Özerk Yönetim ve Şam hükümeti arasındaki diyaloglar neden ilerlemiyor?

Özerk Yönetim ve Şam hükümeti arasında Rusya’nın da girişimleriyle Suriye krizinin çözümüne ilişkin yapılan diyaloglarda şu ana kadar ilerleme kat edilemedi. Diyalogların yerinde saymasını değerlendiren Kadar Piri, İran ve Türkiye’nin diyalogları istemediğini söyledi.

Suriye krizine siyasi çözüm bulunması için Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam Hükümeti arasında birkaç defa diyalog gerçekleştirildi. Ancak tüm diyalog girişimleri çeşitli nedenlerle başarısız oldu. 13 Ekim 2019’da Özerk Yönetim tarafından yapılan bir açıklamada, Rusya aracılığıyla Suriye hükümetiyle bir anlaşmanın yapıldığı ve anlaşma gereği Suriye hükümet güçlerinin Suriye’nin sınırları boyunca yayılacağı belirtildi. Bunun ardından taraflar arasındaki siyasi diyalog artsa da sonuç alınamadı.

Şam yönetimi sürekli yerine getirilemeyecek şartlar sunarak diyalogları çıkmaza soktu. Türk devletinin saldırılarını da fırsata dönüştüren Şam hükümeti, Özerk Yönetimi istediği anlaşmaya zorlamak istiyor. Son olarak MSD’nin Moskova ziyaretinin ardından Halkın İradesi Partisi ile bir protokol imzalandı. Lavrov’un Şam ziyaretinin ardından Suriye Dışişleri Bakanı Welid Muelim, imzalanan anlaşmayı yasadışı olarak nitelendirdi. Suriye hükümetinin çözümden yana olmayan tavrını ve bölgede yaşanan son siyasi gelişmeleri Sınır Tanımayan Kürtler Merkezi Müdürü Kadar Piri değerlendirdi.

‘ŞAM HÜKÜMETİ 2011 YILININ ÖNCESİNİ İSTİYOR’

Şam yönetimi ve Özerk Yönetim arasında defalarca diyalog girişimi olduğunu hatırlatan Piri, “Suriye hükümeti her seferinde açık bir şekilde diyaloglardan kaçtı. Diğer yandan Özerk Yönetim ise her seferinde diyaloglara çağrı yaptı. Suriye hükümetinin tek isteği Suriye’yi 2011 öncesine geri götürmektir. İran ve Rusya da bu durumu destekliyor” dedi. Suriye hükümetinin tek başına karar alamadığını vurgulayan Piri, “Uluslararası bazı güçler tarafından yönlendiriliyorlar. Suriye hükümeti de bu güçlerin çıkarlarına göre hareket ediyor. Hükümet her ne kadar bağımsız hareket ettiğini iddia etse de kendisine gelen talimatlar doğrultusunda hareket etmektedir” şeklinde konuştu.

‘ANLAŞMA MÜZAKERELERİNE RUSYA ARACILIK ETTİ’

MSD ve Halkın İradesi Partisi arasında imzalanan protokole değinen Piri, “MSD ve Halkın İradesi Partisi arasında imzalanan protokole Rusya aracılık etti. Sayın Kadri Cemil bu görüşmelerin sadece Suriye’deki tarafların bir iç diyaloğu olduğunu belirtti. Anlaşmanın ardından Lavrov, Şam’ı ziyaret etti. Birçok dosya yeniden tartışmaya açıldı. Finans ve yeniden inşa komitelerinin tartışıldığı açıklandı. Suriye krizinin çözümü olmadan hiçbir şey kurulamaz. Hükümet sürecin istismar edildiğini söyledi. Hangi istismardan bahsettiğini açıkça söylemedi. Hükümetin elinde enerji kaynakları bulunmuyor. Tüm enerji kaynakları QSD’nin denetiminde bulunuyor ve QSD bunları DAİŞ’in elinden özgürleştirdi” ifadelerini kullandı.

‘RUSYA, ABD SEÇİM SONUÇLARINDAN ÖNCE ZAMAN KAZANMAYA ÇALIŞIYOR’

Rusya’nın Suriye krizine yaklaşımını ise Piri, şöyle değerlendirdi: “Rusya her türlü anlaşmayı kabul ediyor. Anlaşmayı Pedersen aracılığıyla BM’ye ve Şam’a sunmayı planlıyor. Şam yönetimi zaman kazanmaya çalışıyor. Çünkü İran’dan yana endişeleri bulunuyor. Rusya şimdiye kadar Şam’ı endişelendirmekte ciddi davranmadı. Rusya, yerine getirilmesi gereken bir karar alırsa hükümet bunu muhakkak yerine getirecektir. Rusya ise her iki taraf için de zaman kazanmaya çalışıyor. ABD seçimleri sonuçlanmadan bu işi bitirmek istiyor. Biden ABD seçimlerini kazanırsa Rusya, hükümete MSD ile diyalog kurması için baskı yapmaya devam edecektir. Fakat eğer Trump seçimleri kazanırsa Rusya kendini geri çekecektir. Çünkü Trump’ın siyaseti hem Ortadoğu’da hem de Suriye’de Rusya’nın çıkarlarına hizmet etmektedir.”

‘TÜRKİYE VE İRAN İÇ DİYALOGLARDAN ZARAR GÖRÜYOR’

Suriye’de iç diyalogların olmamasını isteyen tarafların da bulunduğunu kaydeden Piri, “Bu diyaloglardan zarar görecek olanlar bölgesel güçlerdir. Özellikle İran ve Türkiye iç diyalogların olmasını istemiyor. İran, Şam’a Özerk Yönetimi tanımaması için sürekli olarak baskı yapıyor. İran da tıpkı Suriye gibi kozmopolit bir yapıya sahip ve benzerinin kendisinde yaşanmasından korkuyor. Türkiye’nin zaten demokratik sistemlere bir fobisi bulunuyor. Özellikle Kürt halkından çok korkuyorlar. Kürt halkının zafere ulaşmasını kendilerinin sonu olarak görüyorlar” yorumunda bulundu.

‘ŞAM’IN SİYASETİ SURİYE’YE DAHA ÇOK ZARAR VERECEKTİR’

Şam hükümetinin izlediği siyaseti değerlendiren Piri, “Suriye hükümeti şimdiye kadar Suriye halklarını diktatörlükle yönetmeye çalıştı. Sistemli bir şekilde halkları, halkların kimliğini ve kültürünü asimile etmeye çalıştı. Şovenist Baas fikrini benimseyerek bunu popüler kılmak için uğraştı. Suriye krizinin başlamasının ardından diktatörlük zulmü de arttı. Hiçbir zaman dürüst bir siyaset yapmadılar. Bu zihniyet halen de devam ediyor. 2011 öncesine döneceklerini zannediyorlar. Bu zihniyet Suriye’ye hep zarar verdi vermeye devam ediyor” diye konuştu.

Özerk Yönetim’e ilişkin de konuşan Piri, “Özerk Yönetim’in siyasetini yakından takip ediyoruz. Hiç kimseden talimat almadan siyaset yapıyorlar. Kuzey ve Doğu Suriye halklarının çıkarına çalışmaya devam ediyorlar” dedi.

(rr/eyl)

ANHA


Diğer Haberler