Putin’in Erdoğan’a seçim hediyesi: İdlib

Aziz Köylüoğlu

Rusya, İran, Türkiye toplantısı bugün Soçi’de gerçekleşecek. Bu toplantı Astana görüşmelerinin devamı niteliğinde gerçekleşiyor. Rusya, İran ve Türkiye arasındaki ülke liderleri düzeyindeki son toplantı 7 Eylül 2018’de gerçekleşmişti. Bu toplantıda İdlib anlaşması temellerinden sarsılırken, kameralar önünde Putin ile Erdoğan arasında ‘terörün temsilcisi’ tartışmaları yaşanmıştı. Tahran’daki toplantıda sonuç çıkmamıştı. Erdoğan ile Putin arasındaki Soçi toplantısı, Tahran’daki toplantının boşa çıkarıldığı bir toplantı oldu. Her ne kadar İran, bu toplantının sonuçlarını kabul etmek zorunda kalsa da memnuniyetsizliğini sürekli yansıttı.  

Türkiye’nin İran’ı uluslararası toplantılardan uzaklaştırma çabaları Erdoğan ile Putin arasında geçen Soçi toplantısı ile sınırlı kalmadı. İstanbul’da gerçekleşen toplantıda Rusya ve Türkiye’nin yanına yeni aktörler Fransa ve Almanya da eklendi. Bu toplantı Türkiye tarafından İran ve Rusya ile yapılan 3’lü zirvelere alternatif olarak planlandı. Rusya bu toplantı ile Suriye’nin yeniden inşasında Avrupa ülkelerinden maddi destek bulmak ve İran’a mesaj vermek istemişti. Sonrasında Avrupa ülkeleri ABD tarafından uyarıldı ve “Suriye küçük grubu” toplanınca İstanbul toplantısının geleceği tartışmaya girdi.

Almanya ve Fransa, Suriye küçük grubunun temsilcisi olarak yer aldığı İstanbul toplantısında Cenevre toplantılarının devamını sağlamak, BM’nin Suriye’de siyasi çözüm konulu 2254 numaralı kararının ve İdlib’de mevcut durumun olduğu gibi kalmasını istediler. Bu, bir nevi İdlib’de Türkiye’ye yardım etmekti. ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır, BAE içinde bulunduğu Suriye küçük grubunun yardımıyla Türkiye, Rusya ile Soçi anlaşmasını imzaladı. Ancak şimdiye kadar görünen o ki anlaşma gerçekleşemedi. Türkiye, kabul ettiği şartları hayata geçiremedi.

Rusya bunun üzerine Astana formatında Soçi toplantısını geri getirmek istedi. Böylece Suriye konusunda yine İran’ı yanına aldı. Tahran’daki toplantıda İdlib ve Türkiye’nin işgal ettiği bölgeler konusunda İran, tavrını açık bir şekilde ortaya koymuş ve elindeki bölgeleri Suriye rejimine teslim etmesini söylemişti. Ancak Rusya, Türkiye ile olan ekonomik ilişkiler ve küçük grubun baskılarından dolayı İdlib anlaşmasını kabul etmek zorunda kaldı.

Soçi toplantısı öncesi Suriye rejiminin ve yanlılarının İdlib’e yönelik saldırıları yoğun bir düzeye ulaştı. Bu süre zarfında Suriye rejimi, her gün Türkiye’ye bağlı cihatçı grupların bulunduğu alanları bombalıyor. Astana ve Soçi toplantıları öncesi Rusya, İran ve Suriye rejimi ağırlık oluşturmak için saldırılarını yoğunlaştırıyor. Dün de Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Soçi görüşmesi öncesi rejim güçlerinin İdlib’deki saldırılarını destekleyerek, “Teröristlerle diyalog olmaz” dedi.

Eski El Nusra cephesi Heyet Tahrîr Şam (HTŞ), şimdi İdlib’in yüzde 90’ını kontrolünde bulunduruyor. Türk devleti, ‘silahsız bölge’ anlaşması bölgelerini tamamen ele geçirmesine rağmen HTŞ’ye karşı hala ciddi bir tavır sergilemiş değil. Dikkat çeken şu ki hem Türkiye hem de Rusya, terör örgütü olarak gördüğü HTŞ’ye karşı herhangi bir harekete geçmiş değil.

Putin, Erdoğan ve Ruhani görüşmesi İdlib gölgesinde gerçekleşecek. Putin ve Ruhani, Erdoğan’dan Soçi anlaşmasının gerçekleşmesini istiyor. Ancak Erdoğan bu istekte değil. Bilindiği üzere Erdoğan İdlib için süre istemekte ve yerel seçimlere kadar Soçi anlaşmasını devam ettirmeye çalışmaktadır. Bununla birlikte Suriye rejiminin ve yanlılarının saldırılarını durdurmak istemektedir. Bunu sadece Erdoğan değil, İdlib’deki durumda değişiklik yaşanmaması için Cenevre çerçevesinde siyasi çözüm isteyen ABD ve Avrupa da istedi.

Bugün gerçekleşecek toplantıda Erdoğan, ülkesinde gerçekleşecek yerel seçimlere kadar İdlib için süre isteyecek. Peki Rusya bu süre için Erdoğan’dan ne isteyecek? Bu tartışma konusu. Ancak Putin’in Erdoğan için vereceği daha pahalı bir hediye yok. Yerel seçimlerin ardından Erdoğan, savaşsız bir şekilde İdlib’i Rusya’ya verirse şaşırmayalım.

(cj)

ANHA


Diğer Haberler