Şehit Aziz Arap: Gittiğimiz her köyde bayram havası oluşuyordu

Enternasyonal savaşçı Şehit Aziz Arap (Nadir Şêx Hesen), şehadetinden önce ailesine yazdığı mektupta; köylere gittiklerinde köylülerin sevinçten bayram havası yarattığını belirtmişti.

Bir hareketi belki de en iyi kendi mensupları anlatır. Zira her kademesinde, her aşamasında, her zorluğunda yer alan, onun gerçekliğini en iyi soluyan ve anlayanlardır. 43’üncü yılına giren PKK’nin tarihini, bu tarihe sığanları, bu tarihte yaşananları anlamak da bizzat yaşayanlarından dinlemek, okumak PKK’yi anlamanın da en doğru yolu olacaktır.

27 Kasım 1978’de Amed’in Lice ilçesine bağlı Fis köyünde gerçekleşen PKK Kuruluş Kongresi’nin 43’üncü yıl dönümüne yaklaştığımız şu günlerde, 3 bölüm halinde PKK şehitlerinin mektuplarını takipçilerimizle paylaşıyoruz.

ENTERNASYONAL DEVRİMCİ AZİZ ARAP

Aziz Arap ardından bıraktığı yazılarda, değişik zamanlarda yazdığı mektuplarda PKK’nin daha ilk dönemlerinde nasıl bir hareket olduğunu, Kürt halkı tarafından nasıl karşılandığını, sahiplendiğini çok yalın bir şekilde ortaya koyuyor.

Biz de PKK’nin 43.yaşına girdiği bugünlerde PKK saflarında değişik zamanlarda şahadete ulaşan kadrolarının kendilerinden geriye bıraktıkları yazılarından hem kendi dönemlerini hem de PKK’ye dair görüşlerini sizlerle paylaşıyoruz.

Ortadoğu ve dünyanın en fazla enternasyonal savaşçısı Kürdistan Özgürlük Hareketi saflarında yer alıyor. Farklı milletlerden yüzlerce enternasyonal savaşçı, Kürt halkı ve Kürdistan’ın özgürlüğü için savaşıyor. Enternasyonal savaşçılar Kürdistan ve Ortadoğu’da eşitlik ve özgürlüğün sağlanması için büyük mücadele vermeye devam ediyor.

Kürdistan Özgürlük Hareketi saflarında şehit düşen enternasyonal savaşçı Nadir Şêx Hesen (Aziz Arap), bunlardan biri. Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne katılan ilk Arap enternasyonal olan Aziz Arap, ünlü “Ölsem de Arap kalacağım. Yaşasın Ortadoğu halklarının kardeşliği” sözlerinin de sahibi.

YAŞAMI VE ŞEHADETİ

Efrîn’e bağlı Mêremin köyünde 1964’te dünyaya gelen Aziz, maddi durumu orta halli bir ailede büyür. İlkokulu Efrîn’de ortaokulu Halep’te tamamlar. Özgürlük Şehitleri sitesinde yer alan bilgilere göre Aziz, babası aracılığıyla özgürlük hareketiyle tanışır. Devrimci bir hayat sorgulamasına giren Aziz, 1983 yılında Kürdistan Özgürlük Hareketi saflarına katılır. Mahsum Korkmaz ile birlikte Kürdistan dağlarında mücadele eden Aziz, onlarca kahramanlık destanının yazılışına da tanıklık eder. Botan bölgesinde Gerillacılık yapan ve en büyük hayali, halkların birliği olan Aziz Arap, 17 Nisan 1986’da Hakkari’de (Colemerg) şehit düşer.

AİLESİNE YAZDIĞI MEKTUP

Ailesine gönderdiği mektuplarda Kürdistan dağlarında yaşadığı anıları anlatan Aziz bir mektubunda şöyle diyor: “Yaklaşık bir yıldır Kürdistan dağlarında özgürlük hareketi savaşçılarından çok şey öğrendim. Kısıtlı imkanlara rağmen her geçen dakika devrimci gelişmelere tanık oluyorum. Gece olduğunda Türk askerleri korkularından, bulundukları mevzilerinden Gerilla alanlarına atışlar yapıyordu. Türk ordusu, sadece Kürdistan halklarının değil, çocukların bile alay konusu olmuştu.”

Aziz’in mektubunda şahitlik ettiğini belirttiği olaylardan biri de şöyle: “Bir gün Türk askerleri bir köydeki herkesi toplayarak, silah bulundurdukları gerekçesiyle hepsine işkence yaptı. Çocuklara dahi işkence yaptılar. Saatlerce aramalarına rağmen tek bir şey bulamadılar. İşkence gören köylüler onlara silahların yerini söyleyeceklerini belirtti. Askerleri peşlerine takan köylüler, Türk askerlerini tenha ve ücra bir yere götürerek büyük bir kayayı işaret etti. Silahların büyük kayanın altında saklı olduğunu söyledi. Askerler hemen arama yapmaya başladı. Saatlerce kazmalarına rağmen silahların olduğu belirtilen derinliğe ulaşamadan akşam oldu. Askerler, gece gerillanın gezdiğini bildiklerinden korkudan aramayı bırakarak gitmek zorunda kaldılar. Köylüler de evlerine dönerek Türk askerlerinin korkaklığıyla alay ediyordu.”

Türk devletinin Kürt halkına yaptığı zulmü de anlatan Şehit Aziz Arap, “Kürt halkı, yıllarca Türk devletinin büyük zulmüne uğradı. Hiç kimse Kürt halkının bir gün Türk devletine karşı mücadele edebileceğini tahmin etmiyordu. 15 Ağustos (1984) atılımı yeni bir başlangıç oldu. Halkın Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne olan inancı arttı. Ankara’daki komutanlar bölgedeki askerlere Kürtlerin elinden su dahi içmemeleri öğüdünde bulunuyordu. Her Kürt’ü düşman olarak görüyorlardı. Bu aynı zamanda Kürt halkının düşmana olan öfkesini de arttırıyordu” ifadelerini kullanıyor mektubunda.

Mektubunda özgürlük mücadelesinin kısa sürede Kürt halkı tarafından benimsendiğine dikkat çeken Şehit Aziz, şöyle devam ediyor: “Köylere gittiğimizde halk bizi bayram havasında karşılıyordu. Köylüler her türlü isteğimizi yerine getirmeye hazır olduklarını söylüyordu. Çocuklar bile kendilerine verilecek bir görev bekliyordu. Çoğu zaman Türk ordusu köylere girdiğinde çocuklar, askerlerin mermilerini çalarak saklıyorlardı. Biz köye gittiğimizde büyük bir iş başarmış olmanın verdiği gururla mermileri bize veriyorlardı.”

Mektubunda kadın mücadelesine de değinen Şehit Aziz, “Kürt kadını mücadeleye hiç uzak değil. Mücadeleye büyük emekler verdi. Düşman dahi bölgede olsa bize yiyecek bir şeyler getirebiliyorlardı” ifadelerine yer verdi.

‘PKK KUTSALDIR, DEĞERLİDİR’

Şehit Aziz, mektubunda, Kürt halkının PKK’yi sahiplenişini şu sözlerle anlatıyor: “Enternasyonal bir savaşçı olarak bütün yaşananlara tanıklık ettim. Kürdistan’ın özgürleştirilmesi için bu hareketin yazdığı tüm destanları yakından yaşadım. Bu savaşçılar, açlık, susuzluk ve hiçbir engeli tanımıyorlar. Halkın özgürlüğü için mücadeleyi nasıl daha fazla büyüteceklerini düşünüyorlar. Bu kahramanlık çok değerli ve kutsaldır. Kadın olsun erkek olsun her savaşçı son mermisine kadar savaşmaktan geri durmuyor. Bu nedenledir ki Kürdistan’ın her yerinde Kürdistan Özgürlük Hareketi savaşçıları en önde savaşıyor. Kürt halkının özgürlüğü için çok farklı gruplar kuruldu. Hepsi kısa zamanda yok oldu. Bazıları sonradan Türk devletinin ajanı da oldu. Fakat PKK ismi her geçen gün büyüdü. PKK, halkın ortak değeri haline geldi ve Kürdistan’ı devrimi bir fikre yönlendirdi. Artık Kürdistan'da teslim olmaya yer yok diyebiliriz. Kürdistan halkı köklü ve değerlidir. PKK de kutsal ve değerli bir partidir."

(rr/cj)

ANHA


Diğer Haberler