Soçi anlaşmasının üzerinden bir yıl geçti: Rusya Türkiye’nin suçlarına karşı sessiz

İşgalci Türk devleti, 22 Ekim 2019’da Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarını durduracağına dair Rusya ile anlaşma imzalamıştı. Üzerinden bir yıl geçen anlaşmaya rağmen TC ve çeteleri, sivillere yönelik saldırılarına, M4 yolunu kapatmaya ve halkın içme suyunu kesmeye varan savaş suçlarına devam ediyor.

Rus askerî polis güçleri ve Şam hükümet güçlerinin bir yıl önce Kuzey ve Doğu Suriye’deki savaş hatlarında konuşlanması, işgalci Türk devleti ve çetelerinin suçlarının önüne geçemedi.

SOÇİ ANLAŞMASI

22 Ekim 2019’da Rusya’nın Soçi kentinde Putin ve Erdoğan arasında anlaşma imzalandı. Anlaşmaya göre QSD, Türkiye sınırından 32 km çekildi. Bu çekilme Türk devletinin bölgeye saldırmak için kullandığı bahaneleri ortadan kaldırmak ve işgal saldırılarına son vermek içindi.

Öte yandan Şam hükümeti de Cizre ve Fırat bölgelerindeki, işgalci Türk devleti ve çetelerinin bulunduğu savaş hattına konuşlandı.

Anlaşma maddelerine göre Rusya ve işgalci Türk devleti, Rus helikopterlerinin de gözetiminde Qamişlo, Kobanê ve Dêrik’te ortak devriyeler gerçekleştirdi.

DEVRİYEDEKİ TC ASKERLERİ HALKA SALDIRDI

Soçi anlaşmasının ardından ilk Rus-TC ortak devriyesi 1 Kasım 2019 günü Dirbêsiyê sınır hattında yapıldı.

Ardı sıra Kobanê, Dirbêsiyê ve Dêrik’te yapılan devriyelere halk tepki gösterdi. TC panzerlerine taşlarla karşılık veren halk, Serêkaniyê, Girê Spî ve Efrîn katliamlar gerçekleştiren işgalcilerin topraklarına ayak basmasını istemedi.

Halkın öfkesinden korkan işgalciler, araçlarını sivillerin üzerine sürdü, sivillere ateş açtı. TC askerleri, Kobanê’deki devriyede yaptığı saldırılarda 4 yurttaşı ve 2 gazeteciyi yaraladı. Dêrik’in Dêrna Axa köyündeki devriye de ise işgalcilerin panzerlerini halkın üzerine sürmesi sonucu bir sivil şehit oldu, 4 sivil yaralandı.

SİHA’LARLA BOMBARDIMANLAR SÜRÜYOR

Türk devletinin anlaşma garantörü Rusya’nın gözü önünde işlediği suçlar bununla da sınırlı kalmadı. Türk işgal güçleri sivil yerleşim yerlerini ve İç Güvenlik Güçleri’ne ait noktaları birçok kez bombaladı.

23 Haziran 2020’de TC’ye ait silahlı insansız hava araçları (SİHA), Kobanê’nin Helinc köyünde bir evi hedef alarak 3 Kürt kadını şehit etti. Bu katliamdan haftalar önce, 28 Nisan 2020 günü TC SİHA’ları, Kobanê’deki İç Güvenlik Güçleri noktasını bombalamıştı.

Bu saldırılarda Rus güçleri de hedef oldu. Haziran 2020’de Dirbêsiyê ilçesine düzenlenen bombardımanda 3’ü Rus askeri, 6 kişi yaralanmıştı.

Son olarak 20 Ekim 2020’de Dêrik’in Merzê köyüne yapılan SİHA saldırısında da 2 sivil şehit olmuştu.

SAVAŞ CEPHELERİNDEKİ SİVİLLERE YAPILAN SALDIRILAR

Şam güçlerinin konuşlandığı savaş cephesinde bulunan Girê Spî ve Kobanê arasındaki Qirunful köyü, işgalci Türk devleti ve çeteleri tarafından sürekli bombalanıyor. Saldırılarda 2 sivil şehit oldu, aynı aileden 3 sivil de yaralandı. 

28 Temmuz 2020’de Minbic’in kuzeybatısındaki Qort Wêran köyüne düzenlenen saldırıda da aynı aileden 6 sivil şehit olmuş, 6 sivil de yaralanmıştı.

Öte yandan TC’ye bağlı çeteler, Eyn İsa ve Tıl Temir’in M4 yolu üzerinde bulunan köyleri Rêhaniyê, Reşîdiyê, Xalidiyê, Hoşan, Til Tewîl, Ezîziyê, Qasimiyê, Dibis, Şergirak, Erîşa, Kenahir ve Um El Kêf’e keskin nişancılarla günbegün saldırılar gerçekleştiriyor.

Bu süre içinde ayrıca Kobanê’nin batısındaki Şiyox beldesi ile Boraz, Qenaya ve Zor Mexar köyleri, işgalci Türk devleti ve çeteleri tarafından defalarca bombalandı.

ÖLÜM YOLU: M4

Bölgenin en önemli ticaret ve ulaşım yolu olan M4, TC ve çetelerinin saldırıları nedeniyle halk tarafından ‘ölüm yolu’ olarak adlandırılmaya başladı.

Yolu kullanmak zorunda kalan siviller, saldırılar nedeniyle her gün endişe içinde. İşgalcilerin yol üzerinde bugüne kadar gerçekleştirdiği saldırılarda 5 sivil katledildi, 7 sivil de yaralandı.

TC, SUYU HALKA KARŞI SİLAH OLARAK KULLANDI

İşgaliyle başlıca suç işleyen Türk devleti, sivillere yönelik saldırılarına devam ederken yüzbinlerce kişinin suyunu keserek savaş suçlarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Hesekê Kantonu’ndaki bir buçuk milyon kişiye su ulaştıran Elok İstasyonu’nu kapatarak vahşetini en üst düzeye çıkardı.

Bununla da yetinmeye Türk devleti, Fırat Nehri’nin bölgeye akan suyunu büyük oranda keserek tarım ve enerji üretiminde kriz yarattı.

ÖZERK YÖNETİM TC’NİN SUÇLARI İÇİN RUSYA’YA ÇAĞRI YAPTI

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, son günlerde Eyn İsa ve çevresine dönük saldırılarını arttıran Türk devletine karşı, Rusya ve ABD’yi sorumlu davranmaya ve saldırılara karşı harekete geçmeye çağırdı.

ULUSLARARASI ALANDAN TC’NİN SALDIRILARINA TEPKİLER

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, 18 Eylül 2020’de Türk devleti ve çetelerinin işgal ettiği bölgelerde uluslararası hukuka aykırı faaliyetlerde bulunduğunu açıklamış ve Türkiye’yi uyarmıştı. 

BM Bağımsız Uluslararası Suriye Soruşturma Komisyonu da 15 Eylül’de yayınladığı raporda, Türk devleti ve çetelerinin işgal ettiği alanlarda savaş suçu işlediğini belirtmişti.

(cj)

ANHA


Diğer Haberler