Rusya ve Türk devletinin paylaşım anlaşması İdlib ateşkesi üzerinden bir yıl geçti

Rusya ve Türkiye geçtiğimiz yıl bugün Suriye topraklarını kendi aralarına paylaşmak için İdlib ateşkesini imzaladı. Üzerinden bir yıl geçen bu anlaşmada halkların herhangi bir çıkarı olmadı. Anlaşmadan özelikle Türk devleti çok faydalandı.

 

Türk devleti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Cumhurbaşkanı Vlademir Putin arasına 5 Mart 2020 tarihinde İdlib ateşkesi imzalandı. Bu anlaşma 2018 yılında Soçi’de yapılan görüşmelerin devamıydı. Anlaşma öncesi Şam hükümeti bölgeye operasyon düzenlemişti. Rusya’da hava desteği vermişti. Operasyon esnasında Rusya’nın yaptığı saldırı sonucu 27 Şubat 2020 tarihinde 33 Türk askeri ölmüştü.
İdlib antlaşması şu 3 maddeden oluştu:

1-İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki temas hattı boyunca tüm askeri faaliyetler 6 Mart 2020 tarihinde saat 00:01'den itibaren durdurulacaktır.

2-M4 karayolunun kuzeyinde 6 km ve güneyinde 6 km derinliğinde bir güvenli koridor tesis edilecektir. Güvenli koridorun işleyişine dair ayrıntılı esas ve usuller, Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Savunma Bakanlıkları arasında 7 gün içinde kararlaştırılacaktır.

3-Türk-Rus ortak devriyeleri, 15 Mart 2020 tarihinde M4 karayolunun Trumba'dan (Serakib'in 2 km batısı) Ain-Al-Havr'a kadar olan kesimi boyunca başlatılacaktır.

‘RUSYA UÇAĞININ DÜŞMESİ DÖNÜM NOKTASI OLDU’

Konuyu değerlendiren siyasi analist Hisên Umer şunları ifade etti: “Öncelikle anlaşma öncesine bakmamız gerekiyor. Rusya ve Türkiye arasındaki diplomatik, askeri, ekonomi ilişkiler nasıl bu düzeye geldi. Silahsız bölge anlaşmasına kadar iki ülke arasına çok şey yaşandı. Dönüm noktası olarak Rusya savaş uçağının düşürülmesini vere biliriz. Suriye’deki 3 güç Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Türk devleti ve çeteleri ile Şam hükümeti ve Rusya arasında kriz vardı. Özerk Yönetim ile her iki taraf arasında bir çatışma yoktu. Ancak daha sonra Türk devleti Özerk Yönetim’e saldırdı. Türk devleti Kürtlere saldırırken diğer güçlerle silahsız bölge anlaşmasını imzaladı.”

Silahsız bölge anlaşması sonrası Şam hükümeti ve Rusya’nın saldırılarından kaçan çeteler Türk devletinin işgal ettiği bölgelere yerleştirildi.  Şam, Humus ve Halep’teki çeteler ve aileleri Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî’ye yerleştirildi.

‘TÜRK DEVLETİNİN AMACI KÜRTLER’

Türk devletinin anlaşma çerçevesinde Halep, Dara, Humus ve Zabadani’deki çeteleri oradan çıkararak işgal ettiği alanlara yerleştirdiğini belirten Umer, Şam hükümeti ve Rusya’nın da çetelerin çıktığı bölgelere girdiğini ifade etti.

Türk devletinin politikalarını Kürt halkının kazanımlarının ortadan kaldırılması üzerinde inşa ettiğine değinen Umer, “Suriye Rusya için önemli bir yer. Türk devleti de Kürtlerin haklarını elde etmesini istemiyor. Türk devleti bu çerçevede Rusya ile birlikte çalıştı. Bu yol ile Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim’ine saldırıyor. Türk devleti ve Rusya ekonomik anlamda da gaz anlaşmaları imzalayarak ortak hareket etmeye başladı” diye kaydetti.

‘ANLAŞMALARDAN TÜRK DEVLETİ ÇIKAR SAĞLIYOR’

Son anlaşmaya dikkat çeken Umer şunları dile getirdi: “Bu anlaşmalardan Suriye halkı faydalanmıyor. Tamamen Türk devletinin çıkarları için bu anlaşmalar yapılıyor. Türk devleti bölgede etkin olmak için bu anlaşmaları imzalıyor. Çeteleri kullanıp Rusya ile hareket edip bölge topraklarına hakim olmak istiyor. Ancak Türk devletinin yarattığı tehlike bir gün tüm dünya için açığa çıkacak.  Şuan Rusya’nın değil Türk devletinin çıkarları işliyor. Rusya Türk devletinin isteklerini gerçekleştirdi. Ancak Türk devleti M5 karayolu örneğinde olduğu gibi Rusya’nın taleplerini yerine getirmedi.”

‘ŞAM HÜKÜMETİ DE KARLI ÇIKTI’

Herkesin Suriye topraklarına hakim olmak istediğini vurgulayan Umer, “Rusya uyguladığı politika ile Şam hükümetinin kaybettiği toprakları ona tekrar kazandırdı. Türk devleti ile anlaşan Rusya bölgedeki çıkarlarını Şam hükümeti üzerinden gerçekleştiriyor. Şam hükümetini tehdit eden gruplar çok güç kaybetti. Türk devleti de Ezaz, Carablus, İdlib, Efrîn, Girê Spî ve Serêkaniyê gibi bölgeleri işgal etti. Rusya bu işgalleri onayladı. Rusya ile Türkiye arasında Libya, Kafkasya, Azerbaycan ve Ermenistan’da anlaşmasızlık var” şeklinde konuştu.

‘ABD TÜRK DEVLETİNİ DESTEKLEYEBİLİR’

Silahsız bölgenin ABD’nin siyasetini belirleyeceğini belirten Umer,  şunları kaydetti: “ABD İdlib, Carablus, Azaz bölgelerinde Rusya karşısında Türk devletini destekleyebilir. Türk devletinin de ABD’ye ihtiyacı var. Rusya’da askeri seçenekten ziyade diyalog yolunu tercih ediyor. Türk devletinin kendisinden uzaklaşmasını istemiyor. Ancak Suriye’de yapılacak seçim sonrası Rusya ve Türkiye ilişkilerinin değişeceğini bekliyorum.”

‘TÜRK DEVLETİ KALICILAŞMAK İSTİYOR’

Türk devletinin bu tarz anlaşmalarla Efrîn gibi işgal ettiği alanlardaki varlığını kalıcılaştırmak istediğini dile getiren Umer, son olarak “Türk devleti şuan demografik yapıyı değiştiriyor. Kürtlerin parçalamak istiyor. İleride bu durum Rusya ve Şam hükümetine de zarar verecek. Sorunlar daha fazla derinleşecektir” dedi.

‘İKTİDARLARINI SAĞLAMLAŞTIRDILAR’

Gazeteci Malik Hafız ise şu değerlendirmelerde bulundu: “Rusya ve Türkiye arasında imzalanan anlaşma şüphesiz Kuzey Batı Suriye’ye yayılacak yangını söndürdü. Askeri saldırılar durmasaydı ABD müdahale ede bilirdi. Bu anlaşma ile hakim oldukları bölgeleri dayattılar. Rusya ve Suriye arasında sağlam bir ilişki yok. İki tarafta Suriye’deki otak çıkarlar için anlaştı. Rusya ve Türkiye hakim oldukları toprakları genişlettiler. Rusya stratejik noktalar kurdu. Bununla birçok uluslararası toplantı yaptı. Libya, Azerbaycan ve Ermenistan cephelerinde ise yeni gelişmeler yaşana bilir. Erdoğan ve Putin Astana’ya ilişkin telefon görüşmesi yaptı. İki tarafta terör konusunda anlaştı. Bu durum Suriye’nin kuzeybatısındaki gelişmelerin Rusya’nın istediği gibi geçmesine izin verdiğini dile getirebiliriz.”

‘RUSYA VE TÜRKİYE İLİŞKİLERİ DAHA SIKI OLABİLİR’

Rusya ve Türkiye arasındaki anlaşmanın kolay kolay bozulmayacağını belirten Hafız şunları ifade etti: “ABD’nin yeni yönetimi Rusya ve Türkiye’ye baskı kurabilir. Bu durum da Rusya ve Türkiye daha fazla yaklaşabilir. Teröre karşı yapılacak operasyonlar yanı sıra bölgenin ekonomisinin iyileştirilmesi çalışmaları da iki tarafı yakınlaştırır. Rusya Türk devleti üzerinden siyasi projelerini hayata geçirmek istiyor.”

‘ANLAŞMA GEÇİCİDİR’

Uluslararası araştırmacı Dr. Ebir Heyali ise şunları dile getirdi: “Rusya ve Türkiye savaşın durması için anlaşma imzaladı. Bu anlaşma Şam hükümetinin operasyonlarını durdurdu. Türk devletinin desteklediği çeteler stratejik Seraqib bölgesini kaybetti. Bu anlaşma taktikseldi. Her iki tarafında çıkarları vardı. Bu anlaşma Rusya ve Türkiye’nin ilişkilerini korudu. Türkiye güvenli bölge inşa etmede başarısız olsa da bazı muhaliflerin İdlib ile ilgili itirazları sonlanırdı. Bu anlaşma geçicidir. Suriye krizini çözemez. İki tarafın anlaşmasından ABD ve AB rahatsızlık duyuyor. Olası durumda ABD ve NATO tavrını koyar. ABD’nin baskısı ile Türkiye Rusya’ya verdiği desteği geri çekebilir. Tabi bu Libya ve diğer bölgelerdeki gelişmeleri de etkiler. 

(cno/


Diğer Haberler