Sirte ve Cufra’da petrol savaşları

Libya’nın Sirte ve Cufra şehirlerinde bulunan petrol yatakları, ülkedeki güçlerin planlarında belirleyici etken oluyor.

Libya’da savaşan tarafların kontrol etmek için büyük mücadele verdiği Sirte ve Cufra’da bulunan yeraltı ve petrol kaynakları, her iki şehri vazgeçilmez kılıyor. Bir yandan işgalci Türk devletinin desteğini alan Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) diğer yandan Rusya, Mısır ve Fransa’nın desteğini arkasına alan Halife Hafter, Sirte ve Cufra için büyük bir yarış veriyor.

İşgalci Türk devleti 27 Mayıs 2019’da Fayiz El Serrac hükümeti ile işbirliği anlaşması imzaladı. Türk devleti 8 Haziran’da Sirte ve Cufra’da bulunan petrolü kontrol etmek istediğini açıkça söyledi. Erdoğan, Putin’in bu isteklerinden rahatsız olduğunu ve konuyu Putin ile görüşeceğini açıklamıştı.

Libya’da silahlı güçlerin yayılmasının ardından Rusya ve Türkiye arasında anlaşmazlıklar çıkmaya başladı. Rusya Dışişleri ve Savunma Bakanları 14 Haziran’da Türkiye’ye yaptıkları ziyarette Mısır’ın ateşkes önerisini Türkiye’ye sundu. Türkiye bunu reddedince Moskova aradan çekildi.

Libya’daki taraflar arasında Haziran ayında gerilim iyiden iyiye yükseldi. UMH temsilcilerinden oluşan bir heyet Rusya’ya bir ziyaret gerçekleştirdi. Moskova heyeti bu ziyarette Sirte’nin kendileri için kırmızı çizgi olduğu beyanında bulunurken, Sirte-Cufra operasyonunu yöneten komutana hitaben operasyonu durdurma çağrısı yapmıştı. Diğer yandan Ankara’ya giden Fayiz El Serrac, dönüşünden sonra operasyonun devam etmesi talimatını vermişti. 

15 Haziran'da ise Sirte ve Cufra ortak operasyon birimi sözcüsü General Abdulhadi Dira, bu kentlerin (Sirte ve Cufra) kendileri için kırmızı çizgi olduğu açıklaması yapmış, Mısır ise yaptığı açıklamada "Duruma sessiz kalmayacağız" demişti.

Mısır Devlet Başkanı Sisi yaptığı açıklamada Sirte ve Cufra’nın kırmızı çizgileri olduğunu belirtirken, her iki bölgenin UMH kontrolüne geçmesine izin verilmeyeceğini bunun için gerekirse askeri müdahale seçeneğini kullanacaklarını deklere etmişlerdi. Peşpeşe gelen tüm bu açıklamlarla Libya'da durum bölge ve dünyanın en sıcak gündemleri arasında yer almaya devam ederken, Libya Parlamentosundan yapılan açıklamada, Türk devletine karşı Mısır’ın müdahale yapması talebini açıkladı. 

‘TÜRK DEVLETİ KARAR VERİYOR, UMH UYGULUYOR’

Libya’daki son gelişmeleri değerlendiren Kahire Arap Araştırma Merkezi Müdürü Hani Süleyman, UMH’nin Libya’da karar mercii olmadığını söyledi. Türk devletinin dışarıdan getirdiği çete gruplarına karşı Hafter güçlerinin zafer kazanacağını söyleyen Süleyman, UMH’nin çaresiz olarak Türk devletinin aldığı kararları uyguladığını ifade etti.

SİRTE’NİN STRATEJİK ÖNEMİ

Sirte’nin sahip olduğu coğrafi konum, kentin stratejik önemini arttırıyor. Sirte, Trablus ve Bingazi arasında bulunuyor. Trablus’a 600 km Bingazi’ye 450 km mesafede yer alan Sirte, Libya’nın Akdeniz’e en uzun kıyısı bulunan şehri.

Kentin güneydoğusunda bulunan petrol yatakları ve Akdeniz’e olan kıyısı, Libya’nın en önemli ekonomik kaynakları olarak öne çıkıyor. Petrol açısından son derece önemli bir noktada bulunan Sirte’de 11 petrol yatağı ve 3 doğalgaz yatağı bulunuyor.

2011 yılındaki savaş öncesinde Libya ekonomisinin yüzde 96’sını petrol oluşturuyordu. Ülkenin 48.3 milyar varil petrol ve 1 buçuk trilyon metreküp gaz rezervi bulunuyor. Kentte, stratejik öneme sahip El Kirdabiye uluslararası havaalanı, Sirte Limanı ve Libya’daki en büyük askeri hava üsleri bulunuyor.

CUFRA HAVA ÜSSÜ

Stratejik olarak önemli olan Cufra Hava Üssü Libya’daki üslerin en büyüğü olarak öne çıkıyor. Mısır Ordusu Keşif Araçları eski Başkanı Lîwa Nasir, Sirte’nin Kevana Petrolü’nü kontrol etmek için önemli bir kapı olduğunu söylüyor.

Sirte’ye 300 km mesafede bulunan Cufra Hava Üssü, güçlü alt yapısı ve sunduğu imkanlar ile Hafter’in operasyon biriminin en önemli merkezi olarak da kabul ediliyor.

Ülkenin doğu, batı ve güneyini birbirine bağlayan Cufra’nın, kontrolü Libya’nın merkezinin kontrolü anlamına geliyor. Hafter güçleri 2017’den bu yana Cufra’yı kontrol ediyor. Cufra’nın kuzeyinde bulunan Sirte de Haziran 2019’da Hafter güçlerinin kontrolüne geçmişti.

‘SİRTE VE CUFRA’YI KONTROL ETMEK KOLAY DEĞİLDİR’

Hani Süleyman, Türkiye’nin Sirte ve Cufra’yı kontrol etme isteğine ilişkin, “Sirte ve Cufra’yı kontrol etmek kolay değildir. Bölgede büyük bir Türkiye karşıtlığı bulunuyor. Türkiye, bu bölgeleri kontrol edip yönetemez” yorumunda bulundu.

Sirte ve Cufra’ya yapılan bir operasyonun uluslararası kamuoyunca da kabul görmeyeceğini dile getiren Süleyman, Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın Türkiye’nin olası operasyonuna tepki göstereceğini kaydetti. Türkiye’nin Libya’da çözüm peşinde olmadığını aktaran Süleyman, amacının Libya’daki krizi derinleştirerek kendi çıkarlarını gerçekleştirme olduğunu söyledi.

SİRTE VE CUFRA SAVAŞINDA TARAFLAR

MISIR

Kahire yönetimi, Sirte ve Cufra’nın kırmızı çizgi olduğunu belirtiyor. UMH güçlerinin Sirte ve Cufra’ya girmesi halinde Hafter’e karşı başarılı olacağını biliyor. Bu da Türkiye’nin kontrolündeki UMH’nin Mısır sınırına ulaşması anlamına geliyor.

Mısır siyasetine hakim akademisyenler de Sirte ve Cufra’yı kontrol eden tarafın Libya’nın tamamını kontrol edebileceğini belirtiyor.

Mısır’ın Libya’ya yaklaşık 200 km sınırı bulunuyor. Mısır’a en yakın merkez de Cufra olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Cufra’da, Türk devletine bağlı çetelerin var olması, Mısır’ın güvenliğine de tehdit oluşturacaktır.

Hani Süleyman da Türkiye’nin Sirte ve Cufra’yı kontrol ederek bölgedeki petrolleri kullanacağını devamında Mısır’ın güvenliğine tehdit oluşturacağını belirtiyor.

TÜRKİYE

Türkiye, doğrudan UMH’ye destek veriyor. Libya’daki askeri varlığının sürekli olmasını isteyen Türkiye, Libya’daki yerüstü ve yeraltı tüm kaynaklarına göz dikmiş durumda. Petrol başta olmak üzere, Akdeniz’deki kaynaklar Türkiye’nin iştahını kabartıyor. Bu nedenle Suriye’de işgal ettiği bölgelerde bulunan, kendine bağlı binlerce çeteyi Libya’ya gönderdi. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sirte’deki petrol ve doğalgazı kontrol etmek istediklerini bizzat söylemişti.

RUSYA VE FRANSA

Rusya, Suriye’deki Tartus ve Lazkiye üslerini kontrol ettikten sonra Sirte ve Güney Akdeniz’deki üsleri de kontrol etmek istiyor. Rusya, Wagner şirketine bağlı savaşçıları Libya’ya göndermek, Hafter güçlerine lojistik destek sağlamakla suçlanıyor.

Fransa’nın Sirte konusuna bakışı Rusya’dan farklı değil. Fransa da Sirte’deki liman ve üsleri kontrol etmek istiyor.

ABD’NİN SESSİZLİĞİ

Libya konusunda Fransa ve Türkiye arasındaki gerilim yüksek. Fransa, Türkiye’nin NATO tarafından yasaklanan silahları Libya’ya gönderdiğini belirtmişti. Fransa Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin Libya’daki planlarının kabul edilemez olduğunu açıklamıştı.

Fransa, Türkiye’nin Libya’daki saldırganlığının ABD tarafından durdurulmasını bekliyor. Fakat Rusya’yı engellemek isteyen Washington, Türkiye’yi durdurmaya girişmiyor. Ankara’nın Libya’da Moskova ile muhtemel bir anlaşmaya varması durumunda Washington’un tutumunu değiştireceği büyük bir ihtimal olarak öne çıkıyor.

Gazeteci Abdulhekim Matuk, Sirte ve Cufra’nın önemine değinerek, “İki kentin teslim alınması Libya’nın Türk devletince teslim alınması anlamına gelir. Türkiye ve Rusya arasında Sirte ve Cufra konusunda bir anlaşma olması muhtemeldir. Bu da büyük bir krize yol açacaktır” dedi.

‘TEK ÇARE DİRENMEK’

Libya halkının önünde tek seçenek olduğunu ifade eden Matuk, bunun direniş olduğunu belirtti. Libya halkının dış güçlere güvenmemesi gerektiğini kaydeden Matuk, teslimiyetin hiçbir sorunu çözmeyeceğini vurguladı.

Savaşın diz çöktürme savaşı olduğunu ifade eden Matuk, Libya halklarının Sirte ve Cufra’yı savunarak diz çökmediğini göstermesi gerektiğini belirtti.

Matuk, Sirte ve Cufra’nın Türk devletinin eline geçmesinin İhvan’ın eline geçmesi anlamına geldiğini de sözlerine ekledi.

Hani Süleyman da Erdoğan ve desteklediği UMH’nin, Libya’yı kontrol etmesinin kabul edilemez olduğunu kaydederek, “Sirte ve Cufra’nın Türk devletince kontrol edilmesi yeni savaşlara kapı açacaktır. Bu Libya halklarının çıkarına olmayacaktır. Mısır, Türkiye’nin bu hesaplarının karşısında durabilecek güce sahiptir” değerlendirmesinde bulundu.

(rr/cj)

ANHA


Diğer Haberler