Şengal’den Efrîn’e ortak hedef Êzidîler

Önce Osmanlı, ardından DAİŞ ve şimdi de Türk devleti ve çeteleri, Êzidî Kürtlere yönelik soykırım saldırılarını sürdürüyor. Tarih boyunca Şengal’de, Bakurê Kürdistan’da soykırım saldırılarına maruz kalan Êzidîler, şimdi Türk devleti ve çetelerinin işgalindeki Efrîn’de büyük bir zulme uğruyor.

Tarih boyunca tüm katliam ve saldırılara rağmen Êzidî Kürtler kültür ve tarihini korudu. Êzidî Kürtler tarih boyunca padişahların fermanıyla katliamlara uğradıkları için katliamlara “ferman” ismini verdi. En şiddetli katliamı Osmanlı döneminde yaşayan Êzidî Kürtler, son olarak 3 Ağustos 2014’de DAİŞ çeteleri tarafından soykırım saldırısına uğradı. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu binlerce Êzidî, “74. ferman” ile karşı karşıya kaldı.

Êzidî Kürtler, uğradıkları katliamlara inat kültürlerine sarılarak ayakta kalmaya devam ediyor. Ancak Osmanlı ve DAİŞ çetelerinden sonra bu kez işgalci Türk devleti ve çetelerinin de saldırıları ve katliamıyla karşı karşıya kalıyor.

Türk devleti ve çetelerinin Efrîn işgali öncesi Êzidî Kürtler, bölge halklarıyla kardeşçe barış içinde yaşamını sürdürüyordu. 25 bin Êzidî Kürt Îska, Şadirê, Xezewiyê, Birc Abdala, Eyn Dara, Tirindê, Qîbar, Kîmar, Basufan, Baiye, Qitmê, Sînka, Baflûn, Qastel Cindo, Elî Qîna, Feqîra, Qijuma, Qîlê, Aşka, Ceqela, Keferzît köyleri ve Cindirês ilçe merkezinde yaşıyordu.

Efrîn’de ayrıca Êzidîlere ait 19 kutsal mekan bulunuyor. Bu kutsal mekanların isimleri ise şunlar: Bairsa Xatûn, Şêx Hemîd, Şêx Xerîb, Cîl Xanê, Melek Adî, Şêx Cinêd, Şêx Berkat, Şêx Elî, Şêx Rikab, Şerefedîn, Bîla Menan, Pîr Cafîr, Birc Cindî, Ziyareta Hecera, Şêx Abdulqadir, Şêx Keras, Ziyareta Ebû Keiba ve Şêx Qesab.

BAAS REJİMİNİN ÊZİDÎ KÜRTLERE DÖNÜK BASKISI

Êzidî Kürtlerin yaşadıkları baskı ve zulmün bir örneği de BAAS rejimi döneminde yaşandı. İnkar ve imha politikasıyla karşı karşıya kalan Êzidîler ekonomik, toplumsal, kültürel ve güvenlik sıkıntıları yaşıyorlardı.

Suriye topraklarını bölen ve Suriye'nin ulusal güvenliğini tehdit eden “terörist” eylemler gibi asılsız gerekçelerle haksız yere gözaltına alıp tutuklandılar. Kürtçe konuşmaları ve bayramları olan Çarşema Sor’ı kutlamaları yasaklandı. En son Kürtçe şarkı söylemeleri de yasaklanmıştı.

Suriye Hükümeti, Êzidî Kürtleri Müslüman olarak tanımlamaya ve kimliklerinde Müslüman olarak kayda geçirmeye zorladı. Durumu kabul etmeyip reddedenler ise tüm vatandaşlık haklarından mahrum edildi. Bu nedenle Êzidî Kürtler hiçbir zaman ve hiçbir yerde normal bir hayat süremedi.

EZİDÎ KÜRTLERİN ÖZERK YÖNETİM’DEKİ YAŞAMI

Efrîn Demokratik Özerk Yönetimi, her şeyden önce Êzidî Kürtlerinin inancını tanıdı. Özerk Yönetim sistemi Toplumsal Sözleşmenin 33’üncü maddesine göre Êzidî Kürtlere yasal olarak haklar verildi ve yönetimin her alanında görev aldı. Êzidî Kürtler, kültür ve toplumsal derneklerin yanı sıra köylerde çocuklar için okullar açtı. Okullarda Êzidî kültürü ve inancına göre eğitim alma hakkı verildi. Öte yandan Özerk Yönetim, Êzidî Kürtlerin Çarşema Sor gibi bayramlarını ve kutsal günlerini etkinlikler düzenleyerek kutladı.

EFRÎN’İN İŞGALİNDEN SONRA YAŞANAN VAHŞET

Özerk Yönetim ile hak ve özgürlüklerine kavuşarak normal bir yaşam sürmeye başlayan Êzidî Kürtler, bu kez işgalci Türk devletinin saldırılarıyla karşı karşıya kaldı. 18 Mart 2018’de işgalci Türk devleti ve çetelerinin Efrîn’i işgal etmesiyle Êzidî Kürtler Baas rejimi döneminde yaşadıkları vahşetten daha kötü bir vahşeti yaşamaya başladı. Türk devleti ve çeteleri tarafından işgalin ilk gününden bu yana Êzidîlere karşı insanlık suçları işlemeye devam ederken uluslararası kamuoyu ise bu suçlar karşısında sessizliğini koruyor.

Türk devleti Êzidî Kürtleri katletti, dini mekanlarını yok etti, kaçırdı. Kaçırılanların bazılarının akıbeti hâlâ bilinmiyor. Êzidîleri Müslümanlaştırmak için her yöntemin kullanıldığı işgal altındaki Efrîn’de Müslüman olmayı kabul etmeyenlere karşı yoğun baskı ve şiddet uygulanıyor.

İNANCINI KORUMAYA ÇALIŞAN ÊZİDÎLER KATLEDİLDİ

Efrîn’nin Qêbarê köyünden olan 66 yaşındaki Omer Şemo, Müslüman olmayı reddettiği için çeteler tarafından kurşuna dizilerek katledildi. Efrîn’in işgalinden bu yana 12 Êzidî, Müslümanlığı kabul etmeyip inançlarını korudukları için katledilirken, 50 kadın ise kaçırıldı.

Her türlü baskı ve şiddetle karşı karşıya kalan Êzidî Kürtlerin mezarlıkları ve türbeleri de Türk devleti ve çeteleri tarafından tahrip edildi. Şêx Xerîb, Qerecirnê, Barsêxaton, Şêx Hemîd, Şêx Cinêd, Ebdellrehman ve Henan mezarlıkları, Êzidî Birliği Toplum ve Kültür Merkezi, Zerdeşt peygamberin büstü ve Êzidîler Birliği Merkezi’ndeki Quba Laleş tahrip edildi.

ÊZİDÎ YAPITLARINI KALDIRDILAR

Çeteler, Suriye'deki Dara Iza kasabası üzerinde bulunan Şex Berkêt Dağı’ndaki en büyük Êzidî mezarlığını yağmaladı. Türk devleti, burada bir kontrol noktası kurarak, Êzidîliğe ait yapıtları kaldırdı ve İslamiyet’e ait olanları yerleştirdi.

Şu an Efrîn’de 3 bin Êzidî Kürt yaşıyor. Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre Efrîn’deki tüm Êzidîler şiddetin her türlüsüne ve baskıya maruz kalıyor.

‘TÜRK DEVLETİ DE BAŞARAMAYACAK’

Efrîn Êzidî Birliği Eş Başkanı Sûad Hiso, bugün Türk devletinin Efrîn’de Êzidî karşı uyguladığı vahşetin, DAİŞ çetelerinin Şengal’de uyguladıklarıyla aynı olduğuna dikkat çekerek şunları dile getirdi: “Tüm bu yaşanan insanlık dışı saldırılara karşı uluslararası kamuoyu sessiz kalıyor. DAİŞ çeteleri Şengal’de kadın ve çocukları kaçıyordu, katlediyordu. Bununla Kürt halkını yok etmek istiyordu. Ancak bunu başaramadı, Türk devleti de başaramayacak.”

(şo/cj)

ANHA


Diğer Haberler