Riyad Derar: Osmanlı projesi sürdürülürse Türkiye parçalanır - 3

Riyad Derar, Erdoğan’ın Osmanlı planlarının çökeceğini ve Türkiye’nin parçalamasıyla sonuçlanacağını belirtti. Rusya ve ABD’nin bölgedeki çıkar çatışması içinde olduğunu kaydeden Derar, savaşın çete gruplarının güçlenmesine neden olacağını söyledi.

Türk devletinin işgal alanlarını genişletme girişimleriyle Ortadoğu’da artan kriz İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin ABD tarafından öldürülmesiyle yeni bir boyut kazandı.

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Eş Başkanı Riyad Derar, ajansımıza yaptığı röportajın 3’üncü bölümünde Ortadoğu’daki gelişmeleri ve bölgenin geleceğini değerlendirdi.

 ‘ERDOĞAN’IN OSMANLI PROJESİ ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE AYKIRI’

Derar Türk devletinin bölgedeki planlarına ilişkin şunları söyledi: “AKP hükümeti ‘Laik Türkiye’ projesinden faydalandı ve ‘siyasal İslam’ı öne çıkardı. Laiklik olmasaydı, İslamcı bir hareket Türkiye gibi bir ülkenin yönetiminde yer alamazdı. Laiklik, herkesin yönetim yer almasına imkan tanıyor ve bu yönüyle iyi bir şey. Laiklik bir devlet formudur. Bu yüzden Türkiye’nin kendi ülke sınırları içinde olmasını beraberinde gerektirir. Uluslararası sözleşmelere imza atmıştır ve sınırlarını bu sözleşmelere, anlaşmalara göre belirlemiştir. Fakat bugün öne çıkardığı Neo-Osmanlı projesiyle uluslararası anlaşmaları bozuyor. Türkiye’nin ‘Misak-ı Milli’yi sürekli öne çıkarmasıyla Osmanlı yayılmacılığını sürdürmek istediğini görüyoruz.”

‘TÜRKİYE PARÇALANIR’

Erdoğan ve AKP’nin projesinin bölgeyi işgal amaçlı tarihsel bir proje olduğunu kaydeden Derar, bunun önce Türkiye’nin çevresindeki ülkeleri, ardından kendisini tehlikeye atacağını söyledi. Derar, sonucun Türkiye’nin parçalanmasına gideceğini belirterek, Erdoğan’ın başarısız bir projeyi uygulamaya çalıştığını, eğer bu yoldan dönmezse akıbetinin de Saddam Hüseyin gibi olacağını vurguladı.

 ‘AVRUPA TÜRKİYE’NİN TEPKİLERİNDEN KORKUYOR’

Türk devletinin söz konusu projelerine karşı Avrupa’nın tutumunu değerlendiren Derar şöyle devam etti: “Avrupa ülkeleri net bir tutum ortaya koymadı ve bu politikalarından dolayı büyük zarar görecek. Avrupa, Türkiye’nin tepkilerinden korkuyor. Türkiye’deki göçmenler ve Avrupa’ya göçmen dalgası meseleleri var. Türkiye’nin sınır komşularıyla ve diğer ülkelerle içinde bulunduğu çatışma hali Avrupa üzerinde etkili oluyor.”

‘MISIR, DEVLET BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAK İÇİN İHVANCILARLA SAVAŞIYOR’

Derar, Mısır’a ilişkin ise şu açıklamalarda bulundu: “Mısır, Türkiye’nin müdahaleleri nedeniyle çok zarar gördü. Türkiye’nin desteğinde bir İhvan’ı (Müslüman Kardeşler) kabul etmiyor. Hepimizin de bildiği gibi İhvan’ın en büyük destekçisi Türkiye. Bugün Mısır’ın devlet bütünlüğünü korumak için İhvancılara karşı mücadele içinde. İhvancılık bir devlet projesi değildir. Bütün Arap ülkelerini kapsayan bir sisteme sahiptir.

Mısır Ortadoğu’nun kadim bir tarihe sahip olan en eski devletidir. Devlet bütünlüğünü korumak için bölgeyi tehlikeye atan tüm yapılanmalara ve destekçilerine karşı mücadele ediyor.”

ABD-İRAN GERGİNLİĞİ

Riyad Derar ABD ile İran arasındaki gerilimi ise şöyle yorumladı: “İki ülke arasında 40 yılı aşkın bir gerilim var. Geçen bu sürede ne ABD İran’ı yıkabildi ne de İran istediği şekilde planlarını hayata geçirebildi. Fakat nükleer anlaşma konusunda ABD’nin çıkarına göre hareket etti.

İran Ortadoğu’da ‘Arap Baharı’ olarak adlandırılan süreci karşılamak için kartlarını hazırladı. Yemen’den Suriye’ye oynadı ve rejimi destekledi. İran, Lübnan Hizbullahı aracılığıyla bölgede, farklı isimler altında hareket ediyor. İran’ın amacı, ‘Şii hilali’ni oluşturmak Akdeniz’e kadar olan bölgede hüküm sürmektir.

Bir bakıma ABD, İran’a bu konuda destek olmuştur fakat ABD’nin bölgede farklı politikaları var. ABD hiçbir zaman İran’ı yok etmek için girişimde bulunmadı. Tersine İran projesini, gelecekte Asya üzerindeki planları için kucakladı. Çünkü ABD, İsrail’i korumak için bölgede varlığını sürdürüyor. Bunların dışında ABD’nin Çin’e ve Asya’ya yönelik planları var. İran’ın varlığı, bu yönüyle ABD için önemli.

‘ABD’Yİ BÖLGEDEN ÇIKARMAK İÇİN RUSYA ÖNCÜLÜĞÜNDE KOALİSYON KURULUYOR’

Rusya’nın ABD’yi Ortadoğu’dan çıkarma planları olduğunu belirten Derar şunları söyledi: “İran ve ABD arasındaki gerginlikte İran’ın ABD’yi bölgeden çıkarma girişimleri var. Çünkü İran, ABD’nin varlığını, planlarını uygulamaya koyma önünde engel olarak görüyor. Bu niyet, Astana ve Soçi’de oluşturulan Rusya öncülüğündeki Türkiye ve İran’ın bulunduğu koalisyonla daha da ön plana çıktı.

İran’ın ABD’ye uçakları düşürmesi, petrol gemilerini hedef alması Bağdat’taki büyükelçiliğine saldırması, ABD’nin elinde İran’ı saldırgan ve kınanması gereken bir ülke olarak gösterilmesi için koz oldu. Kasım Süleymani’nin öldürülmesi ise ABD’nin, faaliyetlerine son vermemesi halinde krizi derinleştireceğine dair İran’a mesajıydı. Ardından mesajı alan İran, Bağdat’taki ABD güçlerine birkaç ‘hayali’ füze attı ve sonrasında iki taraf da yeni diyaloglar gerçekleştirdi. Bu süreci ‘danışıklı dövüş’ olarak adlandırabiliriz.”

 ‘KİMSENİN ÇIKARINA OLMAYAN BİR DÜNYA SAVAŞI VAR’

Derar, Ortadoğu merkezli dünya savaşına ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu: “Dünya savaşı henüz bütün dünyaya yayılmış değil fakat uluslararası güçler belirli yerlerde bu savaşı yürütüyor. Bugün gördüğümüz gibi Suriye ve Ortadoğu’nun birçok bölgesinde dünya savaşı yürütülüyor. Bu savaş bölgelerin şeklinin değişmesi ve karşıt güçlerin bölgeleri çıkarlarına göre parçalamasıyla da savaşın başka bölgelere sıçramasıyla da sonuçlanabilir. Ancak şimdiye kadar savaşın yayılmasına ilişkin planların olduğuna dair bir gösterge yok. Şimdi ortada bir kriz yönetimi var fakat bu da ne kadar devam edebilir belli değil. Öne çıkan konu bu savaşı yürüten güçlerin faaliyetleri, savaşın yayılma olasılığı ve bu savaştan görülecek zararlar.

 ‘TERÖR SAVAŞ ORTAMINDA GÜÇLENİR’

Ne kadar savaş olursa terör ve şiddet de o kadar olacaktır. Çünkü terör örgütleri savaş ortamında güçlenir. Sonuç olarak savaşın büyümesi dünya ülkelerinin çıkarına olmayacaktır. Ayrıca savaş, hiç uğramadığı yerlere de ulaşabilir. Bu nedenle Avrupa, ABD ve Rusya mevcut sorunların çözümü için uğraşmalı. Çünkü savaş devam etmesi durumunda eski Sovyetlere bağlı ülkelere de sıçrayabilir.”

KUZEY VE DOĞU SURİYE’NİN DURUMU

MSD Eş Başkanı Riyad Derar, Kuzey ve Doğu Suriye’deki durumu ve uluslararası çıkar çatışmalarının bölgeye etkisine dair şunları belirtti: “Kuzey ve Doğu Suriye olarak bölgedeki sorunlara gerçekçi, dürüst ve bölge halklarının toplumsal sözleşmesine dayalı çözüm olması gerektiğine inanıyoruz.

Bu süreçte önümüzde duran seçenekler ve olasılıklar var. Ortadoğu’da kriz yönetimi üzerinden yeni bir kriz yaratılan bu ortamda biz, yeni ve halkların haklarını güvence altına alan bir sistemi oluşturmaya çalışıyoruz. Ya da devam eden savaşla birlikte şekillendirilen yeni yönetimlerle bölgenin şekli mezhepsel ya da ulusal olarak değiştirilebilir. Fakat kimsenin çıkarına olmaz. Esas olan halkların kardeşliği ve Demokratik Ulus projesidir ki bu proje ile halklar arasında barış ve uzlaşı sağlanabilir.”

ANHA


Diğer Haberler