Rojava’nın emsalsiz yurtseverlik abidesi Yusif Gulo- Şükrü Gedik

Kendi halinde yaşayan, yoksul, kalabalık ve yurtsever bir ailenin büyüğü olan Yusif Gulo, 9 Kasım 2021’de Qamışlo’nun Hilêliyê Mahallesinde, Faşist Türk devletinin SİHA saldırısı sonucu 2 torunuyla birlikte arabanın içinde katledildi. Bugün yapılan SİHA saldırısı sonucu bir torunu daha alçakça katledildi haberi geldi. Faşist Türk devleti, Gulo ailesine bir kez daha acı yaşattı. O artık bir aile değil Kürdistan gerçekliğinin ta kendisidir. Şehadetleri en fazla olan ailenin büyüğü ve kendisi de şehadet şerbeti içerek ölümsüzleşen büyük insandan bahsediyoruz. Bu nedenle Apê Yusif Gulo’yu bir kez daha anmak ve aramak gerekir.

80 yaşına merdiven dayamış bu ulu Kürt çınarını SİHA saldırısıyla devirdiğini sananlar, yanılıyorlar. Kürt Özgürlük Mücadelesine gönül vermiş bir derviş olan Apê Yusif ayanı zamanda bilge bir insandı. Köklerini Kürdistan toprağının derinliklerine salan ve oradan beslenen, yurduna gönül vermiş, köklü yurtseverlik bağlarıyla toprağına bağlanmış kararlı, irade sahibi bir kişilikti.

Kürt Özgürlük Mücadelesini tanıdığından beri verdiği dostluk sözüne sadık kalmıştı. İlerleyen yaşına rağmen, ilk günkü gibi mücadele azminden, coşkusundan, çalışma isteminden zerre taviz vermeden, istikrarlı bir yürüyüşün sahibiydi. Çevresinde doğal bir otoriteydi. Sadece aile içinde değil halk içinde ki ağırlığı belirleyiciydi. Yaşamdaki sadeliğiyle, doğallığıyla, yardım sever ve mertliğiyle sözü dinlenilen, saygı duyulandı.

PKK KADRORLARIYLA YOL ARKADAŞLIĞI YAPTI

Apê Yusif’ın meziyetleri erdemli, kâmil insan özeliklerini yansıtırdı. Herkesin sırtını dayayabileceği, güven duyacağı, kapısına gidenin boş dönmeyeceği, özüyle, sözüyle bir olan, gerçek gönül insanıydı. Kadim Kürt kültürünün yoğurduğu ender kişiliğiyle Kürt Özgürlük Mücadelesinin kadrolarıyla yol arkadaşlığı yapmış, önder Apo’nun en iyi takipçisi ve temsilcisiydi. O sıradan bir yolcu değildi, şehitlerin izinde yolculuk yapan biri oldu. Bütün zorluklara rağmen, risk alarak, korkusuzca hareket eden, halk arasındaki çalışmalarına ara vermeden, şehit düştüğü güne kadar, taşıdığı bayrağı asla yere düşürmedi. Kitle içinde el attığı sorunu mutlaka çözen, kendini dinleten, dürüstlüğüyle halkın gönlünde taht kurmuş biriydi.

Sadece kendisi değil, ailesini ve çevre akrabalarını da mücadeleye katan, köklü bir ailenin lideri olduğu kadar, halk çalışmalarına da öncülük yapandı. İhanete karşı asla taviz vermeyen, mücadeleye sırtını dönen akrabalarını bile ret eden direnişçi çizginin kalesi gibiydi. Mücadele uğruna feda edemeyeceği hiçbir şeyi yoktu. Ve sonunda en değerli varlığı olan canını da bu mücadeleye adadı. Ailesinde 20’den fazla şehidi olan, Kürdistan genelinde mücadeleye en fazla bedel vermiş bir ailenin lideri olarak, hakkında söylenecek her övgüyü hak edendir.

Apê Yusif, Ulusal kurtuluş mücadelelerine örnek teşkil edecek bir yaşamın ve pratiğin sahibi oldu. Ailedeki her şehidin acısını hep yüreğinin derinliklerinde gizledi, yarasını belli etmedi, boyun eğmedi, pişmanlık duymadı. Her acıyı içinde büyüterek intikama dönüştürdü, daha fazla çalışmaya adadı. Her şehidiyle daha fazla gurur duydu, her bir şehit onun için onur madalyasıydı, başı hep dikti. Apê Yusif’in mütevazi yaşamından, yurtseverliğinden, halk adamlığından, ikna kabiliyetinden, bilgeliğinden öğrenilecek çok şey var. Halk için adeta bir okul gibiydi.

MİHEMED GULO DA ŞEHİTLER KERVANINA KATILDI

Faşist Türk devletinin son SİHA saldırısında Apê Yusif’in torunu Miheddin Gulo da şehitler kervanına katıldı. Mücadelenin ağır yükünü kaldırarak, arkasında bir direniş geleneği bırakarak ebediyete intikal ettiler. Apê Yusif da şehadetiyle arkasında kendi kişiliğine yakışır bir tarih bıraktı. Kürdistan Özgürlük Mücadelesinin önemli bir tarihi kesitine imza attı. Rojava Devrimini gördü, yaşadı. Omuzlarındaki ağır yükü taşımasını bilmiş ve asla şikayetçi olmamıştı. Devrimin bedelsiz olmayacağını belki de en iyi bilenden öteye en iyi yaşayarak öğrenen biriydi. Bu anlamda sadece Rojava özgülünde değil Kürdistan’ın genelinde ki şehit ailelerin acısını paylaşan, empati yapan örnek biriydi.

ŞEHİTLERİN SON SÖZÜ MUTLAKA YERİNE GETİRİLECEK

Apê Yusif’i katleden güruh, 80 yaşındaki bir insana SİHA ile saldırarak onu yok edeceklerini sandılar. Oysa ki o milyonların yüreğinde yaşamaya başladı. Başta Kürdistan devrimci gençliği olmak üzere onurlu her Kürt, Apê Yusif’ın anısına sahip çıkacaktır. Mücadele azmini daha fazla körükleyecek, direnişi daha fazla kamçılayacaktır. Şehitlere sahip çıkmanın, anılarına bağlı kalmanın gereği olarak, şehitlerin son sözleri emir olarak telaki edilecek, er ya da geç mutlaka yerine getirilecektir. Bu mücadelenin diyalektiği böyle işleye gelmiştir.  

Faşist diktatör Erdoğan, Rojava’ya yönelik SİHA saldırılını son günlerde daha da yoğunlaştırarak yerleşim alanlarını rastgele bombalamaktadır. Türk ulus devlet faşizmi kan dökmekten haz alırcasına, insanlıkla, vicdanla bağını koparmışçasına saldırmaktadır. Kadınların ve çocukların yaşamını yitirdiği saldırıları yapmakla savaş suçu işliyor. Devletin gücünü sınırsız kullanarak Kürtleri alt etmek mümkün değildir. Kürt Özgürlük Hareketi, nice hükümetleri, generalleri eskittiğini öğrenmek için dönüp arkalarına bakmaları yeterli olacaktır. Bu mücadelenin ateşi günü geldiğinde bu iktidar sahiplerini de yakacaktır. Ve o günün çok yakın olduğundan asla kuşku duyulmamalıdır. 

Apê Yusif Gulo şahsında, son SİHA saldırısında şehit düşen devrimci yurtseverleri saygıyla anıyor, anıları önünde eğiliyoruz. Gulo ailesine başsağlığı diliyoruz.

ANHA


Diğer Haberler