​​​​​​​‘Şam ve Ankara yakınlaşmasının etkileri Halep’te tartışıldı’

Suriye’nin Geleceği Partisi Halep Meclisi, işgalci Türk devleti ve Şam hükümeti arasındaki yakınlaşmanın Kuzey ve Doğu Suriye üzerindeki etkisi konusunda panel düzenledi.

Suriye’nin Geleceği Partisi, “Türkiye-Suriye yakınlaşmasının Kuzey ve Doğu Suriye üzerindeki etkileri” adıyla bir panel düzenledi.

Panel, Halep’in Şêxmeqsûd Mahallesi’nin doğusundaki Halep Telit Kafeteryası’nda aydın ve siyasi partilerin katılımıyla gerçekleşti.

Panelin ana konusu Suriye’nin Geleceği Partisi Halep Halkla İlişkiler Başkanı Gulistan Hebeş tarafından okundu.

‘HERHANGİ BİR YAKINLAŞMA DERİN BİR KRİZ GETİRECEKTİR’

Gulistan, Ankara ile Şam arasında olası bir yakınlaşmanın Suriye krizini derinleştireceğine işaret ederek, bunun Suriye'nin bölünmesine yönelik bir adım olduğu söylenebileceğini belirtti.

Gulistan, bu yakınlaşmanın Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ni yok etmeye yönelik girişimler olduğunu belirterek, bu durum olduğu taktirde Suriye’yi yeni bir savaşa götüreceğini ve eski yıllara döneceğini kaydetti.

Gulistan şöyle devam etti: “Her türlü olası yaklaşım, hükümeti değiştirecek ve muhalefeti döngüye sokacaktır. Bu, diğer güçlerin hesaplarına aykırı olacaktır. Böylece Türk devletinin çıkarlarını ve kart olarak kullandığı çetelere kaybetmeyecek. Bu nedenle bölgede ve uluslararası alanda müzakerelerde baskı bir kazançtır.”

Krizin çözülmesi ve tüm halkları arasında barış ve eşitliğin sağlanması açısından Özerk Yönetim ve onu takip eden siyasi partilerin politikalarının birçok sonuç verdiğini hatırlatan Gulistan Hebeş, “Özerk Yönetim artık bölgedeki tüm ulus devletlerin planları önünde bir engeldir” dedi.

Gulistan Hebeş, bu temelde Suriye’nin Geleceği Partisi’nin Suriye krizinin çözümünün bölge devletlerinin gündemlerinden uzak Suriyeliler arasındaki diyalogla mümkün olduğuna inandığını kaydetti.

Konunun okunmasından sonra tartışmaya katılan katılımcılar, genel olarak Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam hükümeti arasında diyalog başlatılması gerektiğini vurguladı.

Bu konuya ilişkin Suriye halkının artık Erdoğan’ın niyetlerini bildiğini belirten Şêx Ehmed El Qureyşî, Şam hükümeti ve işgalci Türk devleti arasındaki herhangi bir yakınlaşmanın halkın çıkarlarına göre olmadığını ifade etti.

 ‘ULUSLARARASI GÜÇLERİN GÖZÜ ÖNÜNDE TERÖR ÖRGÜTLERİNE DESTEK VERİLİYOR’

Konuya ilişkin Değişim ve Reform Partisi Genel Sekreteri Mistefa Qelacî, Gerçekte sahada olan iki taraf, Şam hükümeti ve Demokratik Özerk Yönetim’dir. Çetelerin kontrolünde olan bölgeler ise işgal altındaki bölgelerdir” dedi.

Qelacî, Tehrîr El Şam (Cebhet El Nusra) çetelerinin Efrîn’ne yerleşmesinin uluslararası bir konu olduğuna dikkat çekerek, “Kim onları kontrol ediyorsa, Suriye’nin parçalanmasını istiyor” ifadelerini kullandı.

Qelacî, bu terör örgütlerine ayda yüzlerce milyon dolar kazandıran sınır kapılarının teslimatının uluslararası güçlerin kontrolünde yapıldığına işaret ederek şöyle devam etti: “Heyet Tehrîr El Şam gibi örgütlerin desteklenmesinde ortak olduklarını söyleyebiliriz. Türkiye'den kendi bölgelerine, Körfez ülkelerine giden mallar nedeniyle vergi toplarlar ve bu da bir finansman kaynağıdır.”

‘ANKARA VE ŞAM ARASINDAKİ HERHANGİ BİR ANLAŞAMA KÖTÜ SONUÇLAR DOĞURACAK’

Öte yandan Suriye’nin Geleceği Partisi’nin Halep’teki Meclis Başkanı Xalîde Ebdo, Ankara ve Şam arasında bir anlaşmanın Suriye halkı için hiç iyi olmayacağını ve kötü sonuçlar doğuracağını kaydetti.

İşgalci Türk devletinin, milyonlarca Suriyeliyi katletme, göç ettirme gibi Suriyelilere karşı işlediği suçlarına dikkat çeken Xalîde Ebdo, “Bunlar Türk rejiminin Osmanlı imparatorluğu geri getirme amacını taşımaktadır” dedi.

Xalîde Ebdo, konuşmasının sonunda Suriye halkının özgürlüğüne kavuşmak için kanını döktüğünü, bunca bedelden sonra 2011’de dönülmeyeceğini kaydetti.

Panel, Suriye krizini çözmek için Suriye-Suriye diyaloğunun vurgulanmasıyla sona erdi.

(df)

ANHA


Diğer Haberler