Qamişlo’da kadına yönelik şiddet paneli

Kongreya Star Diplomatik İlişkiler Bürosu tarafından, Qamişlo’nun Hilêliyê mahallesindeki Özgür Kadın Vakfı binasında, kadına yönelik şiddet konulu panel düzenlendi.

Panelde Kongreya Star, Özgür Kadın Vakfı, Cizre Bölgesi Kadın Komitesi, Kadın Toplumsal Adalet meclisi, Kadın Hakları Araştırma ve Koruma Merkezi, Êzidî Evi ve sivil toplum kurumlarının kadın temsilcileri hazır bulundu.

Kongreya Star Diplomatik İlişkiler Komitesi Üyesi Ruken Ehmed’in açılış konuşmasını yaptığı panelde, Koronavirüs salgınıyla beraber artan şiddet vakaları ve Türk devletinin kadına yönelik işlediği suçlar ele alındı.

Panelin ilk oturumunda sunum yapan Toplumsal Adalet Meclisi Üyesi Avukat Xanim Eyo, kadına yönelik şiddetin tarihsel geçmişi olduğunu belirterek, Ortadoğu’da var olan sistemlerin bin yıllardır kadını köleleştirdiğini, toplumu ve doğayı tahakkümü altına aldığını söyledi. 

Kadına yönelik şiddetin dünya genelinde artış gösterdiğini kaydeden Xanim, hükümetlerin kadın haklarını korumaması ve kadın örgütlerinin birlik olmamasını neden olarak gösterdi.

Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadına yönelik şiddet vakalarına da değinen Xanim, “Siyasi, ekonomik ve psikolojik kriz ile beraber savaş koşulları, Özerk Yönetim bölgelerinin de kadına yönelik şiddetten nasibini almasına neden oldu” dedi.

Panele Skype aracılığıyla katılan sivil aktivist Soz Abdulkadir de Koronavirüs salgınıyla beraber kapitalist ülkelerdeki şirketlerde işten çıkarmaların arttığını ve en çok kadın çalışanların işine son verildiğini söyledi.

Panelin ikinci oturumunda ise ‘Türk devletinin işgali, soykırım ve şiddet’ konusu ele alındı. Konuya ilişkin sunum yapan Toplumsal Adalet Meclisi Eş Başkanı Etiya Yûsif, “Suriye’nin geneli zor koşullar yaşıyor. Özellikle Türk devleti ve çetelerinin müdahalesi ile birlikte bu durum daha da karmaşıklaşıyor. Türk devleti Kürtlerin yaşadığı birçok yeri işgal etti. Bunu dünyanın gözü önünde yaptı. Bölgenin demografik yapısı değiştiriliyor. Şehitlerin mezarlarına dahi saldırılar yapıldı” dedi.

Avrupa Kadın Hakları Merkezi Yöneticisi Medya Polat da Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’de işlediği suçlarda sınır tanımadığını ifade ederek, Efrîn’den Serêkaniyê’ye kadar binlerce insanın zorla göç ettirildiğine işaret etti.

Üçüncü konu olan Türk devletinin işgal ettiği yerlerde işlediği suçlara karşı yapılabilecekleri Kongreya Star yöneticisi Dalya Hena değerlendirdi. Dalya, kadınların kapitalizmin çizdiği sınırların kırılması gerektiğini söyledi. Koronavirüs salgınının kadın-erkek çatışmasını arttırdığına işaret eden Dalya, kadınlara yönelik çalışmaların arttırılması gerektiğini ifade etti.

Katılımcılar da söz alarak kadına yönelik şiddetin sonlandırılması için önerilerini dile getirdi.

Panel, sonuç bildirgesinin okunmasıyla son buldu. Sonuç bildirgesi Cizre Bölgesi İnsan Hakları Örgütü Eş Başkanı Evîn Cuma tarafından okundu.

Bildirgede Türk devletinin çeteler eliyle Suriye’ye müdahale ettiği ve Suriye’nin bir bölümünü işgal ettiğine işaret edildi. Özerk Yönetim bölgelerinde Türk devletinin planlarının boşa çıktığının belirtildiği sonuç bildirgesinde şu ifadeler öne çıktı:

“Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî işgal edildikten sonra çok sayıda kadın ve çocuk katledildi. Bu suçlar halen işlenmeye devam ediyor. Kadına yönelik şiddete sessiz kalan uluslararası kamuoyunu kınıyoruz. Uluslararası hukuk kurumları ve Suriye’ye müdahil devletleri, kadınlara karşı ahlaki sorumluluğa davet ediyoruz.”

(rr/cj)

ANHA


Diğer Haberler