Rojava’da halkların temel gücü: Özsavunma -1

Kürdistan’ın coğrafik olarak en küçük parçası olan Rojava, Kürdistan direnişlerine verdiği ruhla coğrafyasını aştı.

uzey ve Güney Kürdistan uzun yıllar boyunca direnişlerini besledi, güçlendirdi. Suriye rejiminin sıkı Araplaştırma politikalarına rağmen özünü koruyan Rojava halkı, topraklarını Kürdistan direnişlerinin ülkesi haline getirdi.

İşgalcilere karşı Kürdistan’ın neresinde bir direniş olsa Rojava gençleri direniş cephelerinde yerini aldı. Kürt öncüleri ne zaman darda kalsa Rojava halkı kucağını açtı. Osman Sebri’yi, Nuri Dersimi’yi, Bedirxanları, Nureddin Zaza’yı, Cigerxwin ve Mihemed Şêxo’yu korudu, kolladı. Ne zaman bir Kürt partisi kurulsa Rojava halkı destek verdi, büyüttü. Rojava halkı uzun yıllar dilini, kültürünü koruyarak bugünlere geldi. Araplaştırmaya karşı direndi.

ROJAVA HALKI HER ZAMAN ÖZSAVUNMASINI GELİŞTİRDİ

Kürdistan’ın, Birinci Dünya Savaşından sonra dört parçaya bölünmesiyle Rojava halkı da statüsüz kaldı. Yüzbinlerce Kürt, Suriye devleti tarafından kimliksiz bırakılarak yok sayıldı. Uzun yıllar Suriye rejim güçlerinin saldırılarına maruz kalan Rojava Kürtleri, saldırılar karşısında zamanla öz savunmasını geliştirdi, güçlendirdi.

ROJAVA DEVRİMİNİN ÖZSAVUNMASI UMUT OLDU

Varlıklarını baskı ve zulüm altında devam ettirmek zorunda kalan Kürtler, Rojava Devrimi’yle beraber öz savunma güçlerini kurup büyüttü. Ezilen halklara umut olan Rojava Devrimi’nin gelişimi, halkın öz savunmasını geliştirmesiyle mümkün oldu.

Tarihte öz savunması zayıf olduğu için sürekli katliamlardan geçen Kürtler, öz savunmasını güçlendirerek Suriye’de yaşayan diğer halklara da ilham verdi.

Tarihten günümüze Rojava Kürtlerinin katliamlara karşı öz savunma direnişlerine baktığımızda, örgütlü bir halkın nasıl varlık mücadelesi verdiğini görebiliriz.

QAMİŞLO/ENTERİYE

Suriye rejiminin baskısı altında birçok katliama maruz kalan Rojava Kürdistan’ında, tarihler 12 Mart 2004’ü gösterdiğinde Kürtler yeni bir katliamla yüz yüze kaldı. Qamişlo kentinde bir futbol maçının ardından rejim güçleri Kürtlere saldırdı ve 34 kişi yaşamını yitirdi.

Bu tarihten sonra Kürtler birçok kentte rejime karşı kendi tedbirlerini öz savunma olarak aldı.

Suriye’de Mart 2011’de başlayan iç savaşın ardından ise Rojava kentlerinde öz savunma birimleri örgütlenmeye başladı. Bu örgütlenmelerin en yoğunluklu olduğu yer ise Qamişlo’nun Enteriye ve Hililiye mahalleleriydi. Şehit Xebat Dêrik öncülüğünde, halkı rejim saldırıları ve çetelere karşı korumak için Koma Ciwanân Rojavaya Kurdistanê adıyla öz savunma örgütü kuruldu. 

Xebat Dêrik ve bir grup arkadaşı önce birkaç kişiyle gizli ev toplantılarıyla gençlere askeri eğitim verdi. Bu aktiviteleri illegal yapılıyordu. Eğitim alan kişiler, başka kişilere, onlar diğerlerine eğitim veriyordu. Bir kaç ay içerisinde artık sayıları yüzleri bulan gizli bir öz savunma ordusu oluşturuldu.

HALK KAZMA VE KÜREKLERLE ÖZSAVUNMAYA GEÇTİ

Xebat Dêrik’in 14 Ocak 2012’de Türk devleti ve rejim bağlantılı komplo ile şehit edilmesinin ardından, intikam sözü veren onun eğitimini alan gençler YPG'yi (Yekîneyên Parastına Gel) kurdu.

12 Mart 2012’de rejim güçleri Qamişlo katliamını protesto eden halka saldırdı ve bir genci katletti. Gösteriler, Dêrik, Dirbêsiyê, Amûdê, Efrîn, Serêkaniyê, Kobanê ve Halep'e yayıldı. Rejim saldırılarının yoğunlaşması üzerine halk mahallerde öz savunmayı oluşturmak için nöbet tutmaya başladı. Birçok kentte silah olmadığı için halk kazma, kürek ve bıçaklarla kendini korumaya çalışıyordu.

Eylül ayında ise Kürt gençlerini zorla askere almak isteyen rejim muhaberat üyeleri Enteriye mahallesinde esir alındı. Yapılan görüşmeler sonucu muhaberat üyelerinin serbest bırakılması karşılığında rejim bazı mahallelerden geri çekildi.

Suriye içsavaşında dış destekli vekil örgütler ile rejim arasında tercih yapmayan Kürt halkı Rojava Kürdistan’ında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özyönetim ve öz savunma perspektifi ile üçüncü bir yol belirledi. Rojava Devrimi 19 Temmuz 2019’de Kobane’deki kanton ilanı ile yapıldı. Ancak halkın öz savunma bilinci ile örgütlenmesinin mayalanması öncesine dayanıyordu.

HALEP/ŞÊXMEQSÛD

Rojava’da öz savunma ve direnişin temelinin atıldığı yerlerden biri de Halep’ti. Kürtlerin göç ettiği Şêxmeqsûd Mahallesi, görkemli bir direnişe sahne oldu ve burada edinilen öz savunma deneyimleri Kuzey ve Doğu Suriye’de birçok direnişin kazanılmasını sağladı.

2011’de Suriye savaşının başlamasının hemen ardından, çeteler ve rejim saldırılarına karşı ev ev, sokak sokak ve cadde cadde Kürt, Arap ve Ermeniler, öz savunma bilinciyle camilerini, kiliselerini birlikte nöbetleşe korudu.

Halep’te öz savunmanın öncülüğünü yapan ise ‘Direnişin Anası’ adıyla bilinen Gule Selmo’ydu. Rejim güçleri 10 Mart 2012’de Şêxmaqsudlu gençleri tutuklamaya çalışırken, gençleri rejim güçlerinin elinden kaçıran Gule Selma, daha sonra rejim askerleri tarafından kafasından vurularak katledildi. Direnişin Anası’nın şehit edildiğini duyan halk, mahallerde öz savunmaya geçti.

Rejim ve çeteleri mahallelerine sokmayan halk, Halep’te öz savunmanın mayasını oluşturdu.

SERÊKANİYÊ

Rojava’da öz savunmanın temelini oluşturan bir başka kent ise bugünlerde Türk devletinin işgalinin hedefinde olan Serêkaniyê’ydi.

Türk devleti Suriye savaşında hamiliğini yaptığı çeteleri geçirmek için bu kenti kapı olarak kullanmak için işgal etmek istedi. Türk devleti, 2011’in Aralık ayında 4 bine yakın El Nusra çetesinin 3 bini Hatay üzerinden Suriye’ye geçirirken, geriye kalan bini de Ceylanpınar üzerinden Serêkaniyê’ye geçirmek istedi.

2012’nin ilk günlerinde El Nusra çeteleri ile bölgedeki öz savunma güçleri arasında yoğun çatışmalar yaşandı, bu çatışmalar neticesinde El Nusra çeteleri Serêkaniyê’ye giremedi.

2012’nin Mart ayına doğru çeteler Serêkaniyê’de bir kez daha saldırdı. Uzun süren çatışmalar sonrasında çok sayıda çete öldürüldü. Kadın öz savunma güçlerini hedef alan çeteler büyük bir öz savunma direnişi ile geri püskürtüldü. Çetelerin kente yönelik saldırıları aralıklar ile 19 Temmuz’a kadar sürdü.

19 Temmuz’dan sonra ise YPG/YPJ güçleri, bölgede öz savunma güçlerine öncülük ederek çetelerin kente geçişişine izin vermedi.

YPG’NİN KURULUŞU

Rojava Devrimi’nin fitilinin ateşlenmesinin ardından; Kobanê, Cizre ve Efrîn’de kanton ilanları yapıldı ve rejim kentlerden çıkarılarak, halk kendini yönetme ve kendini savunma iradesini ortaya koydu.

Devrimin öz savunma gücü YPG, Temmuz 2012’de ilk konferansını gerçekleştirdi. Resmi kuruluş ilanını duyurdu. Kısa zaman içerisinde itibar kazandı, büyüdü ve bütün halkların çatı savunma gücü oldu. Çünkü halkın kendini savunmasını sağladı ve demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü fikri kendine esas alıyordu. Bu esas üzerine de farksızın yurdunu ve topraklarını savundu.

Sêrekaniyê, Kobanê ve Hesekê başta olmak Rojava şehirlerinde DAİŞ ve El Nusra çetelerine karşı muazzam bir direniş sergilendi. Sadece Rojava Kürdistan’ında değil ‘Demokratik ulus’ perspektifi ile tüm bölgenin umudu haline gelen devrimin ardından YPG’ye, Kürt, Arap, Süryani ve Êzidî halkları katılmaya başladı.

Burkan El Fırat ile bölgedeki devrimci güçleri ile birlikte ortak bir devrim cephesi oluşturuldu.

YPJ’NİN KURULUŞU

2011’den itibaren kadınlar Rojava’da öz savunmada aktif yer aldı.

Rojava Devrimi’nin başından itibaren öz savunma güçleri içinde yer alan ve mahalle mahalle, sokak sokak meşru savunma yapan kadınlar YPJ’yi (Yekîneyên Parastina Jin) kurdu. YPJ 4 Nisan 2013’te kuruluşunu ilan etti.

Bölge ve dünya için bir umut olarak varlığını duyuran YPJ’nin yarattığı etki dalga dalga yayıldı.

Ataerkil zihniyetin bölge ulus-devletlerinin desteği ile DAİŞ/El Nusra gibi çeteler eliyle kurumsallaştırılmaya çalışıldığı coğrafyada kadınların özgürlükleri, toprakları ve gelecekleri için öz savunma gücü oluşturmalarının yarattığı etki, dünya kadın mücadelesine ivme kazandı.

YPJ ve YPG, devletin askeri örgütü değil toplumsallığı, bütün bileşenlere hitap eden bir öz savunma örgütü oldu. Halkın katılımı ile halkın kendin kendini savunduğu dünyadaki az sayıda örnekten biri olarak, halklara ilham oldu.

ANHA


Diğer Haberler