suriye halkları demokratik çözüm için büyük bedeller ödedi ve ulusal birlik ile çözüm zemininin oluşmasını sağlamıştır. Halk, DAİŞ ve El Nusra gibi radikal terör gruplarına karşı tarihi sorumluluğunu yerine getirmiş ve direnmiştir. Suriye halkları ve birliğini koruma görevi üstlenen QSD, radikal çete gruplarına karşı verdiği direnişte 11 bin şehit vermiş ve 24 bin savaşçısı yaralanmıştır. QSD, bölge ve tüm dünya için büyük tehlike oluşturan DAİŞ çetelerine karşı, Suriye ve halkının birliğini, demokrasi ve bütün insanlığın korunması amacıyla büyük bedeller vermiştir.

‘Kuzey ve Doğu Suriye’deki çizginin önemi bir kez daha görülmüştür’

Özerk Yönetim, bölgenin kozmopolit yapısına rağmen toplumsal birliği sağladı ve tüm halk ve inançların bir arada yaşadığı projeler geliştirdi. 5 milyonu aşkın nüfusun yaşadığı bölgemizde hakim olan istikrar, tüm Suriye halklarının istikrarıdır. Suriye’nin tamamında istikrarın sağlanması ve tüm halkların haklarının korunması için Kuzey ve Doğu Suriye halklarının benimsediği çizginin önemi bir kez daha görülmüştür.

‘Taraflar diyalog sorumluluğunu yerine getirmedi’

Suriye ulusal diyalogları için Özerk Yönetim ve Demokratik Suriye Meclisi’nin (MSD) tavrı bellidir. Suriye halklarının menfaati ve haklarının güvence altına alınması için hiçbir çelişki görmemektedir. Özerk Yönetim, Rusya ve Suriye rejimi kanalıyla direkt ulusal diyalogların başlaması için girişimlerde bulunmuştur. Ancak diyalog girişiminde bulunduğumuz tüm taraflar sorumluluklarını yerine getirmediği gibi Türkiye de bu diyalog atmosferini bertaraf etmiştir. Bölgedeki terör gruplarına desteği görmezden gelinemeyecek olan Türkiye, Suriye’nin egemenlik hakkını ihlal etmiştir. Türkiye Efrîn, Bab, Ezaz ve Cerablus’un demografik yapısını değiştirdiği gibi buralar kendi toprağıymış gibi hareket etmeye başlamıştır.

‘Komite, halkların demokrasi umudunu yerine getirmeyecek’

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi olarak; BM’nin kuruluşunu duyurduğu Suriye Anayasa Komitesinin Suriye’nin özel durumlarını, formunu ve çok renkliliğini göz önünde bulundurmadığını ve Suriye halklarının demokrasi umutlarını yerine getirmeyeceğini belirtiyoruz. Özerk Yönetim’in komiteye dahil edilmemesinin, komitenin adaletli ve eşitlikçi olmayacağını gösterdiği gibi aynı zamanda BM’nin, Suriye krizinin tüm halkların katılımıyla çözümünü öngören 2254 numaralı kararına da aykırı olduğunu ifade ediyoruz.

Demokrasi temelini yaratan ve Suriye’nin parçalanmasını amaçlayan DAİŞ gibi radikal çete gruplarını ortadan kaldıran halkımızın bu komitede yer almaması, Suriye krizini derinleştireceği gibi ortaya çıkan sonuçları da Suriye halklarına hizmet etmeyecektir.

‘Türkiye’nin dayatması kabul edilemez’

BM başta olmak üzere Suriye krizinin çözümünü isteyen tüm ülkelere; Suriye’nin genel durumunu görmeleri ve çözüm odaklı hareket etmeleri çağrısı yapıyoruz. BM ve tüm dünya ülkelerinin teröre verdiği destek ile işgal politikalarının farkında olduğu Türkiye gibi devletlerin dayatmaları nedeniyle Suriye’nin başlıca halklarının anayasa komitesine dahil edilmemesi asla kabul edilemez.

BM’ye çağrı

BM’ye bir kez daha Suriye içerisinde barışın hakim olması için harekete geçme ve adaletli olmayan anayasa komitesi kararını bir kez daha gözden geçirme çağrısı yapıyoruz. Komiteye desteklerini açıklayan devletler, tüm bölge halklarının ortaklığını bir kez daha gözden geçirmeli ve DAİŞ ile mücadelede olduğu gibi Suriye’nin geleceğinin inşası için de siyasi alanda halkların yanında yer almalıdır.

‘Bizim için bağlayıcı değildir’

Son olarak Özerk Yönetim, MSD ve QSD olarak; Bölgede yaşayan tüm halkların iradesinin dahil edilmediği Suriye krizine ilişkin her türlü görüşmelerin sonuçlarının tarafımızca kabul edilmeyeceğini ve bizlerin dahil edilmediği tüm komite ve platformlarda alınan kararların sonuçlarının bizler için bağlayıcı olmayacağını duyuruyoruz. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, demokratik çözüm ve tüm halkların haklarının korunması için amaçlarımız doğrultusunda mücadelemizi aralıksız sürdüreceğiz.”

ANHA


Diğer Haberler